KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1781 E., 2024/302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/376 Esas, 2022/922 Karar
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında, davalının maliki olduğu taşınmaz üzerine müvekkiline lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiğini, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceği inancı ile taşınmazdaki sabit yatırımlar intifa süresine isabet eden bedelden ödendiğini ancak anlaşma ve intifa süresinin Rekabet Kurulu Kararı nedeniyle öngörülen süreden daha erken bir tarihte sonlandığını,
gerçekleşen anlaşma süresine ilişkin olarak yapılan ödemelerin geçersiz kalan süreye isabet eden kısmının güncellenmiş değerinin ve davalı lehine ödenen terkin harcı ve masraflarının davacıya iadesinin gerektiğini ileri sürerek 175.172.62 TL'nin iktisap tarihinden işleyecek avans faizi ve KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmenin resmi bir makamın karar ve müdahalesi sonucu sona erdiğini ve davacı adına satış ve servis faaliyetinin gerçekleştirilmediğini, davacı taraf sözleşmeyi bu sebeple sona erdirdiğinden tazminat talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 15.02.2017 tarih, 2014/808 E., 2017/68 K. sayılı kararı ile taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında, davalıya ait taşınmaz üzerine davalı lehine 13.02.2002 tarihinde 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiği ve 96.000,00 TL intifa bedelinin 13.02.2002 tarihinde davalıya ödendiği, bayilik sözleşmesinin davacı tarafından Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı tebliği gereğince 18.09.2010 tarihinde feshedildiği, intifa hakkının ise 08.10.2010 tarihinde terkin edildiği,
15 yıl süreli intifa hakkının 08.10.2010 tarihinde terkin edilinceye kadar kullanıldığı, intifa hakkı 08.10.2010 tarihinde sona ermiş olmakla 13.02.2017 tarihine kadar geçerli olmak üzere tesis edilen intifa hakkı için ödenen bu bedelden intifa hakkının kullanılamayan süresine tekabül eden kısmının davacıya iadesi gerektiği bu tutarın 40.692.80 TL olduğu, davacının, bunun yanında, intifa hakkının terkini için ödediği,
3.579,67 TL terkin harcı ve masraflarını da davalıdan talep edebileceği, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinde davacı tarafça da ekonomik anlamda menfaat elde edildiğinden ve intifa hakkının tesis edildiği taşınmazın semerelerinden esas itibarıyla davacı tarafça faydalanıldığından davacının intifa bedelinin semerelerine ilişkin 126.375,09 TL’lık talebinin kabulüne yasal olanak bulunmadığı, bayilik sözleşmesine göre davacının yaptığını iddia ettiği sabit yatırım bedellerini geri isteyebilmesi için sözleşmenin davacı tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi,
ya da davalı bayi tarafından haksız olarak feshedilmesi gerektiği ancak somut olayda sözleşmenin davacı tarafından Rekabet Kurulu'nun tebliği gerekçe gösterilerek feshedildiği, sözleşme davalı tarafça feshedilmediğinden, davalının sabit yatırım bedelini iade etme yükümü bulunmadığı gerekçesiyle intifa bedelinin semereleri ve sabit yatırım bedellerine ilişkin istemlerinin reddine, diğer istemlerin kısmen kabulü ile 40.692,80 TL intifa bedeli ve çeşitli tarihlerde ödenmiş vergi tutarı 3.579,67 TL olmak üzere toplam 44.272,04 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm,
taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 29.05.2019 tarihli, 2017/3169 E., 2019/3587 K. sayılı kararı ile "davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin temyiz istemine gelince, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gereklerine riayet edilmediği, oysa bozma ilamına uyulmakla bu hususun davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu hale göre, Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği şekilde taşınmazda konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılıp bozma ilamında belirtilen hususlar konusunda tespit ve inceleme yapılarak,
davacı tarafından yaptırılan sabit yatırımların taşınmazın değerine bir artırım sağlayıp sağlamadığı tespit edilerek, davalının da yine aynı yerde aynı şekilde ticari faaliyetini sürdürmesi nedeniyle sabit yatırımların taşınmaza ve davalıya ekonomik katkısı olacağı kuşkusuz olup sabit yatırım bedellerinin dava tarihi itibariyle piyasa rayiç değerleri tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken eylemli direnme şeklinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda taşınmaz başında keşif icra edildiği, keşif neticesi hazırlanan raporda açıkça, Petrol Ofisi dönemini kapsayan intifa süresinde Asis Otomasyon Firması tarafından yapılan akaryakıt tankları ve bu tankların yeraltı mekanik tesisat ve elektrik kablolama işlerini kapsayan sabit yatırımların kullanılmadığı, taşınmaza ve davalıya ekonomik katkısının olmadığı, istasyon binasının yerinin değiştiği, saha betonunun yenilendiğinin belirtildiği, bu tespitlere göre, davacının davalıdan talep edebileceği sabit yatırım bedeli bulunmadığı,
davacının ödenen intifa bedelinin bakiye süreye tekabül eden kısmını ve terkin harç ve masraflarını ise davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.692,80 TL intifa bedeli ve çeşitli tarihlerde ödenmiş vergi tutarı 3.579,67 TL olmak üzere toplam 44.272,47 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, savunmaları dikkate alınmaksızın ve müvekkiline ait ticari defterler incelenmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, sadece davacı defterlerinin incelenmesine dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve Rekabet Kurulu'nun kararını öngörmesine imkan bulunmadığını, davacıdan almış olduğu tüm parayı uhdesinde tutmayıp istasyon için harcadığını, bu durumdan esasen davacı menfaat elde ettiğinden iadesi gereken bir tutar da bulunmadığını, davacının istasyona yaptığı yatırımın dönüşünü alıp almadığının da incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik ve intifa hakkı sözleşmesinin kararlaştırılan süreden önce sona ermesi sebebiyle bakiye süreye tekabül eden intifa hakkı ve sabit yatırım bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 77 nci v.d. maddeleri
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1781, K. 2024/302, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama