KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1472 E., 2024/8031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/663 Esas, 2021/751 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki asıl dava menfi tespit, birleşen dava alacak taleplerine ilişkin olup bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl dava yönünden temyiz itirazları reddedildiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve duruşma istemi olmaksızın asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili Avukat ... ve asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada, davalı ile arasında alım-satım akdi olduğunu ve satın alınacak malların bedelinin teminatını teşkil etmek üzere 1.400.000,00 TL tutarında teminat mektupları verildiğini, 49.700,00 TL henüz vadesi gelmeyen borçlarının bulunduğunu, ancak davalının tüm teminat mektuplarını paraya çevirmek istediğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... Dış Tic. ve Yatırım A.Ş. vekili, davalıya sarmaç ipi üretim hattı makine grubu ve “...” markasının satımı konusunda anlaşma yaptıklarını ancak davalının makine grubunu teslim almadığını, satış anlaşması sonrası makine grubunu çalıştırmadıklarını, bu nedenle üretim kaybına uğradıklarını, ayrıca aradan geçen sürede marka değerinin düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; marka değerinin düşmesi nedeniyle şimdilik 10.000,00 ABD Doları, kar kaybı nedeniyle şimdilik 20.000,00 ABD Doları ve makine satış bedeli nedeniyle de 354.000,00 ABD Dolarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada, davacı ile aralarındaki ilişkinin sadece mal alım-satımı olmadığını, davacıya bir adet sarmaç ipi üretim hattı makine grubu ile “...” markasının da satıldığını ancak bedelinin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili, taraflar arasında makine alım-satımı konusunda henüz nihai bir anlaşma yapılmadığını, ayrıca, davacının henüz ödeme için kararlaştırılan vade gelmeden teminatları paraya çevirmeye çalıştığını ve akdin bu nedenle kurulmadığını, zarar iddiasının da yerinde olmadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada davanın kabulüne dair evvelce verilen karara yönelik davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedildiğinden asıl davaya yönelik olarak yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davada davacının davasının kısmen kabulü ile,
davacının üretim hattı makina bedeli için talep ettiği 22.926,35 USD yönünden davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının üretim hattı makina satışı sonrası doğan alacağı için talep ettiği 53.012,18 USD müspet zararının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4a maddesi uyarınca faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının makinanın üretimden çekilmesinden kaynaklı olarak talep ettiği 20.000,00 USD'lik kısma ilişkin davasının reddine, davacının marka değerinin düşmesinden kaynaklı zarar olarak talep ettiği 10.000,00 USD'lik kısma ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava menfi tespit talebine ilişkin olup, birleşen dava alacak davasıdır.
2. İlgili Hukuk 1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci madde.
2.6098 sayılı Borçlar Kanunu 19, 125 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1472, K. 2024/8031, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama