KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1463 E., 2024/3733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi(İlk Derece
- Sayısı
- 2022/5 Esas, 2022/7 Karar
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili vekili Av. .... ile davalılar vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sorumluluğunda taşınan emtianın hasarlanması üzerine sigortalıya ödenen sigorta bedelinin tahsili amacıyla başvurulan hakem heyeti tarafından geçerli bir tahkim anlaşması bulunmadığı gerekçesi ile hakem heyetinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığına oy çokluğu ile karar verildiğini, oysa konişmentonun ön yüzünde yer alan "Çarter parti ile birlikte kullanılır" ve arka yüzünde yer alan "uygulanacak hukuk ve tahkim klozu dahil çarter partinin tüm hükmü konişmentoya dahil edilmiştir" klozları gereğince çarter partiye açıkça atıf yapılmış olduğundan, konişmento hamili ....
Ltd.'nin tahkim şartı ile bağlı olduğunu, bu nedenle aksi yöndeki hakem heyeti kararının iptali gerektiğini, tahkim şartının geçersizliğinin yalnızca konişmento hamili gönderilen ....Ltd. tarafından ileri sürülebileceğini, tahkim yoluna konişmento hamilinin halefi sıfatıyla sigortacı başvurduğundan, çarter partiye atıf yapılıp yapılmadığının önemi olmadığını, taşıyanın kendi hazırladığı çarter partide yer verdiği tahkim şartının geçersizliğini iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, hakem heyeti kararının bu sebeple iptali gerektiğini,
davalı tarafın benzer carter partilerin kullanıldığı başka olaylarda hukuk mahkemeleri nezdinde açılan davalarda tahkim itirazında bulunduğunu, tahkim davası açıldığında ise tahkim şartının geçersizliğini ileri sürdüğünü, çelişkili davranış yasağına aykırı ve kötü niyetli itirazı dikkate alındığında tahkim şartının geçersiz olduğuna karar verilmesinin haksız olup iptali gerektiğini, dava konusu taşıma kapsamında tek bir çarter parti düzenlendiğinden konişmentoda çarter partinin tarihine atıf yapılmasının gerekmediğini,
bu nedenle de hakem heyeti kararının iptali gerektiğini ileri sürerek hakem heyetinin 03.12.2020 tarihli kararının iptaline ve hakem heyetinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Bölge Adliye Mahkemesince (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) 20.04.2021 tarih, 2020/8 E. ve 2021/2 K. karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 22.09.2022 tarih, 2021/5125 E. ve 2022/6217 K. sayılı kararıyla 07.10.2018 tarihli konşimentonun ön yüzünde "çarter partiler ile birlikte kullanılacaktır" kaydının, arka yüzünde ise ''önyüzde tarihi belirtilmiş olan çarterpartinin tüm hüküm ve şartları, hak ve istisnaları, tabi olunan hukuk ve tahkim klozu da dahil olmak üzere bu suretle geçerli kılınmıştır'' ibaresinin yer aldığı görülmüştür.
Dosyada mübrez çarter partide ‘’OWISE TEMİZ GENCON 94+YUKARIDAKİ HÜKÜMLER+TAHKİM YERİ İSTANBUL, TÜRK HUKUKU GEÇERLİ, MÜŞTEREK AVARYA İÇİN LONDRA’DAKİ İNGİLİZ HUKUKU GEÇERLİ‘’ kaydı bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkimde görülmesi gerektiğine yönelik düzenlemenin bulunması halinde malın alıcısı konumunda olan dava dışı sigortalının da bu düzenleme ile bağlı olacağı, tahkim heyetince görülmesi gereken bir uyuşmazlıkta mahkeme yargısında görülebilmesinin tek istisnasının, yasal süre içerisinde “Tahkim İlk İtirazında” bulunulmaması olduğu,
geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığı halinde atanan tahkim heyetinin davanın esasına girmekten imtina edemeyeceği, dava dışı sigortalı alıcının, konişmentoyu ciro ile alıp, bunu ibrazla yükü teslim almada kullandığı anda, konişmentonun şartları ile de bağlanmış olduğu ve tahkim şartının taşıyanla yükleten arasında akdedilen çarter sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu, sigortalının üçüncü şahıs durumunda bulunduğu ve bu nedenle konişmentoda kararlaştırılan tahkim şartı ile bağlı tutulamayacağının düşünülemeyeceği, davacı sigorta şirketinin davasını konişmentoya dayandırdığı,
sigortalının taşınan malları teslim aldığına göre, konişmentoda yer alan tahkim şartı böylece gönderileni bağlayacağı gibi, halefiyet ilkesi uyarınca davacı sigorta şirketini de bağlayacağı, bir başka deyişle, konşimentonun arka yüzündeki atfın, taşıyanın konşimentodan doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümünü kabul ettiğini gösteren açık bir irade beyanı olduğu,
konşimento hamili/gönderilen sigortalı SPM'nin ise davalı taşıyanın çarter partiye koyduğu ve konşimento ile açık atıf yaptığı tahkim şartını kabul ederek dava konusu tahkim yargılamasını başlattığı, konşimentoya atıf yoluyla dahil edilen tahkim şartı ile bağlı olmadığını ileri sürme hakkını kanunkoyucunun esas itibariyle konşimento hamiline tanıdığı,
konşimento hamilinin bu tahkim şartı ile kendisini bağlı gördüğü takdirde, artık taşıyanın bizzat tanzim ettiği çarter parti ve konşimento hükümlerinde yer alan tahkim şartının geçersizliğini iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, öte yandan mahkemece 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun’un 1 inci ve 4 ncü maddeleri nazara alınarak, uyuşmazlığa konu tahkim kaydının yer aldığı navlun sözleşmesinin Türkçe olarak yapılmadığı, bu nedenle navlun sözleşmesinde yer alan tahkim kaydının geçerli olmadığı yönündeki değerlendirmede de isabet bulunmadığı,
zira her ne kadar taraflar Türk tabiiyetinde ise de, yukarıda taraflar için bağlayıcı olduğu kabul edilen Konişmento arkasında “Türkçe” ifadelerle tahkim sözleşmesinin varlığı karşısında, atıf yapılan “Çarter Parti” sözleşmesinde aynı ifadelerin “İngilizce” olarak yer almasının sonuca etkisinin olmadığının kabulü ile hakem heyeti tarafından işin esasına girilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirmeyle buna dair iptal davasının reddine karar verlmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve uyma kararı verilen Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeler dikkate alınarak, davalılar vekilinin bozma kararına uyulduktan sonra bilirkişi incelemesi yapılması talebi, tespiti istenilen hususların hukuki nitelikte olması ve uyma kararı ile davacı lehine kazanılmış hak oluşması gözetilerek reddi ile, bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda davanın kabulü ile davaya konu hakem heyeti kararının iptaline karar verilmiştir.
IV.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakem heyeti kararının isabetli olduğunu, iptal koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4686 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un hakem kararlarının iptaline ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1463, K. 2024/3733, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama