İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7546 K.2024/1565

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/7546Karar2024/1565Tarih28 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.353 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/7546 E., 2024/1565 K.·Asıl Ve Birleşen Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/854 Esas, 2022/1334 Karar
Dava tarihi
Asıl dava 24.10.2014, birleşen dava 09.04.2015
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/1111 E., 2020/245 K.
Birleşen dava
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/787 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.353 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı aleyhine cari hesap ekstresine dayanarak alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takiplerinin davalı tarafın takibe ve borca itirazı sonucu durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını, müvekkilinin medikal malzeme ticaretiyle iştigal ettiğini, faturaların ve içeriğindeki malzemelerin davalıya teslim edildiğini, ticari defterlerde kayıtlı bulunan faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen davada icra takiplerine yönelik davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların sahte olması nedeniyle herhangi bir alacak hakkının doğmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı denetimde bu durumu tespit ederek suç duyurusunda bulunulduğunu, dava dışı çalışanlar ve davacı tarafından iş birliği ile muhasebe prosedürüne aykırı olarak alacak kaydı oluşturulduğunu, alacak talep edebilmesi için temel borç ilişkisinin varlığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında dava konusu faturalarla ilgili gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını, davacıyla mal/hizmet tedarikine ilişkin geçerli bir sözleşme de yapılmadığını,

2012 - 2013 yıllarına ait imza sirkülerinde satın almaya dair 100.000,00 TL ve üzeri bedelli iş ve işlemlerin yönetim kurulu üyelerinin üçünün müşterek imzasıyla yapılacağı, diğer işlemlerin müşterek iki imzayla yapılacağının kabul edildiğini, davacının belirttiği sözleşmenin müvekkili şirketi bağlamadığını, fatura konusu mallara ilişkin ambar, stok veya sistem kaydı bulunmadığını, fatura konusu mal/hizmetin şirkete teslim edilmediğini, faturaların müvekkili hastanenin satın alma sürecinden geçmediğini, satın alma müdüründen,

cerrahi özellikli malzemelerde de doktor onayı ve ameliyathane kullanım raporu olmadan muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğini, dava konusu faturaların hiçbirinde şirketi temsile yetkili kişilerin imzasının bulunmadığını, ayrıca gerçek dışı faturaların iade ve itirazı için herhangi bir süre bulunmadığını, fatura içeriğindeki malzemelerin özellikli malzemeler olduğundan hastaya ve ameliyata göre alımının yapıldığını, sadece ameliyat esnasında kullanılan malzemeler için toptan alım yapılmadığını,

teslim edilmiş gibi gösterilen tıbbi sarf malzemeler ile müvekkili hastanenin yıllık tüketimi karşılaştırıldığında hastane tarafından birkaç yılda ancak tüketilebilecek malzemelerin tek seferde tanzim edilen faturalarda yer aldığının görüleceğini, faturalarda hasta bilgileri yer almadığı gibi ameliyathane özel malzeme kullanım raporu ve ameliyat yapan doktor bilgisinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın davacının düzenlediği toplam 1.580.960,99 TL'lik faturaların davalı tarafından icra takibinden sonra davacıya iade edilmesinden ve ticari defter kayıtlarından çıkarılmasından kaynaklandığı, birleşen dava konusu takibe konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 19.08.2015 tarihli yazı ve ekindeki belgelerde birleşen dava konusu faturalarda bulunan malzemelerin, davalı tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunun iddia edildiği, dosyada mevcut Vergi Müfettişi tarafından hazırlanan raporda davacının düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olmadığının belirtildiği, davalının satın almaya dair 100.000,00 TL ve üzeri iş ve işlemlerin, yönetim kurulu üyelerinin müşterek atacağı üç imza ile geçerli olduğunun düzenlendiği,

taraflar arasında akdedilen 15.03.2012 ve 12.10.2012 tarihli sözleşmelerin, davacı şirket adına yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ... tarafından imzalandığı, taraflar arasında 2012 yılında da ticari ilişki olduğu ve sadece 2013 yılı içinde taraf defter kaydına göre 2.024.002,30 TL’lik alım-satım gerçekleştiği, buna karşın davalının 875.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olacağı, davalının yasal süresi içinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine kayıt ettiği dava konusu faturalarla ilgili,

icra takibinden sonra iade faturası düzenleyerek itiraz ettiği, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olması yanında davalı çalışanı tarafından imzalı olduğu, faturalar dışında irsaliyeler üzerinde şirket kaşe ve imzaların da olduğu, ayrıca davalı şirket çalışanlarınca imzalı bulunan bu irsaliyelerin davalı tarafından bu malzemelerin alındığına karine olduğu, aksinin davalı tarafça ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalı tarafın dava konusu takiplere itirazının iptaline, takiplerin devamına, davacı yararına icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu faturaların gerçek dışı olduğu, müvekkilinin büyük bir sahtecilik ile karşı karşıya kaldığı, fatura konusu malzemelerin teslim edildiğinin ispatlanmadığını, sevk irsaliyelerinde imza olmadığını, irsaliye ve fatura içeriklerinin farklı olduğunun tespit edildiğini, sadece faturaların ticari defterlere kaydı davacı lehine alacak oluşturmayacağını, İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alım satım garanti sözleşmesinin şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalanmadığını, sözleşmeyi imzalayan kişinin ceza yargılaması ile yargılandığını,

asıl ve birleşen davaya konu faturalarda teslim alan imzasının bulunmadığını, uyuşmazlık konusu faturalarda hasta adının yer almadığını, faturaların muvazaalı olduğunu, uyuşmazlık konusu faturaların aynı gün içinde devam eden seri numaralar ile hasta adı olmadan binlerce muhtelif malzemenin fatura edildiğini, ceza yargılamasının sonucunun beklenmemesinin hatalı olduğunu kabul şekli itibariyle de alacağın likit olmadığı icra inkâr tazminatına karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle asıl ve birleşen davalı vekili ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesine karar verilmesini istemiş ise de mahkemece, davacının tüm satış faturalarının davalı defterlerinde davacıdan mal alımı olarak kayıtlı olduğu, daha sonra faturaların kayıtlarından çıkarıldığı,

davaya konu faturalar kapsamının davacının gerçek satışına ait olmadığı iddia edilmekle birlikte, bu konuda ceza soruşturması sırasında asıl ve birleşen davacı şirket ya da yetkilileri hakkında açılmış bir ceza davası olmadığı, bu nedenle ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı gibi davalı çalışanlarının şirketi zarara uğratmak için faturaları davalı defterlerine kayıt ettikleri, fatura kapsamındaki ürünlerin de gerçekte teslim alınmadığı kabul edilse dahi, davacı şirket yetkililerinin davalı çalışanları ile birlikte hareket ettiklerinin iddia edilmediği,

bu konuda davacı çalışanları hakkında açılmış davanın bulunmadığı da gözetildiğinde ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, cari hesap ilişkisine dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı ve varsa mal teslimi olgusunun kanıtlanıp kanıtlanamadığı ve alacak miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 ve 64 üncü maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7546, K. 2024/1565, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7546
Karar No
2024/1565
Tarih
28 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7549 K.2024/2369
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7554 K.2024/2627
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7555 K.2024/2160
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7561 K.2024/2717
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7573 K.2024/2712
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7574 K.2024/2072

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.