KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2708 E., 2024/5709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/466 Esas, 2023/204 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/14 E., 2021/98 K.
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Cebe Maden Amb. İnş. San. Tic.
A.Ş.'nin müvekkili bankadan ticari kredi ve ticari kredi kartı kredileri kullandığını, diğer davalıların kullanılan kredilere müteselsil kefil olduklarını, kullanılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini, ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/4409 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip dosyasında asıl borçlu davalı ile müteselsil kefillerin Ana İnşaat Ve Malzemeleri San. ve Tic.
Ltd. Şti. ve ...'ın takip çıkışının tamamından sorumlu olduğunu, diğer müteselsil kefil olan davalı ...'ı ise sözleşmelere uygun olarak business kartı ve bunun ferilerinden (51.496,71 TL'lik takip çıkışından) sorumlu tutulduğunu, davalıların söz konusu borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından 05.04.2019 tarihinde müvekkili Cebe Maden Ambalaj İnşaat San. ve Tic.
A.Ş. aleyhine Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2019/4629 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapıldığını, yine aynı gün davacı banka tarafından müvekkili aleyhine Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/4409 E. sayılı dosyası ile 348.105,36 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi yapıldığını, süresi içinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili Cebe Maden Ambalaj İnşaat San. ve Tic.
A.Ş.'nin hem asaleten hem de kefaleten davalıya olan borçlarının tamamının grup şirketleri olan Ana İnşaat ve Malz. San. ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından verilen ipotek ile teminat altında olduğunu, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü 2019/4409 E. sayılı dosyasında mevcut takip talebi ve ödeme emri ve ekleri incelendiğinde bu dosyanın Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü 2019/4629 E. sayılı ipotek dosyası ile aynı alacağa ilişkin olarak yapılan icra takibi olduğunu, her iki takibe dayanak teşkil eden genel kredi sözleşmesinin ve kat ihtarının aynı olduğunu,
müvekkili aleyhine yapılan ve dava konusu edilen Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/4409 E. sayılı takibin kamu düzenine ilişkin emredici kanun maddesi olan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesine aykırı olduğunu ve davalıya bu takip sebebiyle herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek öncelikle rehne başvuru şartı gerçekleşmeden yapılan Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü 2019/4409 E. sayılı dosyası nedeniyle tüzel kişi şirketlerin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklı tarafından aynı kredi sözleşmesinden dolayı, davalı Cebe Maden Ambalaj ... Tic.
A.Ş. aleyhine aynı gün hem ilamsız icra takibi hem de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış olup belirtilen yasa hükmü gereğince alacaklı davacının öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapması gerektiği, bu yolla alacağın temin edilememesi halinde ilamsız icra takibi yoluna başvurulması gerektiği, bu nedenle bu davalı açısından davaya konu ilamsız icra takibinin bu aşamada yapılamayacağı, davanın davalı Cebe Maden Ambalaj ... Tic.
A.Ş. yönünden reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafından davalı asıl borçlu Cebe Maden Ambalaj ... Tic.
A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davalı kefillerin kefalet limitlerinin 600.000,00 TL olduğu, sözleşme kapsamında davacının davalı asıl borçluya taksitli kredi, bireysel cari hesap kredisi, kredili mevduat hesabı kredisi ve kredi kartı kullandırdığı, asıl borçlunun kredi taksitlerini ve devre sonu faizleri ile kredi kartlarının iki dönem üst üste asgari tutarlarının ödenmemesi üzerine kredi hesabını 28.12.2018 tarihinde kat edildiği, verilen sürede kredi borcunun davalı kefillerce ödenmediği,
kat ihtarının borçluların sözleşmede bankaya bildirdikleri adrese tebliğ edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacının davalı kefiller aleyhine ilamsız takip yoluna başvurduğu, takipte kredi kartı dışındaki alacaklar için talep edilen temerrüt faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, ancak kredi kart borcu için talep edilen faiz oranının Merkez Bankasınca yayınlanan oranlara göre yüksek olduğu, kredi kart faizinin %31,80 oranında olması gerektiği, bilirkişi raporunda ayrıntılı belirtildiği üzere ve istenilen fazlaya karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı Cebe Maden Ambalaj İnş.
