İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7472 K.2024/3366

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/7472Karar2024/3366Tarih29 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.420 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/7472 E., 2024/3366 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/2615 Esas, 2022/1324 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 1.Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2015/1934 E., 2020/53 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.420 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.05.2002 tarihinde teyzesi... ile birlikte Ziraat Bankası'nda kasa kiraladıklarını, kiralık kasa sözleşmesinin 18. maddesinin “...kasayı birden fazla kişinin kiralaması halinde kiracıların her birinin tek başına kasayı açarak içeriğine tasarruf edebileceği" yönünde olduğu,

davacı ile teyzesi kasayı birlikte kiraladıkları için her birinin münferiden yetkili olduğunu ve kasaya tek başlarına erişebilme haklarının olduğunu, ...'nun vefat ettiğini, davacının kasayı açmaya gittiğini, ancak davalı bankanın kendisinin vekil olduğunu gerekçe göstererek kasayı açmasına izin vermediğini, bu şekilde kiralık kasa sözleşmesinin ihlal edildiğini, bankanın daha sonra 26.07.2011 tarihinde kasa muhteviyatını ......’nun mirasçılarına teslim ettiğini,

bunun üzerine davacının davalı banka aleyhine İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2013/65 Tereke no.lu davayı ikame ederek “davacının kasayı münferiden kullanma hakkı olduğunun ve kasa içeriğinin davacıya ait olduğunun tespitini" talep ettiğini, davalı bankanın fiilinin hukuka aykırı olduğuna, kasa üzerinde davacı ve müteveffanın aynı haklarla kullanım hakları olduğunun tespitine ve davacının alacak davası açma hakkının saklı tutulmasına karar verildiğini, davalı bankanın kasa muhtevasında bulunan eşyayı davacıya teslim etmeyerek müvekkilini maddi zarara uğrattığını, müvekkilinin maddi zararına ek olarak,

hakkını ispat mücadelesiyle geçen süre zarfında manevi olarak yıprandığını ileri sürerek kasa içeriğinin değeri tespit edilerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, kasa kiralama sözleşmesinde yer alan ibare ve imzalar birlikte dikkate alındığında, kiracının ... olduğunu, davacının vekil olduğu, kasada tasarruf yetkisinin olmadığını, davacının, müteveffanın ölüm tarihinden bir gün sonra müvekkil banka şubesine başvurarak müteveffaya ait vadeli hesaptaki paranın tamamını vekaletname ile çekerek hesabı kapattığını, bu işlem müteveffanın vefatından 1 gün sonra yapıldığı için banka personelinin vefattan haberinin olmadığını, davacının aynı gün kiralık kasayı da açmak istediğini ancak kasanın sahibi olmaması sebebiyle izin verilmediğini,

vefatın öğrenilmesinin ardından banka mevzuatı doğrultusunda kiralık kasanın banka yetkilileri, mirasçılar ve vergi dairesi memurları tarafından açıldığını, bu işleme ilişkin tutanak tutulduğunu, müvekkili bankanın mevzuattan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı kasada kendisine ait bir şeya olduğu iddiasında ise müteveffanın mirasçılarına husumet yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takıları davacıya teslim etmemesinin borca aykırılık kabul edilebileceği, davacının bu borca aykırılık sonucu zararının varlığını ispat etmesi gerektiği, kasada saklanan takılar davacıya ait değil de diğer kiracı müteveffaya ait ise onların mirasçılarına teslim edilmiş olmasının davacı bakımından bir zarar oluşturmayacağı, mirasçılar terekeye ölüm anında malik olacağından ve bu takılar da ölene ait ise mirasçılara tesliminin bir zarar sebebi olarak kabul edilemeyeceği, saklanan eşyalara bakıldığında,

nitelik olarak kadın eşyası olduğu ve davacının zararının doğumunu bu eşyalardaki hak sahipliğinin ispatı ile mümkün olabileceği, davacıya alacak davası açması için süre verildiği ancak alacak davasının açılmadığı, kasanın kiralanması ile içindeki ziynet eşyalarına malik olunmasının farklı kavramlar olduğu, davacının iddiasını ispat edemediği, zararını ispat edemediği gibi davalının da kusurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, borçlar hukukuna hakim nispilik ilkesi gereği borç ilişkisinin sözleşmenin taraflarını bağlayacağını, davalı banka ile yapılan kiralık kasa sözleşmesinin tarafları olan müvekkili ile dava dışı ...... ile birlikte ortak olarak kiralık kasa sözleşmesi imzaladığını, kiralık kasa sözleşmesinin 18. maddesinde "kasa birden fazla kişi namına kiralanmış ise, aksi yazılı olarak kararlaştırılmış olmadığı takdirde, kiracılardan her biri tek başına kasayı açarak muhteviyatına tasarruf edebilir ve banka bu hususta doğabilecek neticelerden hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz." düzenlemesine yer verildiğini,

davalı bankanın, müvekkiliyle akdettiği ortak kiralık kasa sözleşmesini reddettiğini, kasa sahibinin vekili olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkilinin kasanın ortağı olduğunu göz ardı ettiğini, davalı bankanın, kasanın diğer ortağı...'nun vefatından sonra müvekkilinin kendi yaptığı sözleşmeye göre kasanının ortağı olduğunu kabul etmiş olsaydı o anki koşullara göre kasayı müvekkilinin açmasında hiç bir beis görmeyeceğini, manevi tazminat talepleri konusunda karar verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, somut olayda, davacının davalı Ziraat Bankası ... şubesine giderek sözleşme imzaladığı ve 25 no.lu kiralık kasanın davacı ile ... teyzesi...'nun birlikte kiralandığı ve kullandıklarının taraflar arasındaki sözleşme ile İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen 2013/65 Tereke 2015/44 K. sayılı karar ile sabit olduğu, kasada bulunan altınların davalı banka tarafından müteveffanın mirasçılarına teslim edildiği, uyuşmazlığın, davalı bankanın altınları mirasçılara teslim etmiş olması nedeniyle davacının bir zararının oluşup oluşmadığı,

davalı bankadan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince tespit olunduğu üzere davalı bankanın konuya ilişkin miras intikal işlemleri ve tereke mahkemesi kararı olmaksızın müşterek kasada bulunan takıları davacıya teslim etmemesinin borca aykırılık olduğu ileri sürülse dahi, davacının altınlara ilişkin mülkiyet iddiasını öncelikle kiralık kasa müştereği olan müteveffanın mirasçılarına karşı ileri sürmesinin gerektiği, bunun neticesi ve tahsilin mümkün olmaması ve acziyete bağlanması halinde oluştuğu iddia edilen zarara karşı tazminat mukabili bankaya karşı dava açılabileceği,

öncesinde açılan davanın mevsimsiz olduğu, bir an için bankaya karşı doğrudan dava açılabiliceğinin kabul edilmesi halinde ise, davacının kasadaki altınların kendisine aidiyetini ve bankanın kusurlu davranışı sonucu zarara uğradığını ispat etmesi gerektiği, kasada saklanan takıların davacıya ait olduğunun ispat edilememesi halinde, mirasın ölümün gerçekleşmesi ile doğrudan intikal edeceği nazara alındığında takıların adı geçenin mirasçılarına teslim edilmiş olmasında hukuka aykırı herhangi bir durum söz konusu olmadığı gibi kasada saklanan eşyalara bakıldığında genel olarak ziynet niteliğinde kadın eşyası olduğu,

davacının zararının bu eşyalardaki hak sahipliğinin ispatı ile mümkün olabileceği, davacının takıların kendisine ait olduğunu ve zararının oluştuğunu mevcut deliller ile kanıtlayamadığı, tazminat talebinin koşullarının oluşmadığı, ispat yükünün hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunana düştüğü, bu kapsamda davacıya alacak davası açması için süre verildiği ancak süreye rağmen alacak davasının açılmadığı, dolayısıyla davacının hak sahipliği iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği, kasa ortağı dava dışı kişinin vefatı sonrası, davalının müvekkili ile imzaladığı sözleşmeyi ihlal ederek borca aykırı davrandığını, İstanul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi kararında, müvekkilinin... ile aynı haklara sahip olduğu gerekçeli kararı dikkate alındığında, kasa içeriğinin müvekkiline ait olduğundan bahisle dava açmak için ispat külfetinin müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin teknik görevini aşarak mahkemeyi yönlendirici dayanaksız tespitlerde bulunduığunu, bilirkişi tespitlerinin doğru olduğu düşünülse dahi,

feminen tarz takının cinsiyet ayrımı olmaksızın kullanılabildiğini, ayrıca altının bir yatırım aracı olduğunu, müvekkilinin hakkının, mirasçıların hukuki halef olmadığı bir dönemde engellendiğini, mahkemenin davayı maddi tazminat davası olarak görüp borca aykırılık nedeniyle zarar oluşmadığından bahsile reddettiğini ancak dava dilekçesindeki taleplerinin, müvekkilinin hukuka aykırı olarak kasa kiracısı olduğunun reddedilmesi ve onun rızası dışında kasanın açılarak içeriğini mirasçılara verilmesi nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat olduğu, bu talepleri hakkında hüküm kurulmadığı,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 561 inci maddesi gereği davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kiralık kasa sözleşmesine aykırılık sebebiyle açılan maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 561 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7472, K. 2024/3366, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7472
Karar No
2024/3366
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/7474 K.2024/5678
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7476 K.2024/3520
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7480 K.2024/3639
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7504 K.2024/3627
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7504 K.2024/3322
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/7506 K.2024/5679

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.