KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1753 E., 2024/42 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/221 Esas, 2022/579 Karar
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
1- ... 2- ... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı banka nezdinde 07.08.1989 tarihinde 7.778,000,00 eski TL'lik (7,77 TL) vadesiz mevduat hesabı açtırdığını, kısa bir süre sonra bu paranın 7.500,000,00 eski TL'lik (7,5 TL) kısmını 3 aylık vadeli hesaba aktardığını, müvekkilinin yurtdışında yaşadığını, ülkeye gelişlerinde parasının vadeli hesapta işlediğini düşünerek hesabına dokunmadığını, parasını çekmek için bankaya müracat ettiğinde herhangi bir hesabı ve parasının olmadığının bildirildiğini, bankaya 03.12.2010 ve 07.02.2011 tarihli ihtarname çekildiğini, banka tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini,
hesap cüzdanını ekte sunduklarını, davalı tarafından cevap dilekçesi süresinde verilmediğinden zamanaşımı itirazlarını kabul etmediklerini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik bu paranın 10.000,00 TL'sinin bankalar tarafından 3 aylık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde; davacının müvekkil banka nezdinde 07.08.1989 yılında açtırmış olduğu 7.778.000,00 eski TL vadesiz hesabının 7.500.000 eski TL'sini 06.10.1989 tarihinde vadeli hesaba aktardığını, kalan faizli bakiye olan 357.423,00 TL'nin davacı tarafça çekilmesi sonucu vadesiz hesabının kapandığını, vadeli hesabına ilişkin olarak ise işlemiş faizi ile birlikte 7.531.264,00 TL'nin davacı tarafa ödenerek kapatıldığını, buna ilişkin dekontları ekte sunduklarını, hesap cüzdansız ödemeyi engelleyen bir kanuni düzenleme bulunmadığını,
son işlem tarihinin 1989 olması sebebiyle aradan yaklaşık 22 yıl geçtiği için alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait hesapların açılması ve kapatılmasına ilişkin talimat ve dekontların 10 yıllık saklama yükümlüğünün sona ermesi nedeniyle ulaşılmasının mümkün olmadığını, bunlara dair ekran görüntülerini ekte sunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 05.03.2013 tarih, 2013/40 E. ve karar sayılı kararı ile, vadeli mevduat hesabının 18.09.1989 yılında açıldığı ve aynı yıl içerisinde hesaptaki paranın çekilmesi suretiyle hesabın kapatıldığı, mevcut banka kayıtları ile belirlenmiş olduğu, banka ticari defter ve kayıtların azami saklama süresinin 10 yıl olduğu, bu nedenle kayıtlara ulaşılamadığı, hesabın açılmasından ihtarnamenin gönderilmesine kadar aradan yaklaşık 22 yıl geçtiği, bu süre içerisinde vadeli mevduat hesabının hiçbir işleme tabi tutulmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.05.2014 tarih, 2014/3257 E., 2014/9754 K. sayılı kararıyla, somut olayda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacı taraf, üzerinde 07.08.1989 tarihinde 7.778.000,00 TL (7.77 TL) para yatırıldığına dair ... işlem bulunan hesap cüzdanı sunduğu bu durumda davalı bankanın bu hesaptaki paranın hesap sahibine veya hesap sahibinin yetkili kıldığı bir kişiye ödediğini ispat yükü altında olduğunu, davalı bankaca sunulan hesap ekstreleri imzasız olması nedeniyle davacı bankanın bu ispat yükünü yerine getirdiği kabul edilemeyeceği gerekçesi ile karar bozulmuştur
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.06.2016 tarih, 2015/1343 E., 2016/0568 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın 17.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 12.12.2018 tarih, 2017/2268 esas ve 2018/7849 karar sayılı kararıyla, davanın bankaya yatırılan mevduatın tespiti ve iadesi istemine ilişkin olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 62 nci maddesi gereğince davalı bankanın mevduat sahibine hesapta bulunan parayı ödemekle yükümlü olup, talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde de ancak talep tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu olduğu, bu durumda, Mahkemece hesapta bulunan paranın güncellenmesinin yapılmasının doğru olmadığı, o halde, davacının hesabının vadeli vadesiz olup olmadığı incelenerek davacının talep ettiği tarihte ulaştığı miktar bulunup bu miktara talep tarihinden faiz işletilerek hüküm verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 22.980.48 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL'lik kısma 12.04.2011 tarihinden itibaren 12.980,48 TL'lik kısma 17.05.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belge saklama yükümlüğünün 10 yıl olduğunu, müvekkilin paranın hesaptan çekildiğine ilişkin dekontu 10 yıl saklayıp yükümlülüğü sona erdikten sonra imha ettiğini, davanın işlem tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde açıldığını, hesap açılmasına ve kapatılmasına ilişkin evrakların 10 yıllık süre dolduğundan bulunmadığını, sadece banka ekran görüntülerinin bulunduğunu, mahkemece zamanaşımının mevduat sözleşmesinin sona ermesinden itibaren başlayacağını belirtmiş ise de, hesabın kapatıldığı,
müvekkil banka ile mevduat ilişkisinin sona erdiğini, hesabın kapatıldığına dair ekran görüntüsünü mahkemeye sunduğunu, bir an için hesapta para olduğu düşünülse bile 10 yıldan fazla işlem görmeyen hesapların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, hesabının bilgisi dışında kapatıldığını ispatlayamadığını, hesaptan para çekilmesi için hesap cüzdanına ihtiyaç olmadığı, bu nedenle hesap cüzdanının ... başına delil teşkil etmediği,
18.09.1989 tarihli hesabın 06.10.1989 tarihinde kapatıldığı dikkate alındığında aradan 22 yıl geçtiği ve davanın zamanaşımına uğradığını, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zira davacının banka hesabına ne kadar yatırdığını bildiğini, davacının 2 kere talebini ıslah ettiğini, bozma kararından sonra ıslah yapamayacağı için kararın miktar yönünden bozulması gerektiği, bilirkişi raporunda faize faiz yürütüldüğünü ve faizin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bankaya yatırılan mevduatın tespiti ve iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1753, K. 2024/42, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama