İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2656 K.2023/5017

Taraflar arasındaki tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece, asıl davada bozma kapsamı dışında kalan talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer taleplerin reddine, birleşen 2014/381 E. sayılı dosyada…

Esas2023/2656Karar2023/5017Tarih18 Eylül 2023Okuma10 dk · 1.984 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2656 E., 2023/5017 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2023
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/213 Esas, 2020/504 Karar
Hüküm
Ret, kabul, kısmen kabul, karar verilmesine yer olmadığı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.984 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece, asıl davada bozma kapsamı dışında kalan talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer taleplerin reddine, birleşen 2014/381 E. sayılı dosyada ihalelere girememekten kaynaklanan kar mahrumiyetine ilişkin davanın kabulüne, diğer taleplerin reddine, birleşen 2016/212 E. sayılı dosyada davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/494 E. sayılı dosyada davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce asıl davada, birleşen 2014/381 E. sayılı davada ve birleşen 2016/494 E. sayılı davada verilen hükümlerin onanmasına, birleşen 2016/212 E. sayılı davada verilen hükmün davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir.

Taraf vekilleri tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı Bankadaki hesabına bağlı olarak çek karnesi aldığını, müvekkili şirketin hesap açıldığında ve hesaptan işlem yapılırken müvekkili şirket yetkilileri ve ortaklarıyla ilgili her türlü değişiklikleri derhal davalı Bankaya bildirdiğini, yine müvekkili şirket yetkililerinin geçerli imza örneklerinin de derhal bankaya bildirildiğini, ayrıca kendi rızası dışında elinden çıkan çeklerin de bankaya bildiriminin yapılarak kanun gereği ödemeden men talimatlarının verildiğini, buna rağmen davalının yetkisiz kişi tarafından keşide edilen çekler hakkında karşılıksız olduğundan bahisle işlem yaptığını,

bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek uğradığı bütün maddi zararlar karşılığı 15.000,00 TL’nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 22.05.2009 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini açıklayarak ihalelerin bitmesi ve yenilenememesinden kaynaklanan işçi çıkarmaları sebebiyle açılan işçi tazminat davalarına yapılan ödemelerden dolayı uğranılan zarar karşılığı olarak 1.000,00 TL, müvekkilinin banka kredisi,

teminat kredisi ve diğer borçları kapatabilmek için piyasa rayiç bedeli altında satılan taşınmazlardan dolayı uğranılan zarar karşılığı olarak 1.000,00 TL, teminat alınamaması, ipoteklerin serbest bırakılmaması, haksız olarak çeklerin arkasının yazılması sebebiyle başka bankalardan da teminat alınamaması ve ticari kredinin kapatılması sebebiyle şartnameleri alındığı halde ya da müvekkil şirket uhdesinde olduğu halde girilemeyen ihalelerden dolayı uğranılan kar kaybı karşılığı 8.000,00 TL,

müvekkili şirketin uhdesinde olan ihalelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmek ve içine düşülen ödeme güçlüğü ile darboğazı aşmak için idarelerden oluşan hak ediş alacaklarının temlik verilmesi zorunda kalınmasından dolayı uğranılan zarar karşılığı olmak üzere 5.000,00 TL talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen 2014/381 E. sayılı dosyada benzer iddialarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL ihaleler sebebiyle uğranılan zarar ile 3.000,00 TL muhtelif kamu cezaları sebebiyle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.

3.Davacı vekili birleşen 2016/212 E. sayılı dosyada, temlik edilen hakedişler sebebiyle asıl davada talep edilen 5.000,00TL’ye ek olarak 16.023,52 TL, muhtelif kamu cezaları sebebiyle birleşen davada talep edilen 3.000,00 TL’ye ek olarak ayrıca 81.200,38 TL, ihalelere girememe sebebiyle asıl davada talep edilen 8.000,00TL ve birleşen davada talep edilen 10.000,00TL’ye ek olarak ayrıca 11.678.732,75 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

4.Davacı vekili birleşen 2016/494 E. sayılı dosyada, taşınmazların rayici altında satımı sebebiyle asıl davada talep edilen 1.000,00 TL’ye ek olarak ayrıca 9.012.400,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 09.10.2012 tarihli ve 2011/353 E., 2012/518 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazların rayicin altında satımı sebebiyle 1.000,00TL, temlik edilmek zorunda kalınan hakedişler sebebiyle 5.000,00 TL ve ihalelere katılamama sebebiyle 8.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, işçilik alacakları sebebiyle oluşan zarar talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 30.10.2013 tarihli ve 2013/782 E., 2013/19080 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacının delil listesinde belirttiği taşınmazların celp edilen tapu kayıtları ve bu taşınmazlara ilişkin olan satış sözleşmelerinden, taşınmazların davacı şirketle ilgisinin anlaşılamadığı,

tapu kayıtlarında malik olarak kayıtlı olan ve bunlara ilişkin satış sözleşmesinde yer alan tarafların davacı şirket dışındaki gerçek kişiler olduğu ayrıca davacı bu taşınmazların rayiç bedel altından satıldığını ileri sürdüğüne göre bunun tespiti açısından mahallinde keşif yapılıp taşınmazların değeri belirlenerek davacının bu yöndeki isteminin değerlendirilmesi gerektiği, davacının davalı Bankanın eylemi sebebiyle düştüğü maddi sıkıntıdan kurtulmak amacıyla başka kurumlardan olan hak edişlerini temlik etmesi sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olarak bu hususta delil gösterdiği ve Mahkemece celp edilen dava dışı Doruk Sos.

Hiz... Ltd.

Şti.'ye ait Finansbank Kızılay Şubesi'ndeki hesap hareketlerinin incelenmesinde, davacı adına bu şirkete Ziraat Bankası aracılığıyla 84,00 TL havale edildiği anlaşılmakta olup bu ödemenin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, dosyada davacının hangi hak edişinin, kime temlik edildiği hususunda bilgi ve belge bulunmadığı, bu itibarla Mahkemece anılan hususlar araştırılmadan davacının bu yöndeki isteminin kabulünün doğru olmadığına işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından çift imza ile keşide edilmesi gereken çeklerin tek imza ile keşide edilmesine rağmen, davalı banka tarafından gerekli araştırma yapılmadan karşılıksız işlemine tabi tutulması ve bu hususun Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, ihalelere girememekten kaynaklanan zararının toplam 7.295.984,98 TL olduğu,

kabul edilen ve onanan kısım haricindeki miktarların birleşen davalarda davalıdan tahsili gerektiği, davacı asıl davada ve birleşen davalarda onanmayan talepleri olan uğranılan zararı kapatabilmek için rayiç bedel altında satılan taşınmazdan dolayı uğranılan zarar nedeniyle ödeme güçlüğü ve darboğazı aşmak için hakedişlerin alacaklılara temlik edilmesi nedeniyle uğranılan zarardan dolayı, birleşen davalarda ise darboğaza girilmesi nedeniyle SGK ve vergi yükümlülüklerinin yerine getirilememesi nedeniyle uğranılan zarar nedeniyle tazmin talebinde bulunmuş ise de anılan zararların tazminine yönelik şartların oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada;

işçi çıkarma nedeniyle ödenen tazminatlardan kaynaklanan zarar tahsili için 1.000,00 TL talepli açılan dava ile ilgili verilen red kararı, ihaleye girememekten kaynaklanan 8.000,00 TL kâr mahrumiyetine ilişkin kabul kararı Yargıtayca onanmakla bu talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının meydana gelen zararları karşılamak için tapuda kayıtlı taşınmazların rayiç değer altında satışından kaynaklanan zarar ve hakediş alacaklarının temliki nedeniyle uğranılan zararlar için açılan davaların reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/381 E. sayılı dosyada;

davacı şirketin ihalelere girememekten kaynaklanan kâr mahrumiyetine ilişkin davasının kabulü ile 10.000,00 TL kâr mahrumiyetinin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının bu davadaki diğer taleplerinin reddine, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/212 E. sayılı dosyada ihalelere girememekten kaynaklanan kâr mahrumiyetine ilişkin davanın kısmen kabulü ile 7.277.984,98 TL kâr mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,

birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/494 E. sayılı dosyada açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairemizin 29.09.2022 tarihli ve 2021/275 E., 2022/6442 K. sayılı kararıyla bozma kapsamı dışında kalan hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli olup asıl davada, birleşen 2014/381 E. sayılı davada ve birleşen 2016/494 E. sayılı davada verilen hükümlerin onanmasına, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutan davacının gerçek zarar kalemlerini öğrendikten sonra ikinci davayı açmasında hiçbir beis bulunmadığı,

ne var ki aynı konuda üçüncü kez dava açarak davalıyı icapsız yere her dava dosyası için ayrı vekalet sözleşmesi yapmak zorunda bırakmak, ilave yargılama giderine yol açmak, gereksiz yere emek ve mesai harcamasına sebebiyet vermek, mahkeme erişim hakkının kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gereken, "yargısal taciz" (TDK Sözlük: taciz yıldırma, tedirgin etme) mahiyetinde olduğu,

diğer yandan en ziyade iki davaya konu olabilecek uyuşmazlıkların zincirleme davalara konu yapılması usul ekonomisi ilkesini de ihlal niteliği taşıdığından birleşen son davanın (Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/212E. sayılı dosyası) usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisin doğru olmadığından hükmün bu nedenlerle bozulmasına, taraf vekillerinin birleşen 2016/212 E.sayılı dosyaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili; bozma sebebi olarak gösterilen "mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanılması" durumunun somut olayda bulunmadığını, fazlaya dair haklarını saklı tutarak kısmi ve ek davalar açmakta müvekkilinin hukuki yararı bulunduğunu, objektif iyiniyet kurallarına aykırı davranılmadığını, hak arama hürriyetinin Anayasa ile güvence altına alındığını, bozma ilamında "yargısal taciz" olarak yorumlanan durumun sadece ikinci kez ek dava açılması olduğunu, ilk bozma kararı sonrası müvekkilinin zarara uğradığının ve tazminat talebinin haklılığının kesinleşmiş olmasına istinaden birinci ek davanın açıldığını,

o dönem henüz alacak miktarına ilişkin kesin bir hesaplama yapılmadığından ve davalı tarafın kusurlu eylemi nedeniyle ciddi bir ekonomik dar boğaza girmiş olan şirketin yüklü miktarda harç ödemesi o aşamada mümkün görünmediğinden kısmi dava açma yoluna gidilmek zorunda kalındığını, sürecin zamanaşımı bakımından sıkıntılı bir hale gelmesi üzerine yine davacı tarafından temin edilen uzman görüşündeki hesaplama dikkate alınarak hak kaybına uğramamak için kalan tüm alacak için ikinci ek dava açıldığını,

bu sırada devam eden yargılamanın ne kadar süreceğini öngörmek mümkün olmadığından ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları birbiri ile çelişki arz ettiğinden aynı dosyada o aşamada ıslah hakkını kullanmanın davacıdan beklenemeyeceğini, nihai kararın açılan 2. ek davadan 4 yıl sonra verilebildiğini, 2. ek davanın açılmaması halinde yargılama sürelerinin uzunluğu nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğrayacağını, bu durumda açılan 2. ek davanın dürüstlük kuralına aykırı olarak nitelendirilemeyeceğini,

bozma sebebi olarak gösterilen üçüncü kez dava açarak davalıyı icapsız yere her dava dosyası için ayrı vekalet sözleşmesi yapmak zorunda bırakmak ve ilave yargılama giderine yol açmanın somut olayda gerçekleşmediğini, davalı tarafın temyiz dilekçesinde ek davaların dürüstlük kuralına aykırı olduğu,

bu nedenle zarara uğranıldığına dair bir iddia ve temyiz nedeni bulunmadığını, bozma sebebi olarak gösterilen, usul ekonomisi ilkesinin ihlal edildiği iddiasının somut olayda gerçekleşmediğini, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/212 E. sayılı dosyasına konu davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, anılan dava dosyası ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/381 E. sayılı dosyasında, 24.04.2008 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle karar düzeltme talep etmiştir.

2.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili katılma yoluyla karar düzeltme dilekçesinde.

Dairenin 30.10.2013 tarihli ilamında onama hükmü bulunmadığını, 2014/213 E. sayılı dava ve Ankara 4. Ticaret Mahkemesinin 2014/381 E. sayılı dava dosyasında davacının kar mahrumiyetine ilişkin maddi ve somut bir tespit yapılmadığını, davacının ticari defterlerini ibraz edemediği halde varsayıma dayalı olarak bir zarar tespiti yapıldığını, davacının aslında çekleri ödemekten kurtulmak için şirket müdürünü değiştirdiğini, davacının kendi şirket müdürünün eylemi nedeniyle zarara uğramasının müvekkili bankanın eylemi ile arasındaki illiyet bağını kestiğini,

davacının kendi elemanının kusuruna dayanması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi kapsamında tazminatta indirim yapılması gerektiğini, asıl dava ve birleşen Ankara 4. Ticaret Mahkemesi 2014/381 E. sayılı dava açısından temyiz taleplerinin kabulü ile kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davacının tazmini gereken zararı bulunup bulunmadığı, zarar kalemleri ve miktarı, ek davaların açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı ve usul ekonomisi açısından ihlal sayılıp sayılmayacağı, kabul edilen tazminat kalemleri bakımından faiz başlangıcının ne olması gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 375,10 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalı ...Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

Aşağıda yazılı bakiye 750,20 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İkiden fazla kısmi dava açılmasını engelleyen herhangi bir Anayasa ve Yasa hükmü yoktur. Tam aksine "adil yargılanma ve hak arama özgürlüğü" kapsamında Devletin aktif tavır olarak dava açma işleminde vatandaşın önüne çıkan engelleri kaldırma yükümlülüğü vardır. Açıklanan bu nedenle davanın esasının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan usulden bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2656, K. 2023/5017, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen Karar
  7. B. Bozma Kararı
  8. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. IV. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Yargıtay Kararı
  12. V. Karar Düzeltme
  13. A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
  14. B. Karar Düzeltme Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2656
Karar No
2023/5017
Tarih
18 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2656 K.2023/3050
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2656 K.2023/12885
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2657 K.2023/4321
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2658 K.2023/12884
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2659 K.2023/6930
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2659 K.2023/12883

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.