San. Tic. A.Ş. yönünden reddine, davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılar Ana İnş. Mal. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... yönlerinden kısmen kabulü ile bu davalıların Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/4409 E. sayılı dosyasında 308.178,91 TL asıl alacak (davalı ... 46.991,76 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile), 34.900,56 TL faiz (davalı ... 4.121,11 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile), 1.745,03 TL BSMV (davalı ...
206,06 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile), 980,25 TL masraf (davalı ... 177,78 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile), 186,30 TL noter masrafı (davalı ... sorumlu değil) toplam 345.991,05-TL'lik (davalı ... 51.496,71 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) bu davalıların takibe yaptıkları itirazın iptali ile bu davalılar yönünden takibin yukarıda belirtilen bedeller üzerinden devamına, asıl alacağın 52.366,68 TL'sine yıllık %31,80 (davalı ...
46.991,76 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile), bakiyesine ise yıllık %46,80 temerrüt faizi uygulanmasına, devamına karar verilen asıl alacağın %20'si oranındaki 61.635,78 TL icra inkar tazminatının (davalı ... 9.398,35 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılar Ana İnş. Mal. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Cebe Maden Ambalaj Tic.
A.Ş. yönünden davanın reddi kararının hatalı olduğunu, asıl borçlu şirket yönünden kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine öncelikle Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2019/4629 E. sayılı takip dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, bu takibin ardından Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2019/4409 E. sayılı takip dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatıldığını, önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılıp takip dosyası rehin açığı belgesi ile sonuçlandırılmadan ilamsız icra takibi yapılamayacağına ilişkin gerekçenin yargısal içtihatlara aykırı olduğunu,
asıl davalı yönünden de davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, ayrıca diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabul kısmen ret kararının da eksik incelemeye dayalı olduğunu, müvekkilinin alacaklarının 348.105,36 TL üzerinden kavuşması gerektiğini, uygulanması gereken temerrüt faizinin %33 olarak belirlenmesi gerekirken %31,80 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı yönünden davalı asıl borçlu şirketin de sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı asıl borçlu Cebe Maden Amb.İnş San Tic. A.Ş. arasında 28.01.2016 tarihli 100.000,00 TL ve 13.12.2016 tarihinde 500.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduğu, davacı banka ile davalı Cebe Maden Amb.İnş San.
A.Ş. arasında 28.01.2016 tarihli 100.000,00 TL ve 13.12.2016 tarihinde 500.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, davalılar Ana İnşaat ve Limited Şirketi ile ...'ın her iki sözleşmede aynı limitle, davalı kefil ...'ın ise 28.01.2016 tarihli sözleşmede 100.000,00 TL limitle kefaletinin bulunduğu, asıl borçlu şirkete davacı banka tarafından taksitli ticari kredi ile BCH kredileri kullandırıldığı, ayrıca kredi kartı tahsis edildiği, kullanılan ticari kredi ve BCH kredilerinin devre sonu faizleri ile kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği,
davalıların 05.01.2019 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davacı bankanın ticari krediler yönünden talep ettiği %46,80 temerrüt faizinin yerinde olduğu ancak kredi kartı borcundan kaynaklı alacak yönünden talep edilen temerrüt faizinin temerrüt tarihi itibariyle Merkez Bankası tebliğlerindeki oranlara göre hesaplanması gerektiği, temerrüt tarihi itibariyle de Merkez Bankası temerrüt faizi oranının %31,80 olduğundan bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamalar sonucu davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu,
2004 sayılı Kanun'un 45 nci maddesi gereğince davalı asıl borçlu şirket yönünden açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının yerinde görüldüğü, davacı banka vekili tarafından kredi kartından kaynaklı alacak istemi yönünden temerrüt faizinin %33 olması gerektiği iddia edilmiş ise de, bankacı bilirkişinin de raporunda belirtildiği üzere kredi kartından kaynaklı alacak isteminde temerrüt tarihi itibariyle Merkez Bankasının tebliğinde belirtilen oranların dikkate alınması gerektiği, temerrüt tarihi itibariyle de Merkez Bankası tebliğine göre temerrüt faizinin %31,80 olduğu,
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili yönünde yapılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2708, K. 2024/5709, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama