İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7650 K.2024/3728

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/7650Karar2024/3728Tarih9 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.388 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/7650 E., 2024/3728 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1799 Esas, 2022/1875 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/273 E., 2020/104 K
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.388 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, ...-... Peynircilik nam ve markasının ilk olarak müvekkillerinin murisi ... tarafından yaratıldığı ve kullanıldığını, bu hususun 10.04.2015 tarihli ihtarname ile davalı şirkete bildirildiğini, davalı ... Peynircilik İth. İhr. Ltd.

Şti. ve ... tarafından 21.04.2015 tarihli cevabi ihtarnamesinde markanın ve işletmenin ilk olarak ... tarafından kurulduğunun ikrar edildiğini, davalının internet sitesinde yer alan " Firmamız 1952 yılından günümüze kadar, üç kuşaktır Tekirdağ iline bağlı Malkara ilçesinde Süt ve Süt ürünleri imalatı sektöründe faaliyet göstermektedir" şeklinde açıklama yaptığını, markanın kendileri tarafından değil ... tarafından yaratıldığını ve kullanıldığını söyleyerek tekrar ikrar ettiğini, davaya konu markaların müvekkilinin murisinin ölümü ile birlikte diğer hakları gibi mirasçılarına geçtiğini,

Medeni Kanuna göre mirasçıların terekeye külli halefiyet ilkesi gereğince sahip olduğunu, davalının müvekkillerinin miras bırakanı ...'a ait olan markayı ve ticari işletmeyi müvekkilini dışarıda bırakmak suretiyle adına tescil ettirip kullandığını, elde edilen gelirden de müvekkillerine pay verilmediğini, miras paylaşımı sırasında markaların müvekkillerine intikal ettirilmediğini, 1950'li yıllarda müvekkillerinin murisi ... tarafından yaratılan ve meşhur edilen markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) kurulmamış olması dolayısı ile tescil ettirmediğini,

davalının marka ile ilgili araştırma yapmadan markayı kullanmak suretiyle haksız ve hukuka aykırı kazanç elde ettiğini, gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının ... Peynircilik İth. İhr. Ltd Şti. adına TÜRKPATENT başvurarak 18.03.2009 tarihinde "... Peynircilik+şekil", 05.02.2013 tarihinde "...

Türkiye'nin Peyniri+şekil", 03.04.2006 tarihinde "...", 29.06.2012 tarihinde "...+şekil", 18.04.2014 tarihinde "...+şekil", 25.05.2010 tarihinde "...+şekil" 15.06.2001 tarihinde "Ünalbey", 25.05.2010 tarihinde "Ünalbey+şekil" şeklinde markaları tescil ettirdiğini, davalının bu markaları yüksek hacimli ihracatta kullandığını, en büyük zincir marketlerde ürün satışı yaptığını beyanla bu markalar ve başka tescilli markalar varsa onlarında tespit edilerek marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, markalarda hak sahibi olduklarının tespiti ile TÜRKPATENT nezdinde markaların kendi adlarına tescilinin kayıt edilmesini,

ticari işletmeye karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydı ile haksız kullanım sebebi ile 5.000,00TL maddi tazminatın müvekkillerinin murisi ...'un ölüm tarihi olan 07.10.1997 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı süresinin geçmesinden dolayı reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin ... adı altında birçok marka hakkının sahibi olduğunu, markaların tamamının logolu ve logosuz olarak TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, söz konusu tescil başvurusunun 04.02.1985 yılında Ticaret ve Sanayi Bakanlığı'na ... ... tarafından yapılarak tescil ettirildiğini, Türk Patent Enstitüsü'nün kuruluş yılı olan 1995 yılından sonra Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescillenmiş ve müvekkili adına hak doğurmaya başladığını, zaman içerisinde birçok marka yaratılarak tescillendiğini,

markaların şirkete devir tarihinin 16.01.1995 olduğunu, markanın tanınmış marka olmasından dolayı davacıların şirkete dava açma haklarının 1990 yılında sona erdiğini, 42. maddede marka hükümsüzlük hallerin yer aldığını, davacıların değerlendirdiği gibi davanın, miras hukuku açısından değerlendirildiğinde;

muris ...'un 07.10.1997 tarihinde vefat ettiğini, markanın üzerinde veraseten kendilerine intikal etmesi gereken bir hak iddiasında iseler bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açmaları gerektiğini, dava açma sürelerinin dolduğunu, genel dava açma süresi olan 10 yıllık sürenin de 07.10.2007 tarihinde dolduğunu, davacıların hak iddia edebilmesi için markanın miras bırakanları adına tescilli olması gerektiğini, markanın ... ... adına tescilli olduğunu, davacıların miras hakkının hiçbir zaman olmadığını, 20 yıllık zilliyetliğe ilişkin zamanaşımı süresinin de dolduğunu, markanın şirket ortağı ve yaratıcısının isminin "..." olduğunu,

... ...'un markayı 04.02.1985 senesinden beri tescilli hak ile kullanıldığını, 20 yıllık zilyet olduğunu ve markada tescilin yanı sıra tescilsiz kullanıma yönelikte hak sahibi olduğunu, markanın 30 yıllık tescilli marka olduğunu davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın marka üzerinde miras bırakılma sebebi ile hak iddia ettiklerini, ayrıca markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinini talep ettiklerini, bu iki davanın birlikte görülmemesi gerektiğini, davacıların hak sahibi olduklarını ispatlayan hiçbir delilleri olmadığını, ...

Peynircilik İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi'nin 1995 senesinde kurulduğunu, ...'un %70, ... ...'un %30 hissedar olduğunu, bu durumun davacı tarafa anlatıldığını, davacıların murisi ...'un, ... markası ya da ... Peynircilik İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinde hak sahibi olmadığını, müvekkilinin markayı kullanarak tanınmış hale getirdiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ...'un "..." markasını maruf hale getirdiği ve markanın kullanıldığının ispat edilemediği, murisin markanın tescilli olduğu 29.sınıfa yani "hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri" yönelmiş mesleği icra etmesinin tek başına ... markasını kullandığı ispatı için yeterli olmadığı, davacıların, murislerinin peynircilik işiyle iştigal ettikleri ancak bu işi yaparken "..." markasını kullandığına dair belge-delil sunamadıkları, bu durumda ilk tescili gerçekleştiren davalı şirketin, markanın gerçek hak sahibi olduğu,

ayrıca davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı itirazı değerlendirildiğinde; hükümsüzlük davasının kanunda süreye bağlanmadığı, dolayısıyla kural olarak markanın tescilli olduğu süre boyunca açılabileceği bununla beraber kanun koyucunun tanınmış markalara ilişkin hükümsüzlük davası açılmasını, tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye bağladığı,

bu madde haricinde hükümsüzlük davalarına ilişkin özel bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlemesi bulunmadığından Yargıtay ilamlarında belirtildiği üzere bu maddedeki 5 yıllık sürenin tanınmış markaya dayalı olmayan hükümsüzlük davalarına da teşmil edeceği, Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; dava konusu markanın 04.02.1985'ten beri seri marka olarak davalı şirket adına tescilli olduğu, davacıların, murislerinin peynircilik işi ile uğraşırken "..." markasını kullandığını ispatlayamadıkları, tescili elinde bulunduran davalı şirketin markanın gerçek hak sahibi olduğu,

doktrin, Yargıtay kararları ve Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi göz önünde bulundurulduğunda hükümsüzlük davasının tescilden yaklaşık 30 yıl sonra ikame edilmesinin de hukuk düzeninde korunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olmadığını, tanık beyanları ve diğer belgelerle ispat ettiği gibi işletmedeki ticareti yapılan süt ve süt ürünlerinin ... markası ile satılarak pazarlandığını, murisin sağlığında ün kazanmış ... markasının murisin ölümü ile kötüniyetli şekilde kendi adına tescil ettirildiğini, murisin kız çocuklarından mal kaçırılma amacıyla hareket edildiğini, markanın miras malı olup, mirasın kamu düzenini ilgilendirdiğini, miras hakkından kaynaklı mülkiyet hakkına tecavüz söz konusu olduğundan davalı üzerine yapılan marka tescilinin kamu düzenine aykırı olduğunu,

... tarafından ... Kozyörük köyünde kurulan mandırada keşif taleplerinin, maddi gerçeğin aydınlatılması için gerekli olmasına rağmen mahkemece karşılanmadığını, bilirkişinin hukuki değerlendirme yapması yasak olmasına rağmen raporda hukuki değerlendirme yaparak görüş bildirdiğini, mahkemenin de bu raporu hükme esas alarak karar verdiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, celp edilen marka tescil kaydı ve marka devir sözleşmesinden, 29. Sınıfta 04.02.1985 başvuru tarihli 85/084095 başvuru numaralı ... markasının, ... adına tescilli iken, Malkara Noterliğinin 16.01.1995 tarihli .... yevmiye nolu devir sözleşmesi ile ... Peynircilik İth.İhrc.Tic.Ltd.Şti'ye devredildiği anlaşılmıştır.

Dolayısıyla davalı şirketin 29. Sınıfta ... markası üzerinde 1985 tarihinden itibaren marka tescili yoluyla hak sahibi olduğunu ispatladığı, davalı şirketin bu ibare üzerinde 29. Sınıfta müktesep hakkının bulunduğu, aynı ibareyi içeren ve seri marka niteliğinde olan diğer markaların da hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, davacıların murisin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ispatlayamadığına ilişkin mahkeme kararı ve gerekçesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılığa dayalı gerçek hak sahipliği iddiasıyla marka hükümsüzlüğü ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7650, K. 2024/3728, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7650
Karar No
2024/3728
Tarih
9 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7651 K.2024/3593
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7652 K.2024/4028
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7654 K.2024/3768
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7655 K.2024/3649
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7656 K.2024/3612
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7661 K.2024/3661

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.