İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/737 K.2023/3635

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/737Karar2023/3635Tarih8 Haziran 2023Okuma11 dk · 2.102 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/737 E., 2023/3635 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2023
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1749 E., 2021/1966 K.
Hüküm
Ret
İlk derece mahkemesi
Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2020/23 E., 2020/638 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.102 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat....ve Avukat .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucu ortağı ve müdürü olan dava dışı ...'ün müvekkili şirketteki hisselerinin tümünü devrettiğini, müdürlük görevinin sona erdiğini, bu kişinin asıl borçlu olarak kendisini, avalist olarak da müvekkili şirketi göstererek davalı lehine düzmece bir bono tanzim ettiğini, bononun davalı tarafından ... ve müvekkili şirket aleyhine bonoda yazılı tutarın bir kısmı üzerinden (9.500.000,00 TL asıl alacak) takibe konulduğunu,

dava dışı ...'e ödeme emrinin tebliği üzerine bu kişinin asıl borçlu sıfatıyla atmış olduğu ve ayrıca avalist gösterilen müvekkili şirket kaşesi üzerinde görünen imzasına itiraz etmediğini, bu kişi yönünden takibin kesinleştiğini ve bu tarihe kadar menfi tespit davası da açılmadığını, bu durumun işbu bonoyu ...’ün tanzim ve imza etmiş olduğunu ortaya koyduğunu, ...’ün müvekkili şirket adına aval verme yetkisinin kesinlikle bulunmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını,

senet metninden anlaşılan mutlak bir defi söz konusu olduğundan mahkemece takdiren sair yönler incelenmeden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu senetteki aval imzasının müvekkili şirketin işletme amaç ve konusu dışında olduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketin ticari ilişkilerinde bono kullanmadığını, takip dayanağı senetteki fahiş miktarı bile senedin düzmece olduğunu gösterdiğini, takip alacaklısı davalının takibe konu 11.000.000,00 TL meblağın alacaklısı olabilecek ticari ve mali düzeyden çok uzakta olduğunu,

davalı ile avalist imzasını atan eski şirket müdürü arasındaki muvazaanın ve işbirliğinin açık kanı olduğunu ileri sürerek icra takibinin yargılama sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına, davanın dava dışı ...’e ihbar edilmesine, takip dosyasından ve takip dayanağı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirket yönünden takibin iptaline, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; senet borçlusu ...'ün borca herhangi bir itirazı bulunmazken, senet kefili ve diğer borçlusu olan davacının huzurdaki davayı kötüniyetli olarak açtığını, senet tanzim tarihinde ...'ün şirket yetkilisi olduğunu, davacı tarafın takibe, borca, ödeme emrine ve borcun ferilerine yönelik süresi içerisinde bir itirazı bulunmadığını, icra takibinin itiraz olmaksızın kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun düzenleme tarihinde dava dışı ... ve Kazım Türkmen'in davacı ... temsile münferiden yetkili olduğu, dava dışı ...'ün keşideci olduğu bonoda ...'ün şirketi temsil yetkisini kötüye kullanarak davacı ... bonoda avalist yaptığı, ayrıca bonoda yapılan incelemede şirket kaşesi üzerinde tek imzanın bulunduğu, temsilcilerden hangisinin bu imzayı attığının bonodan anlaşılamadığı, ancak davalı tarafından dava dışı ... ile şirket adına işlem yapıldığının inkar edilmediği, aksine dava dışı temsilcinin o dönemde şirketi temsil yetkisinin bulunduğu savunmasının yapıldığı,

bu nedenle şirketi temsilen dava dışı ...'ün imza attığının kabulünün gerektiği, bu hususun da Mahkemece değerlendirildiği, temsilcinin temsil yetkisini kötüye kullanması, temsilcinin kendisiyle işlem yasağı nedeniyle aval işleminin batıl olduğu ve bu nedenle davacı şirketin dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının anlaşıldığı, zira temsilcinin kendisiyle işlem yapmasının kural olarak yasak olduğu, temsilcinin izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlemin sakat bir işlem olduğu,

bu işlemin temsil olunanı bağlamayacağı, temsilcinin kendisiyle işlem yapma yasağı ve temsil yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle davaya konu takip dayanağı 11.000,000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya 9.500.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ün senet düzenleme tarihinde münferiden yetkili olduğunu, senette ...'ün imzasının yanında, davacı şirket kaşesi üzerine atılmış şirket yetkilisi ...'ün bir imzasının daha bulunduğunu, senette yer aldığı üzere borçlunun ..., aval verenin ise davacı şirket olduğunu, kaldı ki aval verenin borcunun bağımsız bir borç olduğunu ve fer'i nitelikte olmadığını, aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile,

aval verenin sorumluluğunun devam edeceğini, teminat altına alınan borcun şekle ait bir noksan olmaması halinde herhangi bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğunu, ticari mümessilin kendi borçlu olduğu dosyada, şirket adına aval verme yetkisi bulunduğunu, senet düzenleme tarihinde dosya borçlusu ...'ün şirketi temsile münferiden yetkili olduğunu ve temsil ettiği şirket adına aval verebileceğini, bu nedenlerle Mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklar kurulu tarafından şirket müdürü ...'e kambiyo taahhüdü ile şirketi borç altına sokma yetkisi verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 616 nci maddesi hükmüne göre atanan müdürler, esas itibariyle ticari mümessil niteliğinde olduğundan kambiyo taahhüdünde bulunmanın ticari mümessilin olağan yetkileri kapsamında olduğunu, avalin de bir kambiyo taahhüdü olduğu, dava dışı ...'ün davacı adına aval vermeye yetkili olduğu,

ortaklar kurulu kararında kanun hükmündeki olağan yetkilerin de ötesine gidilerek şirket müdürü ...'e şirket adına olan taşınmazları satmaya ve taşınmaz mülkiyetini ipotek tesisi suretiyle sınırlandırma yetkisinin dahi verildiğini, tüm bu gerekçelerle ilk derece mahkemesinin dava dışı ...'ün davacı şirket adına aval verme yetkisi bulunmadığına dair kabulünde isabet bulunmadığı,

yine şirketle işlem yapma yasağının limited şirketler için öngörülmediğini, limited şirketlere ilişkin hükümlerde şirket müdürlerinin kendileriyle işlem yapmalarını yasaklayıcı bir düzenleme olmadığı gibi anonim şirketlere ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 395 inci maddesinin birinci fıkrasında açık bir atıf da bulunmadığı, Kanun koyucunun, 395 inci maddenin ikinci fıkrasına açıkça atıf yaparken, aynı maddenin birinci fıkrasına atıf yapmamasının bilinçli bir tercih olduğu, senedin dava dışı temsilcinin müdürlük görevinin sona ermesinden sonra düzenlendiğinin yazılı delillerle ispat edilemediği,

limited şirket müdürünün şirketi temsil ederken 6102 sayılı Kanun'un 629 uncu hükmünde ifadesine bulan özen yükümüne, şirket menfaatinin gözetilmesi ilkesi ve diğer menfaatlerin önünde tutulması zorunluğuna aykırılıkların temsilcinin şirkete karşı sorumluluğu bakımından geçerli olduğu, dava dışı temsilcinin temsil yetkisini aştığı ve kötüye kullandığı iddiasının senet metninden anlaşılabilen bir husus olmadığı, kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olanın iyi niyetin varlığı olduğu,

davalı lehtarın dava dışı temsilci ile birlikte hareket ederek senedi iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği, bu hususta kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti bulunmadığı, kambiyo senedinin temel ilişkiden mücerret olması nedeniyle, davalı lehtarın dava dışı temsilci ile davacı şirket arasındaki temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispat edilemediği,

bu nedenle üçüncü kişinin konumunda olan davalı lehtarın iyi niyetli olduğu yönündeki kanuni karinenin aksinin ispatına dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibiyle nitelikli dolandırıcılık mağduru durumuna düşen müvekkil şirketin bonoyu düzenleyen şirket eski yetkilisi ..., davalı ve işbirliği yaptıkları diğer kişiler hakkında başlatılan ceza soruşturmasının devam ettiğini, istinaf harcının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması sebebiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Mahkeme ek kararının kesin kararla kaldırılması,

bu karara istinaden davalıya yeniden muhtıra çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, şirket müdürlerinin şirketi avalist gösterme yetkisinin olmadığını, bu yetkisinin davalı alacaklı tarafça incelenmesi ve senette gösterilen fahiş alacak miktarı da (11.000.000,00 TL) dikkate alındığında, davalı alacaklının bu hususu sorgulaması gerektiği, şirkette yarı oranda hisse sahibi ortağın, diğer ortağın ve şirketin menfaatini zedeleyecek şekilde şirketi avalist göstererek müdürlük yetkisinin sınırlarını aştığını, icra takibinde asıl borçlu ile avalistin sıfatının birleştiğini,

asıl borçlu şirket yetkilisinin kendi lehine işlem yasağına aykırı davrandığını, bu husus senet metninden açıkça anlaşıldığından davalının iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, icra takibinde asıl borçlu ile avalistin sıfatının birleştiğini, asıl borçlu şirket yetkilisinin kendi lehine işlem yasağına aykırı davrandığını, bu husus senet metninden açıkça anlaşıldığından davalının iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, asıl borçlu eski şirket yetkilisinin şirketi kendi borcuna kefil ederek (şirketi avalist göstererek) lehe işlem yapma yasağını ihlal ettiğini, ilgisiz içtihatlara atıfta bulunulduğunu,

henüz neticelenmemiş savcılık soruşturma dosyasının değersizleştirildiğini, kararın doğru kabul edilmesi halinde bir dönem limited şirket müdürlüğü yapmış herkesin müdürü olduğu dönemde düzenlenmiş gibi bono tanzim ederek şirketi kendi lehine avalist gösterebileceğini, şirket müdürünün ticaret sicil gazetesinde yayınlanan yetkileri dışında yapacağı borçlandırıcı işlemlerin şirketi bağlamayacağı, ticari bir şirketin adi bir alacak ilişkisinde yer alamayacağı, şirket müdürünün kendi şahsi borcuna şirketi aval veren olarak gösteremeyeceği, senet altındaki imza işletme amaç ve konusu dışında atıldığından şirketi hukuken ilzam etmeyeceği,

müvekkili şirketin hiçbir ticari ilişkisinde bonoyu ödeme aracı olarak kullanmadığı, asıl borçlu eski şirket ortağının bunu bildiği halde kötüniyetli olarak ve davalıyla işbirliği halinde hem de fahiş miktarda bono tanzim ettiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, senet miktarının fahişliğinin dahi senedin düzmece olduğunu gösterdiğini, davalının bu miktarda bir alacağın alacaklısı olabilecek mal varlığına sahip olmadığını, icra dosyasında yapılmayan işlemlerin muvazaanın kanıtı olduğunu, delillerin toplanmadığını,

senet borçlusu eski şirket ortağı ...'ün isticvabının gerektiğini ileri sürerek bu ve re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket yöneticisinin verdiği aval nedeniyle davacı şirketin lehine aval verilen davalıya karşı bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 371 inci, 626 ncı ve 629 uncu maddeleri

3. Değerlendirme

1. 6102 sayılı Kanun'un 629 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca. Müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.

Aynı Kanun'un anonim şirketlere ilişkin 371 inci maddesi uyarınca; şirketi temsile yetkili kişiler, şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin temsilciye karşı rücu hakkı saklıdır.

Temsilcilerin üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir.

2.Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi, tescil ve ilan edilmek koşuluyla, bir temsilcinin temsil yetkisi sadece merkezin veya bir şubenin işleri yönünden bölgesel olarak veya birlikte temsil yetkisi kullanılması yönünden sınırlandırılabilir. Kısıtlama yapılmış olsa bile bu karar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Şirketi temsilen yapılan iş ve işlemler her halükarda geçerli olup, iç ilişkide temsil yetkisinin sınırlandırılmış olması üçüncü kişilerin şirkete müracaat etmelerine engel değildir. Bu bağlamda, limited şirketi temsile yetkili olanlar şirketi üçüncü kişilere karşı borçlandırabilirler.

3. Ancak, 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı ve 629 uncu maddeleri gereğince müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü bulunmakta olup özenli bir temsilci, iyiniyet ve sadakat borcu gereği, temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak bir işlem yaparsa bu işlem kural olarak temsil görevinin dışında kalır. Bir başka deyişle, işlem için temsil edilenin yetki vermediğinin ve bu işlemin kural olarak temsil edileni bağlamayacağının kabulü gerekir. Bunun istisnası temsil edilenin temsilciye açıkça kendisiyle işlem yapma izni vermesi veya yapılan işleme sonradan icazet vermesi halidir ki, bu hallerde işlem geçerli olur.

4. Somut olayda, davaya konu 11.000,000,00 TL bedelli bononun alacaklısının davalı ..., borçlusunun ..., aval verenin ise davacı şirket olduğu ve dava dışı ...’in hem keşide eden asıl borçlu, hem de davacı ... temsilen aval veren sıfatıyla bonoyu imzalayarak davalı ...'e verdiği, senedin tanzim tarihi itibariyle ...'in davacı ... münferiden temsil yetkisine sahip olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.

5. Bu durumda, dava dışı temsilci ... ...'ün dava konusu bonoyu, şirket yetkilisi olduğu dönemde keşide ettiği ve şirket adına attığı aval imzasının müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, aval için kendisine verilmiş açık bir iznin veya icazetin varlığının iddia ve ispat edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, aval işlemi şirket açısından bağlayıcı olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/737, K. 2023/3635, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/737
Karar No
2023/3635
Tarih
8 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/741 K.2023/3581
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/741 K.2023/4015
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/743 K.2023/3121
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/744 K.2023/6214
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/747 K.2023/3140
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/748 K.2023/3888

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.