İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/868 K.2023/4320

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/868Karar2023/4320Tarih10 Temmuz 2023Okuma7 dk · 1.477 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/868 E., 2023/4320 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2229 Esas, 2021/1562 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/18 E., 2019/805 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.477 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişki olduğunu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığını, başlangıçtaki proforma faturanın çerçeve bir sözleşme olduğunu ancak süreç içinde proforma faturada talep edilen ürün miktarlarının her kalemde artış gösterdiğini yani davalı şirkete proforma faturada belirlenenden daha fazla ürün teslim edildiğini, bu ürün artışıyla nakliye ve ithalat bedelleri ile kur artışları gibi ürün dışı giderler neticesinde davalının belirttiği bedelin üstünde faturaların ortaya çıktığını, tüm bunların davalı ile mutabakat ile gerçekleştiğini,

davalının faturalara itiraz etmediğini, davacını toplamda 887.612,29 TL tutarında fatura kestiğini, davalının ise 792.525,93 TL ödeme yaptığını, bakiye 95.086,35 TL'nin ödenmediğini ileri sürerek cari hesap ekstresindeki alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde müvekkilinin inşaatında kullanacağı bir kısım emtiayı davalıdan satın aldığını, bu kapsamda davacı tarafından düzenlenen 16.08.2014 tarihli proforma fatura ile fiyat ve şartların teklif edildiğini, müvekkilinin de faturayı imzalayarak belirtilen şartlarda satımı kabul ettiğini, faturada "Shipment Cost" denilen nakliye ve antrepo giderleri için 5.3000,00 euro, emtia için 223.960,00 euro, ithalat gideri için 11.198,00 euro olmak üzere toplam 235.185,00 euro+KDV üzerinden anlaşma sağlandığını, proforma faturada,

fatura tarihindeki merkez bankası efektif kurunun esas alınacağı, teslimin partiler halinde yapılacağı ve teslim yerinin şantiyede araç üstü olacağı, ödemenin teslimde yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin teslim sırasında oluşan sözleşme bedeli ile diğer giderleri ödediğini, davacının bakiye alacak gösterdiği miktarın sözleşme ile belirlenen shipment cost bedelini ve ithalat giderini fazla istemesinden ve yanlış alınan kurdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından proforma fatura ile teklif edilen miktarın davalı tarafça fatura imzalanmak suretiyle kabul edilerek sözleşme ilişkisinin başladığı, faturada ürün bedelleri nakliye ve antrepo giderleri, ithalat gider vergisi ve KDV'nin ayrı ayrı gösterilerek toplam sözleşme bedelinin 270.486,44 euro olarak belirlendiği, taraflarca faturanın kabul edilmesi nedeniyle faturanın sözleşme niteliğinde olduğu, davacı tarafça değişik tarihlerde satım konusu emtianın davalıya teslim edildiği,

proforma faturada teslimin partiler halinde yapılacağı, teslim yerinin davalının şantiyesi olacağı, ödemelerin her parti malın teslimi tarihinde nakit olarak yapılacağı ve döviz kurunun fatura tarihindeki merkez bankası efektif döviz satış kuru olacağının düzenlendiği, davalının ödemelerini sözleşmede belirlenen bedel üzerinden yaptığı, davacının da özellikle giderler yönünden faturada belirlenen bedelleri talep etmesi gerektiği, bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemelerin sözleşmeye uygun olduğu, davacının özellikle shipment cost bedelini sözleşmeye aykırı şekilde faturalandırdığı,

sözleşmede tarafların 5.300,00 euro bedel öngörmesine rağmen her fatura için ayrı ayrı fazladan shipment cost bedeli ve ithalat giderinin faturalandırıldığı, oluşan farkın bu iki kalemden kaynaklandığı ve sözleşme kapsamında davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme olarak kabul edilebilecek nitelikte her iki tarafça yazıya dökülüp imzalanmış bir evrak bulunmadığını, üzerinde kimin parafı olduğu bilinmeyen bir kağıt çıktısının delil olarak mahkemeye kabul ettirildiğini, proforma faturanın müvekkili şirket yetkilisince imzalanmadığını, bu faturanın teklif niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin sürekli sözlü mutabakatlarla revize edildiğini, bunlara göre ithalat, nakliye ve teslimatlar yapılarak maliyetlerin faturalandırıldığını, davalının malların hepsi teslim edilene kadar itiraz etmediğini,

yıl sonu mutabakatlarında dahi herhangi bir itirazi kayıt konulmadığını, fatura bedellerinin itirazsız tahsil olunduğunu, davalının proforma faturada yazılanın üzerinde siparişleri ve teslim aldığı malları müvekkili şirkete iade etmediğini, proforma fatura delil olarak kabul edilse dahi bu faturada yazılı olan ürün adetinden fazlasının davalı şirkete teslim edilip faturalandırıldığını, bu durumun bilirkişi raporlarında sabit olduğunu, alış verişteki bu artışın tüm giderleri aynı nispette artırdığını, buna shipment coastın da dahil olduğunu, ürün birim fiyatı ile adetin çarpımı şeklinde artan fatura bedelinin de yükseldiğini,

uzun bir sürece yayılan ve taraflar arasında BA-BS formları ile karşılıklı olarak mutabık kalınan bir ticari ilişkide, itirazın ticari ilişkinin sonrasında yapılması, burada yazılı bir sözleşmenin olmadığına ve değişen şartlar ve maliyetlere göre sözlü anlaşmalar yapılarak mutabık kalındığına karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin aksi yönde tespitlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile proforma faturada davacı tarafından davalıya satılacak ürün adedi toplamı 16.400 adet olduğu halde davacı tarafından davalı adına kesilen ve irsaliye ile teslim edilen fatura içeriği ürün adedinin 16.795 adet olduğu, buna göre proforma fatura içeriğinden fazla miktarda mal satıldığı,

proforma faturada ödeme şeklinin her parti mal tesliminde teslim edilen miktarın karşılığı nakit olarak ödeneceği düzenlendiği halde somut olayda davalı tarafından ödemelere ait sunulan ödeme dekontlarına göre ödemelerin mal tesliminde hemen yapılmayıp teslim tarihlerinden çok sonra banka havalesiyle yapıldığı, ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturaların ve irsaliyelerin herhangi bir çekince konulmadan davalı tarafından kabul edilip ticari defterlerine işlendiği,

ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Eylül 2014, Ocak 2015, Şubat 2015 dönemlerinin faturalarına ilişkin davalı tarafından düzenlenen BA-BS mutabakat formunun davacı şirkete gönderildiği, bu tesbitlere göre somut olayda, başlangıçta proforme faturanın taraflarca uygulandığı, sonradan fiili uygulama ile revize edildiği ve davalı tarafça da ihtirazi kayıt koyulmadan faturalanın kabul edildiği,

davalı herhangi bir çekince koymadan kabul ettiği faturaları ticari defterlerine işledikten sonra itiraz süresi geçtikten ve taraflar arasındaki satış sona erdikten sonra 24.07.2015 tarihli, fiyat farkı açıklamalı ve 94.310,87 TL iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiği, davacının da bu faturayı iade ettiği, ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan kur farkı geliri açıklamalı 775,49 TL tutarlı kaydın dayanağının olmadığı,

bu tesbitlere göre davalının kendi ticari defter kayıtlarında gözüküp davacı ticari defter ve kayıtlarında yer almayan toplam 95.086,35 TL'lik davacı alacağından düşülen kaydın dosya kapsamına uygun olmadığı, davacının davalıdan 95.086,35 TL alacaklı olduğu, davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürmediği, işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

davanın kısmen kabulüne, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2016/8472 sayılı icra dosyasına davalı itirazının kısmen iptaline, takibin 95.086,35 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık %10,5 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar yönünden şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin proforma faturada belirlenen şartlarla kurulan sözleşme olduğunu, müvekkilinin ek sipariş vermesinin proforma faturanın sözleşme niteliğini ortadan kaldırmadığını, ilave siparişlerin proforma faturaya tabi olduğunu, yeni bir sözleşme imzalanmadığını, proforma faturada ek sipariş verilemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, bu halde ek sipariş yönünden piyasa rayicinin esas alınmasının gerektiğini, ödemelerin gecikmesinin de proforma faturanın sözleşme niteliğini ortadan kaldırmadığını, zira proforma faturada geç ödeme halinin de düzenlendiğini,

proforma faturanın 395 adet ek sipariş yönünden sözleşme niteliğinde olmadığının kabulü halinde dahi sadece bu miktar için hesap yapılması gerektiğini, ancak istinaf mahkemesince davacının talebi olduğu gibi kabul edilerek proforma fatura yok sayılarak 16.795 ürünün tamamı için nakliye, antrepo, ithalat giderleri ve kur farkının hesaplandığını, sözleşme miktarı 16.400 adet ürün karşılığı toplam 277.486,44 euroyu aşan miktar ve bedel ile ilgilil hesaplama yapılarak sonuca varılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bakiye fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/868, K. 2023/4320, 10 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/868
Karar No
2023/4320
Tarih
10 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/871 K.2023/4163
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/875 K.2023/4331
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/877 K.2023/4318
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/878 K.2023/4106
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/880 K.2023/4403
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/881 K.2023/4469

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.