KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2540 E., 2023/5568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2020/61 Esas, 2021/444 Karar
- Dava tarihi
- 30.07.2012
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilinin, istenildiği an paralarının geri verileceği taahhüdü ile davalı şirkete para yatırdığını, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkinin bir ödünç para verme ilişkisi olduğunu, müvekkiline verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi ile hisse senedi devrinin mümkün olmadığını ileri sürerek davacı ile davalı şirket arasında kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, davacıdan tahsil edilen 25.564,59 euro (50.000,00 DM) karşılığı 57.182,87 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının davalı şirkete ortak olduğunu, payların ortaklık pay defterine kaydedildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitine, 50.000,00 DM (25.564,62 euro) karşılığı 56.464,58 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.12.2022 tarihli ve 2022/721 E., 2022/9535 K. sayılı kararıyla, davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 2000 yılında şirkete para yatırdığı,
buna karşın eldeki davanın 2012 yılında 7.5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili; davalının zamanaşımı nedeniyle sorumluluktan kurtulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık taşıdığını, kötü niyetin korunmaması ilkesi ile bağdaşmadığını, hileli eylemlerde bulunan davalının zamanaşımından faydalanamayacağını ileri sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2540, K. 2023/5568, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama