İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/926 K.2023/4761

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/926Karar2023/4761Tarih7 Eylül 2023Okuma15 dk · 2.947 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/926 E., 2023/4761 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Eylül 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.947 kelime·15 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının haksız olarak müvekkiline ait "ÖZDİLEK" markasını iş yerlerinde tabela, cam, totem ve sair materyal üzerinde iletişim ve tanıtım vasıtası olarak kullandığını, www.ozdilekevi.com.tr, www.ozdilekevi.com alan adı içerinde kullanılarak internet üzerinden satış yolu ile ticari faaliyette bulunduğunu ve facebook Özdilekevi hesabında kullandığını, markalarına tecavüz edildiğinin Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/26 D.

İş dosyasında da tespit edildiğini, müvekkilinin muhtelif sayı ile tescilli ÖZDİLEK markaları olduğu gibi markalarının TPE sicilinde de tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkilinin sektörün önde gelen ve büyük firmalarından biri olduğunu, davalının Özdilek markasını tek başına kullanarak haksız tecavüzde bulunduğu gibi, ikinci olarak Özdilekevi ibaresi ile haksız ve hukuksuz kullandığını, davalının TPMK nezdinde tescil ettirmek istediği Özdilekevi markasının yaptıkları itiraz sonucu reddedildiğini, tescilsiz kullanılan ''ÖZDİLEKEVİ'' ibareli marka ile müvekkiline ait ''ÖZDİLEK'' markası arasında açık benzerlik olduğunu,

bu benzerlik nedeniyle tüketicilerin yanılgıya uğrayacağını, delilleri arasında yer alan dava konusu sitelerde defolu ürün satıldığı biçimindeki şikayetin doğrudan marka itibarlarına zarar verdiğini, davalının Özdilek markasını tek başına kullanarak ticaretini yaptığı gibi Özdilekevi ibaresi ile markasal kullanım, alan adları ve sosyal paylaşım hesapları alıp başvuru yaptığını, muhatabın kötüniyetinin açıkça ortada olduğunu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) dahi çok tanınmış bir markanın farklı mal ve hizmetler üzerinde kullanılmasının engellendiğini,

müvekkilinin markasının da başlı başına bir kalite sembolü ve reklam aracı haline gelmiş marka olduğunu, bu sebeple başka herhangi bir hizmette farklı firmalarca kullanılması ile markanın reklam gücü ve kalite sembolü olması nedeniyle haksız kazanca sebebiyet vereceğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminat, tecavüzün önlenmesi ve konusunu teşkil eden tanıtım ile teşhir vasıtalarından (tabela, totem, camekan, broşür vs.) tescilli tanınmış markalarının silinmesi, çıkarılması, imhası, www.ozdilekevi.com.tr alan adının tahsisinin terkini - iptali ile kullanılmasına son verilmesi,

www.ozdilekevi.com alan adına Türkiye'den erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacının markasına tecavüz etmediğini, müvekkilinin markasının "SERAL HALI" markası olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardır anlaşmalı olarak birçok firmanın bayiliğini ve satışını yaptığını, müvekkilinin orijinal Özdilek ürünlerini de, davacının yetkili bayisi olan Özgünaydın Havlu Tekstil San. ve Tic.

A.Ş.'den fatura karşılığı alıp, satışını yaptığını, müvekkilinin sattığı ürünlerin taklit değil orijinal ürün olduğunu, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/26 D.

İş sayılı dosyasına alınan bilirkişi raporundaki fotoğraflarda bulunan "ÖZDİLEK SATIŞ NOKTASI" gibi ibarelerin davacı ve yetkili bayi tarafından reklam ve tanıtım amacıyla müvekkiline gönderilip camekânda kullanılmasının istendiğini, dolayısıyla müvekkilinin davacının markasına zarar vermeyip ürünlerinin satışını sağladığını, davacının müvekkiline ait www.ozdilekevi.com alan adının tahsisinin iptali ve kullanımına son verilmesi erişimin engellenmesi taleplerinin de kabulünün mümkün olmadığını, davalının bu sitede davacıdan satın aldığı ürünleri sattığını,

davacının müvekkilden isteği üzerine açılan bu sitede davacıya ait orijinal ürünlerin satılarak davacının markasına ve kazancına katkıda bulunulduğunu, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesi uyarınca marka hakkının tükenmesi hususunun da üzerinde durulması gerektiğini, bu bağlamda Özdilek markalı bir ürünün de davacının yetkili bayi olan Özgünaydın Havlu A.Ş. tarafından piyasaya sürüldüğü için davacının marka hakkı tüketilmiş, markayı taşıyan malların sonraki satışına, davacının müdahale hakkının ortadan kalktığını, bu sebeple huzurdaki davanın dinlenilmesinin mümkün olmadığını,

markanın tüketilmesi söz konusu olduğunda marka sahibinin reklam hakkı da tükendiğinden müvekkilinin davacıya ait markayı reklam amacıyla kullanmasının da herhangi bir engeli bulunmadığını, davacının iddialarının bu nedenle de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tabela kullanımı ile ürün satışında irdelenmesi gereken 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesinde "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır.

Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır." hükmünü içerdiği, 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesi uyarınca da marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sürülen ürünlerde artık marka hakkı tükenmiş olup bu mallarla ilgili filler marka hakkının kapsamı dışında kalacağı, hükümdeki "mallarla" ilgili fiiller ibaresi geniş anlaşılmakta olup bunun için sadece satış veya ihraç değil, mallarla ilgili reklam yapılması, broşür yayınlanması gibi fiillerin de girdiği,

bu çerçevede marka hakkının tükenmesinin yansıması olarak, marka sahibi malların başka firmalara satışına, başka firmaların marka sahibiyle aralarında bayilik ilişkisi olmasa bile bu ürünleri tekrar satışa arzetmelerine veya markayı taşıyan malların piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişilerin markayı malla ilgili reklamlarda kullanmasına karşı çıkamayacağı, dolayısıyla tükenme ilkesinin bir sonucu olarak marka sahibi tarafından ya da onun izni ile piyasaya çıkan malların ilk satışlarından sonra müteakip satıcılarca o malın reklamının yapılmasının mümkün olduğu,

davalının ÖZDİLEK Satış Noktasındaki gibi özdilek ibaresi kullanımının ve ürün satışının yukarıdaki ilke çerçevesinde incelenmesinde, davalı Türkiye'de marka hakkı tükenen ve davacının yetkili bayisinden aldığı ürünleri satışa arz etmekte olup bu satış kapsamında "Özdilek" ibaresi kullanımında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı "ÖZDİLEK Satış Noktası" kullanımında bayi ve distribütör olduğu yönünde bir açıklamada bulunmadığı gibi satışa sunduğu ürünlerin defolu veya taklit olduğu yönünde iddiayı ispatlayacak bir delil de dava dosyasında bulunmadığı,

dolayısıyla davalının sattığı ürünlerin markasını belirtmek veya orijinal ve defosuz ürünlerin reklam ve tanıtımını yapmak amacıyla "ÖZDİLEK" markasını kullandığının kabulü gerekmekte olup böylesi bir kullanım ise davacının marka hakkını ihlal etmediği,

zira davalının iş yerinde sattığı ürünler orijinal ''ÖZDİLEK" marka ürünler olup, ne bu ürünlerin tekrar satışa sunulmasını ne de yapılan tekrar satış işlemi nedeniyle "ÖZDİLEK" markasının kullanılmasını, markayı taşıyan ürünün değiştirilmesi ve kötüleştirilmesi olarak görülemeyeceğini, davalının iş yerinde satışa sunulan ürünlerin menşeini ve hazırlayanını göstermek ve satış yapmak amacıyla "ÖZDİLEK" markasını kullanması ticari hayatın gereklerine uygun dürüstçe bîr davranış olup bu kullanımların aynı zamanda 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesine göre marka hakkının tüketilmesi kapsamına da girdiği,

davalının iş yerindeki "ÖZDİLEK" markası kullanımı ve bayisi olmadığı halde "ÖZDİLEK" marka orijinal ürünler satması 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesi kapsamında kullanım olup herhangi bir marka tecavüzüne konu olmadığı, davalının www.ozdilekevi.com.tr. www.ozdilekevi.com biçimindeki alan adlarında ve facebook sayfasında "ÖZDİLEKEVİ" kullanımlarının davacı adına 2005 19840 markasından doğan haklara karıştırılma ihtimali yaratmak ve internette kullanmak suretiyle tecavüz ettiği, davacı markasının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu dikkate alınmak sureti ile manevi zarara uğradığı,

dava konusu markanın niteliğine, davacı markasının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu, tespit tarihine, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine göre mahkemelerince 3.000,00 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının davasının, davalının "Özdilek Satış Noktasında"ki gibi Özdilek ibaresini reklam ve tanıtım amaçlı kullanımının (tabela, totem, camekan,

broşür vb.) ve bayisi olmadığı halde "Özdilek" marka ürün satmasının davacı adına tescilli markalardan doğan haklara tecavüz teşkil etmediği anlaşıldığından marka tecavüzüne ilişkin talebinin reddine, davalının www.ozdilekevi.com.tr alan adlarına tecavüzü söz konusu ise de adres internet kullanımına kapalı olduğundan ve internet kullanımı da davadan sonra kapatıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalının www.ozdilekevi.com olan alan adına erişimin engellenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının, bilirkişilerin de kısmen tespit ettiği gibi “ÖZDİLEK” markalarına tecavüz ettiği, yetkili bayi izlenimi vermeye çalıştığı, bu kapsamda ve yoğun olarak www.ozdilekevi.com.tr, www.ozdilekevi.com, facebook ve twitter üzerinden kullanımlarının, dürüstçe bir kullanım olmadığı gibi, kasıtlı markaya tecavüzü fiilleri olduğunu, nitekim bu tecavüz fiillerinden “com.tr” uzantısını ODTÜ.nic.tr. alan adları yönetiminden kendilerinin sildirdiğini ve ".com” uzantısının engellenmesine de Mahkemenin karar verdiğini, dolayısıyla Mahkemenin,

kararları ile çelişkiye düştüğünü, dürüstçe kullanım için davalının tüm eylemlerinin, niyetinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markalarının bir kullanım çeşidinin tecavüz teşkil etmesinin, karşı tarafın dürüst, makul ve ticari bir kullanımın peşinde olmadığının göstergesi olduğunu, dosyada mevcut fotoğraflarda, tespitlerde görüldüğü gibi bu kadar yoğun şekilde, öne çıkarılarak ve vurgulanarak tescilli markaları “ÖZDİLEK” isminin haksız kullanımının, davalının kendi ismi olan “SERAL ÇEYİZ”in ise ancak bu kullanımlarda özel olarak arandığında bulunması karşısında,

ortalama tüketicinin hataya düşmemesinin söz konusu olamayacağını, temel mottosunun mal ve hizmetlerinde kalite ve tüketicide yarattığı güven üzerine kurulu global düzeyde ticari faaliyette bulunan müvekkili şirket için, piyasada bulunan mallarının sadece lisanslı/orijinal ürünler olması yeterli olmayıp, bu mal ve hizmetlerinin tüketiciye arzının kimler tarafından yapıldığı noktasında da yüksek ticari menfaatinin bulunduğunu, zira davacı şirketin, bu amaçla bayilik ve distribütörlük sözleşmelerini büyük bir titizlikle yürütmekte olup, olası tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek için çaba gösterdiğini,

bu açıklamalarla davacının tanınmış markasını “değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçla kullanımı” tehlikesini de önleme yetkisinin bulunduğunu, yerel mahkemenin kararında bu durumu değerlendirmeye tabi tutmadığını, Mahkemece tayin edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, davalının eylemlerinin yoğunluğu, müvekkili markasının Türkiye ve Dünya çapında tanınmışlığı karşısında belirlenen manevi tazminatın çok düşük olup, kanuni amacı gerçekleştirmediğini, tazminat miktarının arttırılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının aleyhe olan hükümlerinin kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; www ozdilekevi.com alan adına erişimin engellenmesine dair ve davacının talep etiği manevi tazminat taleplerinin kısmi kabulüne dair mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararda taleple bağlılık ilkesinin sınırlarının aşıldığını, davacının dava dilekçesi değerlendirildiğinde tecavüz iddiasını sadece müvekkilin “markanın tükenmesi kapsamında kalan” fiilleri üzerinden müvekkiline yönelttiğini, davanın temelinin müvekkilin “ÖZDİLEK” ibaresini reklam ve tabelaları üzerinde kullanması olduğunu,

dava dilekçesinin sonuç kısmında tecavüz iddiasının dayanağının, tabela, totem, camekan, broşür gibi vasıtalar üzerindeki kullanım olduğunu, bunun yanında davacının, dava dilekçesinde www.ozdilekevi.com.tr ve www.ozdilekevi.com alan adlarının kullanımının, tecavüz iddiasının dayanağı yapmadığını, sadece bu alan adlarının kapatılmasını talep ettiğini, yerel mahkemenin, davacının dava dilekçesindeki talepleri ile bağlı olduğunu,

bu sebeple davacının dava dilekçesinde tecavüz fiillerinin dayanağı yaptığı fiil ve eylemlerin tecavüz oluşturmadığından müvekkilinin dava dilekçesindeki iddialar kapsamında davacının markasına tecavüz etmediğinin açıklığa kavuştuğunu, bu sebeple manevi tazminattan da sorumlu tutulmaması gerektiğini, ancak alınan bilirkişi raporunun ve yerel mahkemece rapora uygun olarak verilen kararın, bu yönden açıkça hatalı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararın hüküm kısmının A bendinde, müvekkiline ait eylem ve fiillerin tecavüz teşkil etmediğini hüküm altına alındığını, ancak D bendinde müvekkilini manevi tazminatla sorumlu tuttuğunu,

bu durum açıkça çelişkili olduğunu, diğer yandan mahkemece verilen kararda alan adları ve facebook sayfası ile ilgili değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, tecavüz sayılmayan diğer kullanımlar gibi, alan adlarının müvekkili tarafından kullanımının da marka hakkının tükenmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu alan adlarının kullanımı sayesinde davacıya ait malların satıldığı ve bu itibarla davacıya müvekkilince kar sağlandığı,

alan adına erişimin engellenmesine yönelik hükmün yani C bendindeki kararın da bu yönden kaldırılması gerektiğini, dosyada davacının manevi zararına ilişkin bir kanıt bulunmadığı gibi tazminatın ne sebeple verildiğine yönelik bir gerekçeye de yer verilmediğini, davacının huzurdaki davayı açmasının ve tazminat talep etmesinin kötüniyetli bir girişim olduğunu, davacının müvekkil kallanımını sonlandırması için ihtar dahi göndermediğini ki ihtarın, tazminat talep etmenin de koşulu olduğunu, müvekkilinin davacıya yarar sağladığını, davacının üretmiş olduğu orijinal ürünlerin Eskişehir bölgesinde satışını artırdığını,

bilirkişi raporunda müvekkili şirkete atfedilen bir kusurun da bulunmadığını, müvekkilinin vermiş olduğu mahkemece de kabul gören bu fayda karşısında, bir de manevi tazminata mahkum edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının aleyhe olan kısımları yönünden kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markaları ile davalı kullanımı karşılaştırıldığında, davacı adına tescilli markalar “ÖZDİLEK” biçiminde iken, davalının kullandığı alan adları ve facebook sayfasının “ÖZDİLEKEVİ” biçiminde olduğu, davalı alan adı ve facebook sayfası kullanımında ”ÖZDİLEK” ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı,

ayrıca davalının sitesinde ve facebook sayfasında sunduğu farklı marka ürünlerin internet ortamında tanıtımının yapılması ve satılması hizmetinin, davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunduğu belirtilen sebeplerle davacı adına tescili ve asli esas unsuru “ÖZDİLEK" ibaresi olan markalar ile davalının “ÖZDİLEKEVİ” biçimindeki alan adı ve facebook sayfası kullanımları arasında seri marka biçiminde algılarıma veya ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimaline sebep olacak derecede benzerlik bulunduğu,

yine davalının “ÖZDİLEKEVİ” biçimindeki alan adını gören ortalama tüketicilerin, bu siteyi davacının sitesi sanması veya en azından davacıyla bağlantılı site sanması ihtimalinin bulunduğunun anlaşıldığı, öte yandan, "ÖZDİLEK” ibaresinin, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren, davacının sektöründe bilinen ana markası olmasının da etkisiyle, davalının “ÖZDİLEKEVİ” ibareli marka tescil başvurusunun davacının yaptığı itiraz sonucu reddedildiği dosya gelen kayıtlardan anlaşılmakla, davalının www.ozdilekevi.com.tr,

www ozdilekevi.com biçimindeki alan adlarında ve facebook sayfasında “ÖZDİLEKEVİ" kullanımlarının davacı adına 2005 19840 sayı ile tescilli markası ile karıştırılma ihtimati doğurduğu ve davalının internet sitesinde ve facebook sayfasındaki bu kullarımlarının 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamında davacıya karşı marka tecavüzü fiilinin gerçekleştiği, her ne kadar davalı tarafça davacının, dava dilekçesinde www.ozdilekevi.com.tr ve www.ozdilekevi.com adlarının kullanımını, tecavüz iddiasının dayanağı yapmadığını,

sadece bu alan adlarının kapatılmasını talep ettiğini, yerel mahkemenin, davacının dava dilekçesindeki talepleri ile bağlı olduğunu ileri sürmüşse de, davacı tarafça sadece bahsi geçen alan adlarının iptalinin talep edilmediği, ayrıca söz konusu alan adlarının siciden terkini-iptali ve erişimin engellenmesininde, markaya tecavüz nedeniyle talep edildiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, her ne kadar davalı vekilince manevi tazminat şartlarının oluşmadığı,

bu nedenle İlk Derece Mahkemesince manevi tazminata hükmedilmesinin haksız olduğu ileri sürülmüşse de, internet alan adları kullanımından dolayı markaya tecavüz tespiti yapıldığı ve erişim engellenmesine yönelik mahkemece karar verildiği, haksız fiilden dolayı bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının ise, manevi tazminat miktarının azlığına yönelik itirazı yönünden dosya incelendiğinde, manevi tazminat rakamının belirlenmesi,

hakimin takdir yetkisinde olup, bu yetki kullanılırken, olayın oluş şekli, ele geçen taklit ürün miktarı, ihlal süresi, sayısı, tarafların ekonomik ve sosyal konum ve durumlarının dikkate alınması gerektiği, dosyada mevcut delillere göre mahkemenin takdirinin yerinde olduğu Dosya kapsamına göre, marka tecavüzü sebebiyle zararı oluşturan eylemin niteliği, dava tarihi itibariyle paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdir edilen tazminat miktarında isabetsizlik olmadığından,

davalı vekilinin istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe olarak gösterilen 12.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının birinci fıkrasında, davalının "Özdilek Satış Noktası" gibi "Özdilek" ibaresinin reklam ve tanıtım amaçlı kullanımının ve bayisi olmadığı halde "Özdilek" marka ürün satmasının müvekkil şirket adına tescilli markalardan doğan haklara tecavüz teşkil etmediğinin belirtildiğini, bu görüşe katılmalarının mümkün olmadığını, hüküm kurulurken 08.09.2016 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde belirttikleri hususların dikkate alınmadığını,

bilirkişi raporunda ve mahkeme kararlarında 556 sayılı KHK'nın 13 üncü maddesinin hatalı değerlendirildiğini, hüküm kurulurken davalı şirkete ait www.ozdilekevi.com.tr, www.ozdilekevi.com internet siteleri ile facebook ve twitter hesaplarının dikkate alınmadığını, davalı şirketin bütün eylemleri birlikte değerlendirildiğinde tüketiciyi aldatmaya yönelik girişimlerde bulunduğu ve iyi niyetli olmadığının açık olduğunu, davalı şirketin marka tecavüzü konusundaki yoğun ve iyi niyetli olmayan eylemleri markanın tükenmesi ilkesiyle bağdaşmadığını,

bu nedenle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu, manevi tazminat yönünden, davalı şirket, hem işletmesinde hem de sahibi olduğu internet sitelerinde müvekkil şirkete ait marka olan "Özdilek" ibaresini sürekli olarak kullanıp vurguladığını, eylemlerinin yoğunluğu dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen kararda taleple bağlılık ilkesinin sınırlarının aşıldığını, davacının dava dilekçesi değerlendirildiğinde, tecavüz iddiasını sadece müvekkilin “markanın tükenmesi kapsamında kalan” fiilleri üzerinden müvekkiline yöneltildiğini ,davanın temelinin müvekkilinin “ÖZDİLEK” ibaresini reklam ve tabelaları üzerinde kullanması olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında tecavüz iddiasının dayanağı tabela, totem, camekan, broşür gibi vasıtalar üzerindeki kullanımlar olduğunu,

bunun yanında davacı dava dilekçesinde www.ozdilekevi.com.tr ve www.ozdilekevi.com alan adlarının kullanımını tecavüz iddiasının dayanağı yapmadığını, sadece bu alan adlarının kapatılmasını talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde tecavüz fiillerinin dayanağı yaptığı fiil ve eylemler tecavüz oluşturmadığından,

müvekkilinin huzurdaki dosyanın dava dilekçesindeki iddialar kapsamında davacının markasına tecavüz etmediğinin açıklığa kavuştuğunu, bu sebeple manevi tazminattan da sorumlu tutulmaması gerektiğini, ancak yerel mahkeme kararı doğrultusunda verilen istinaf kararının, bu yönden hatalı olduğunu, yerel mahkeme gerekçeli kararın hüküm kısmının A bendinde, müvekkile ait eylem ve fiillerin tecavüz teşkil etmediğini hüküm altına alındığını ancak D bendinde müvekkilinin manevi tazminatla sorumlu tutulduğunu, bu durumun açıkça çelişkili olduğunu,

mahkemece verilen yerel mahkeme kararında alan adları ve facebook sayfası ile ilgili değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, tecavüz sayılmayan diğer kullanımlar gibi alan adlarının müvekkil tarafından kullanımının da marka hakkının tükenmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dosyada davacının manevi zararına ilişkin bir kanıt bulunmadığı gibi, istinaf mahkemesi kararında manevi tazminatın ne sebeple verildiğine yönelik bir gerekçeye de yer verilmediğini. www.ozdilekevi.com alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesinin tek başına manevi tazminat sebebi olmadığını,

davacının huzurdaki davayı açması ve tazminat talep etmesinin kötü niyetli bir girişim olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının marka hakkına tecavüzün önlenmesi, www. ozdilekevi.com alan adına erişimin engellenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/926, K. 2023/4761, 7 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/926
Karar No
2023/4761
Tarih
7 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/930 K.2023/5317
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/954 K.2023/9058
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/957 K.2023/4833
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/962 K.2023/9936
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/967 K.2023/854
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/980 K.2023/4144

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.