İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1728 K.2024/1158

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Esas2023/1728Karar2024/1158Tarih15 Şubat 2024Okuma8 dk · 1.679 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/1728 E., 2024/1158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1100 Esas, 2022/2117 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.679 kelime·8 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, kabul edilen meblağ 108,779,43 reddedilen meblağ olan 112.543,57 TL 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince taraf vekillerinin duruşma isteklerinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının aldığı ihtiyati tedbir kararını icraya koyup müvekkilinin işyerindeki ürün ve araç - gereçleri toplattırdığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/155 E. sayılı dosyası ile de endüstriyel tasarıma tecavüzün meni ile tazminat davası açtığını, müvekkilinin de davalı adına tescilli 2000/008132 sayılı tasarımın hükümsüzlüğünü istediğini, mahkemece müvekkilinin talebinin kabulü ile anılan tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının ihtiyati tedbir kararı alırken ve müvekkiline karşı dava açarken kötü niyetli olduğunu,

müvekkilinin araçlarına el koyarak büyük zarara sebebiyet verdiğini, davalının tescil ettirdiği harcı alem tasarımın daha önceden piyasada yer aldığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, müvekkilinin dava dışı Özmusu Spor Ekipmanları Ltd.

Şti. ile 90.000 adet stadyum koltuğunun satışı konusunda anlaştığını, ancak davalının haksız olarak üretim araçlarına el koyması nedeniyle ürünlerin zamanında alıcıya teslim edilemediğini, böylece müvekkilinin cezai şart ödemekle yükümlü hale gelip bunu 10 taksitle ödemeyi taahhüt ettiğini, alıcı karşısında itibar kaybına uğrayan müvekkilinin adı geçen firmaya 9 ay boyunca indirimli satış yapmak zorunda kaldığını, ayrıca müvekkiline ait kalıplara el konulması sebebiyle kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek davacının uğradığı 211.323,00 TL zararın 04.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,

10.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescilli tasarıma dayalı haklarını kullanan müvekkili için haksızlığından ya da hakkını kötüye kullandığından söz edilemeyeceğini, tazminat davası açılabilmesi için harcı alem bir tasarımın bile bile ve kötü niyetle sahiplenilmiş olmasının gerektiğini, müvekkilinin tasarımının ise ancak ABD Patent Ofisi nezdinde çok uzun uğraşlar sonucu bulunan 1995 tarihli bir patent belgesinin ekindeki çizime dayalı hükümsüz kılındığını, müvekkilinin bu patent belgesindeki çizimleri bilemeyeceğini, davacının dahi hükümsüzlük davasında bu patent belgesine yeni ulaştıklarını ifade ettiğini,

davacının müvekkilinde 17 yıl boyunca üretim müdürlüğü yapan kişiyi ayartıp kendi bünyesine aldığını, davacının dayanak sözleşmesinin müvekkilini zarara uğratmak kastıyla kurgulandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli ve 2014/66 E., 2017/76 K. sayılı kararıyla dava konusu tribün koltuğunun kötü niyetli olarak tescili söz konusu olup olmadığına dair yapılan incelemede UEFA ve FİFA teknik şartnamedeki koltuklara ilişkin değerlendirme yapıldığında, tasarımın biçimine dair kesin bir tarif ortaya koymadığı, tasarımda olması zorunlu olan sınırlayıcı teknik özellikleri belirttiği, teknik şartnamelerle zorunlu kılınan özellikler tasarımcının özgün ve farklı bir tasarım üretmesine engel olmadığı, bu sebeple davalının tescil ettirdiği tasarımın harcıalem niteliğinin bulunmadığı,

davalının tasarımının tescil başvurusunda bulunulduğu 1999 tarihinden önce ABD'de 1995 yılında tescilli tasarım nedeniyle hükümsüzlük kılındığı göz önüne alındığında tescil tarihi itibariyle davalının ABD'de tescilli tasarımdan haberdar olduğunu gösterecek herhangi bir kanıt olmadığı gibi davalının bu tasarıma ulaşması da mümkün görünmediğinden tasarımı bilemeyeceği, davalının tasarımın tescilinde kötü niyetli olduğuna dair hukuki bir gerekçe bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin10.06.2020 tarihli ve 2017/4679 E., 2020/1004 K. sayılı kararıyla davalı şirketin, harcıalem bir ürünü tescil ettirerek, salt davalıyı zararlandırmak için hareket ettiği, yargı mercilerine başvurduğu, dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek hakkını kötüye kullandığı hususlarının ispatlanamadığı, Anayasa'da düzenlenen hükümler ile emsal kararda değinilen kriterler doğrultusunda, somut olayda davalının, tescilli tasarımına dayanarak yargı mercilerine başvurduğu ve yasal hakkını kullandığı sonucuna varıldığı, İlk Derece Mahkemesince sonuç itibarıyla davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü,

davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ancak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, kararın gerekçesi düzeltilmekle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.04.2022 tarih, 2020/5937 E., 2022/2993 K. sayılı kararıyla davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde adına tescil ettirdiği 2000/008132 sayılı endüstriyel tasarımın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/155 E., 2010/154 K. sayılı ilamı ile hükümsüz kılındığı ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı,

fikri mülkiyet haklarından doğan tazminat davaları kusura bağlı davalar niteliğinde olup uzun süredir ürettiği stadyum koltukları alanında uzman olan davalının, daha önceden ABD Patent Ofisi nezdinde tescilli bir patentle korunan stadyum koltuklarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadığını bilebilecek durumda olduğu halde sonradan hükümsüz kılınan tasarımına dayanarak davacı şirket hakkında 30.10.2009 tarihinde İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/36 D.

İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı alıp bu kararın 05.11.2009 tarihinde infazını ve hüküm kesinleşinceye kadar devamını sağlamak suretiyle davacının anılan ticaretini (koltukların üretimini) haksız olarak engellediği, bu halde kusurlu davranışı ile davacının zararına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacının bu nedenle uğradığı zararların tazminine kadar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamında işaret edildiği şekilde değerlendirme yapılarak davacının maddi tazminat istemi yönünden tespit edilen zararın tazmini amacıyla davanın kısmen kabulüne; dosyadaki deliller, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

98.799,43 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle.

9 aylık kar kaybı hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davalı 14.10.2009 tarihinde İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2009/36 Değişik İş sayılı dosya kapsamında tespit ve tedbir talebinde bulunarak müvekkilinin iş yerindeki tüm ürünlere, makine, araç ve kalıplara el koyulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, Mahkemenin bu tedbir kararından sonra İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararı verdiği tarih her ne kadar 27.07.2010 tarihinde olsa bile ihtiyati tedbirin kalktığı tarih ancak Ağustos 2010 ve kararın kesinleşmesi ile teminatın iadesinin alındığı tarih ise 06.02.2014 yılı olduğunu,

burada esasen tedbirin konulduğu tarih dikkate alındığında en az bir yıllık bir kar kaybı zararının hesaplanması gerektiğini, ayrıca gerek dava dilekçesi ekinde sunulan tüm faturalar, gerekse alınan ihtiyati tedbir kararı, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2009/30079 E. sayılı dosyası üzerinden Gaziantep 9. İcra Müdürlüğünün 2009/58 talimat dosyası altında uygulanarak uygulandığını,

stadyum koltukları kalıpları ile birlikte el konulduğuna göre Gaziantep 9. İcra Müdürlüğünün 2009/58 talimat dosyası altında müvekkil şirketin uğramış olduğu zararlar bu talimat icra dosyasındaki belgeler ile (tüm belgeleri sunulduğu halde) dikkate alınmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Bölge Adliye Mahkemesi kararında hiçbir gerekçe bulunmadığını, bozma ilamında, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devam ettiği hususunda maddi hata yapıldığını ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının da bu hata üzerine tesis edildiğini, bozma ilamının aksine hüküm kesinleşinceye kadar (yani 2013 yılına kadar) tedbirin infazının devam etmediğini, aksine tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı ek bilirkişi raporunda tespit edilir edilmez 27.07.2010 tarihinde tedbirin kaldırıldığını, müvekkilinin 21.04.2000 tarihinde tasarım başvurusu yaparken ABD’de tescilli patenti bilebilecek durumda olduğunu gösterir hiçbir kanıt olmadığını,

müvekkilinin tasarım başvurusu yaptığı 21.04.2000 tarihinde stadyum koltukları alanında henüz ciddi bir uzmanlığı bulunmadığını, davacının tazminat talepleri tamamen kurgudan ibaret olduğunu,davacının tazminat davasına dayanak olarak sunduğu ve müşterisi olan Özmusu Spor...Ltd.

Şti. firması ile akdettiği iddia edilen 01.06.2009 tarihli sözleşmede pek çok çelişki ve muvazaalı işlem olmasına rağmen bu hususlar incelenmeden karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın müşterisiyle akdettiğini iddia ettiği sözleşme esaslı unsurlardan yoksun ve muvazaalı olduğunu, davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi inceleme yapılarak davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi de hukuka aykırı olduğunu,

zira kapanış tasdiki yaptırılmamış defterler defter sahibi tacirin lehine ve uyuşmazlığın karşı tarafı diğer tacirin aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, 02.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda tazminat koşullarının oluşmadığı ve davacının basiretli tacir yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edildiğini, bu nedenle de davacı taleplerinin reddedilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmamış ise de Mahkeme kararında hükmolunan maddi tazminatın hesabına esas alınan kar kaybı ve sözleşme sebebiyle uğranılan zarar miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun olduğu değerlendirilmiştir.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1728, K. 2024/1158, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1728
Karar No
2024/1158
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/1744 K.2024/1454
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1745 K.2024/812
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/1755 K.2024/769
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1757 K.2024/1135
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1776 K.2024/2958
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1779 K.2024/2529

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.