KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/213 E., 2024/2107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/828 Esas, 2022/795 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdindeki hebasından eski çalışanlarından muhasebe elemanı dava dışı ... ... tarafından fotokopi usulsüzlükleri ile toplam 33 adet EFT talimatı ile toplam 198.663,00 TL'nın çeşitli kişilere aktarıldığını, davalının basiretli davranmayarak ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek teyid almadan iş emri ve talimatların aslını istemeden anılan faks talimatları ile işlem yaparak, davacının zarara uğramasına neden olduğunu, ceza davasının derdest olduğunu ileri sürerek 198.663,00 TL'nın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; faks çıktısından sahteciliğin anlaşılamayacağını, imzaların görünüşte orijinal olduğunu, talimat asıllarının sonradan bazılarının gönderilmediğini, elemanını kontrol etmeyen davacının da sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 01.07.2008 tarih ve 2002/835 - 2008/353 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2010 tarih, 2008/11593 E. 2010/6191 K. sayılı kararıyla protokolün sadece bir kısmı ile ilgili Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin konusu olan borç ile yine protokol kapsamındaki borçlardan biri olan iş bu dava konusu borcun farklı borçlar olduğu da gözetilerek, Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilamının kesinleşmesinin beklenilmesi, bu haliyle kesinleşirse sadece o ilamın konusu olan borcun fiili ödeme ile sona ereceğinin düşünülmesi, iş bu dava için kesin delil olmasa da sadece güçlü bir delil olabileceğinin değerlendirilmesi,
o ilamın esastan bozulması halinde, güçlü delil niteliği de kalmayacağından ve esasen protokol, diğer hukuk davalırının konusu borçları da kapsadığından diğer davaların sonuçları üzerinde de durularak, bilirkişi ayrık görüşünde yer alan yasa maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan ilamın kesinleşmediği ve protokolün ödeme ve devir koşuluna bağlandığı gözden kaçırılmak suretiyle, aksi yöndeki gerekçelerle hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hesabından dava dışı ... ...'un gerçekleştirdiği usulsüz EFT işlemlerinnin toplam tutarın bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere 580.812,00 TL olduğu, 23.12.2003 tarihli devir ve temlik sözleşmesi ile aynı tarihli sulh ve ödeme protokolüne göre 150.000,00 TL' karşılığı hisse devrinin gerçekleştirildiği, yine 144.000,00 TL ödemenin yapıldığı, davacı ile dava dışı çalışanı ... ...'un imzaladığı sulh ve devir protokollerinde ödemelerin hangi bankadan yapılan usulsüz EFT'lere ilişkin olacağına dair bir düzenlemenin olmadığı,
dolayısıyla ödemelerin zarara oranlanması gerektiği, toplam 580.812,19 TL lik zarar tutarının %50,62 oranında (294.000,00 / 580.812,19) karşılandığı, söz konusu ödeme ile davalı bankanın da %50,62 oranında borcundan kurtulacağı, davalı bankada yapılan usulsüz EFT miktarının 198.663,00 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafından 7.500,00 TL'lik EFT talimatının aslı olduğu ve mahkemeye sunulduğu beyan edilmiş ise de dosya kapsamında asıl evrakın olmadığı, suretinin sunulduğu, davalı bankanın %50 oranında sorumlu olduğu ve buna göre davalı bankanın sorumlu tutulabileceği 99.331,50 TL'lık borcun %49,38'inin henüz ödenmediği,
davalının 99.331,50 TL'nin %49,38'ini oluşturan 49.049,89 TL asıl borçtan sorumlu olacağı, davacı tarafından yapılan ödemelerin faizden mahsubu gerektiği yönünde itirazlarda bulunulmuş ise de İstanbul 27. İş Mahkemesinin 2018/195 E. ve 2020/290 K. sayılı dosyasında protokolün iptali ile birlikte haksız EFT işlemlerini gerçekleştiren ... ... hakkında sulh protokolüne göre yapılan ödemeleri asıl borçtan düşerek bakiye tutar üzerinden talepte bulunduğu ve bakiye tutar olan 286.812,00.TL'nin 29.01.2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği ve hükmün de kesinleştiği,
bu nedenlerle protokol iptal edilmekle birlikte davacının ödeme tutarınca asıl borcun sona erdiğini kabul ettiği sonucuna ulaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile 49.049,89 TL’nin 29.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, ...'ın yaptığı ödemenin asıl alacaktan düşülmemesi gerektiğini, ödemenin faiz ve fer'ilerden düşülmesi gerektiğini, sulhün feshi davasındaki talebin bu dava için bağlayıcı olmayacağını, faizin her bir havale tarihi esas alınmak sureti ile belirlenmesi gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı yazıldığını, protokol geçersiz olduğu için ödemelerin haricen yapılan ödeme olarak kabulü ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğini, mahkemece yapılan hesap tekniğinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kooperatif yetkilileri ve denetçiler hakkında verilen ibra kararının müteselsil sorumluluk ilkeleri gereği müvekkili açısından da geçerli olduğunu, zaman aşımının söz konusu olduğunu, 29.01.2002 tarihli havale dekontunun aslının bulunduğunu, hisse devri sureti ile yapılan ödemenin 155.000,00 TL olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin esas alınması gerektiğini, ...'ın protokolle faiz ödemesinden kurtulduğunu, dolayısıyla faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avans faizine değil olsa olsa yasal faize hükmedilebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının çalışanı ... ... tarafından hazırlanan sahte EFT talimatlarının davalı bankaya fakslanması üzerine davalı ...'nca talimatların asıllarını istemeden davacı hesabından üçüncü kişilere yaptığı havaleler nedeniyle davacının uğradığı 198.663,00 TL zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu 99 ve devamı.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek değerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/213, K. 2024/2107, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama