İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7359 K.2024/3514

Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/7359Karar2024/3514Tarih2 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.563 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/7359 E., 2024/3514 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1564 Esas, 2022/1522 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/291 E., 2022/615 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.563 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin her bir ortağın % 50’şer paya sahip olduğu iki ortaklı bir limited şirket olduğunu, şirket ortaklarından olan ...’nın 16.12.2021 tarihinde vefat ettiğini, bunun üzerine müdürler kurulu tarafından 03.03.2022 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılmasına karar verildiğini, yapılan olağanüstü genel kurulda da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 596 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vefat eden ortağın mirasçılarının ortaklığa kabulünün reddedildiğini,

“vefat eden ortağa ait esas sermaye payının güncel karşılığının 2.650.000 TL kabul edilerek bu tutarın vefat eden ortağın mirasçılarına ödenmesinin teklif edilmesine” karar verildiğini, bu genel kurul kararının tescil edilmek üzere Bergama Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderildiğini ancak isteğin reddedildiğini, gerekçe olarak da “1-Şirkette veraseten pay sahibi olanların mevcut (halen hayatta olan) ortakla eşit paya sahip olması,

2-Esas sermaye payının güncel değerine yönelik dayanak veri bulunmaması” hususunun gösterildiğini, 6102 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinde belirtildiği üzere sicil müdürünün görevinin tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemek olduğunu, 6102 sayılı Kanun' un 596 ncı maddesinde düzenlenen “ortaklığa red” müessesesi açısından vefat eden ortağa ait payın güncel değerinin belirlenmesi hususunun kanunda açıkça düzenlenmediğini, bu değerin belirlenmesine yönelik iş ve işlemlerin sicil müdürünün inceleme yetkisine dahi olmadığını,

ortaklığa red durumunda yalnızca vefat eden ortağa ait payı gerçek değeri üzerinden devralmanın önerilmesini aradığını, bunun rakamsal boyutunun sicil müdürünün inceleme yetkisinde olan "kanuni şartların varlığı" çerçevesinde olmadığını, 03.03.2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararında vefat eden ortağa ait pay devrinin kimin hesabına gerçekleştirileceğinin yani pay devrinin kime yapılacağının da kararlaştırıldığını ancak genel kurul kararının ilgili kısmının Sicil Müdürlüğü tarafından sanki "banka hesabı" kavramındaki hesap kelimesi gibi algılandığını,

genel kurul tarafından karara bağlanan hususun vefat eden ortağa ait payın kime devredileceği olduğunu, 03.03.2022 tarihli genel kurul kararında “vefat eden ortağa ait payın bir kısmının şirket ortağı.....’na, bir kısımın ise üçüncü kişi konumundaki ....’a devrinin” kararlaştırıldığını, devrin yapılacağı kişiler yönündan kanuna aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, esas sermaye payının miras yoluyla devri halinde esas sermaye payının miras hakkının doğumu yani murisin ölümüyle birlikte mirasçılara geçeceğini ancak bu durumda payı iktisap eden mirasçıların doğrudan ortak sıfatını kazanmayacağını,

miras yoluyla pay iktisabının gerçekleştiği tarih ile bu tarihten üç ay sonraki tarih arasındaki süreçte miras yoluyla pay iktisap eden kişilerin ortak sıfatını haiz olmadıkları kabulünden hareketle 03.03.2022 tarihli olağanüstü genel kurulunun çağrısında henüz ortaklık sıfatını kazanmayan vefat eden ortağın mirasçılarına çağrı yapılmadığını, zira bu kişilerin ortaklık sıfatını kazanmadıklarından genel kurula katılma ya da oy kullanma hakkından mahrum olduklarını, bu nedenle de bu kişiler olmaksızın genel kurul kararlarının alındığını ileri sürerek,

Bergama Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 15.03.2022 tarihli ve 2022-GD-255 sayılı kararının kaldırılarak 03.03.2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin %50 pay sahibi ortağı olan ...’nın 16.12.2021 tarihinde vefat etmesi üzerine davacı şirkette çağrısız olarak yapılan 03.03.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında .... tarafından tek başına alınan kararla " 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vefat eden ortağın mirasçılarının ortaklığa kabulünün reddine" karar verildiği,

aynı toplantıda “vefat eden ortağın mirasçılarına geçen esas paylarının gerçek ve güncel değerinin 2.650.000,00 TL olarak kabulü ile veraset ilamındaki payları oranında nakden ve defaten ödenmek suretiyle teklif edilmesine” de karar verildiği, toplantıda alınan bu kararların tescili isteği ise davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedildiği, Kanun hükümlerine göre olgunun/kararın tescilinin mümkün olmaması, tescilin isteğe bağlı ya da zorunlu olmaması, başvuru şartlarının yerine getirilmemiş olmasına rağmen başvurunun kabul edilmiş olması, tescil isteğine dayanak belgelerin sunulmamış olması,

olgunun yasal şartları taşımıyor olması gibi durumlarda tescil isteğinin reddine karar verilebileceği, davalı müdürlüğün ret kararının davacı tarafa 21.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 8 günlük yasal süresi içerisinde 28.03.2022 tarihinde açıldığı, limited şirketin tüm ortakları veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın genel kurul toplantısı yapabileceği, çağrısız genel kurul yapılabilmesi için genel kurulda bütün pay sahipleri veya temsilcileri hazır bulunması ve bunlardan hiçbirinin itirazda bulunmaması gerekli olduğu,

tescili istenen toplantı tek başına ... tarafından yapılmış ve onun tarafından da söz konusu kararlar alındığı, murisin şirket içindeki payı diğer ortakların bir onayı veya izni olmaksızın doğrudan mirasçılarına geçebileceği, genel kurula verilen red hakkı geriye etkili olarak sonuç doğurmakla birlikte payları miras, mal rejimi ya da cebri icra yoluyla iktisap eden üçüncü kişi red kararı verilene kadar geçen süre içinde gerçekleştirilecek genel kurul toplantılarında oy kullanabilecek iken, mirasçılara toplantıya davet yapılmadığı,

davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescil istemi üzerine görüş sorduğu Ticaret Bakanlığı tarafından gönderilen yazıda da bu hususa değinildiği, 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin ikinci fıkrasının gerekçesine göre şirketin söz konusu kişiyi reddedebilmesi,

yani ortak olarak kabul etmediğini bildirebilmesi için, ona payı gerçek değerinden almayı önermesi ve alacak kişiyi de göstermesi gerekeceği, davacı tarafça red kararı verilen 03.03.2022 tarihli toplantıda mirasçılara ilişkin red kararının yanı sıra “vefat eden ortağın mirasçılarına geçen esas paylarının gerçek ve güncel değerinin 2.650.000,00 TL olarak kabulü ile veraset ilamındaki payları oranında nakden ve defaten ödenmek suretiyle teklif edilmesine” de karar verilmiş olmasına rağmen teklife ilişkin bir belge sunulmadığı,

6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi gereğince sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını inceleme yükümlülüğü olduğu, dolayısıyla tescil isteğinin reddine ilişkin karar da bu yükümlülüğün bir gereği olarak verilmiş olduğu gerekçesiyle kararların tescili koşullarının bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortaklığa red müessesi açısından herhangi bir pay oranının belirtilmediğini, yani vefat eden ortağın payı ne olursa olsun şirket tarafından vefat eden ortağın mirasçılarının red hakkının olduğunu, ancak İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olduğunun kabul edilmesi halinde %50 üzeri oranda paya sahip bir ortağın vefatı halinde bu ortağın mirasçılarının genel kurula davet edilmesi ve şirketin ortaklığa red iradesinin aksi yönde oy kullanması halinde ortaklığa red müessesesinin uygulanmaz hale geleceğinin açık olduğunu,

böyleyken kanun koyucunun dahi öngörmediği bir istisnai durumun yargı mercileri eliyle uygulama alanı bulmasının kabul edilemeyeceğini, ortaklığa red iradesinin ortaya konulmasından sonra vefat eden ortağa ait payın gerçek ve güncel değeri 2.650.000 TL kabul edilerek mirasçılara ödenmesinin teklif edilmesine ve karar altına alınan diğer bir madde olarak da bu payın ... ve ...'ın hesabına yapılması suretiyle vefat eden ortağın payının alıcılarının da gösterildiğini,

anılan genel kurul tutanağında kanun koyucunun öngördüğü biçimde hem vefat eden ortağın mirasçılarına murise ait payın değerinin ödenmesi noktasında yapılacak teklifin karar altına alındığını hem de bu payın kim/kimler tarafından alınacağının da açıkça gösterildiğini ileri sürerek, davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ve mirasçılara 03.03.2022 tarihinde noterden gönderilen ihtarname ile mirasçılara genel kurul kararının tebliğ edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulların sağlandığını, ortaklık ile payın geçişinin farklı hukuki sonuçlarının olduğunu, miras ile payın geçeceğini ancak ortaklığında kendiliğinden geçeceği sonucunu doğurmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 03.03.2022 tarihinde olağanüstü genel kurul kararının tescili isteminin reddi kararının hukuka uygun olup olmadığı ile alınan kararın 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.

Dava, 6102 sayılı Kanun' un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 32, 34 ve 596 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7359, K. 2024/3514, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7359
Karar No
2024/3514
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7361 K.2024/3324
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7362 K.2024/3531
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7363 K.2024/3646
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7365 K.2024/3435
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7368 K.2024/3321
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7376 K.2024/3125

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.