KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2785 E., 2024/4965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1070 Esas, 2023/71 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/937 E., 2020/101 K.
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında halı alım satımına ilişkin sözleşme yapıldığını, davalı tarafından müvekkiline 16 adet çek teslim edildiğini, halıların teslimine karşın bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ve davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, tüm malların gümrükten alındığını ve bedellerinin banka yoluyla ödendiğini, bu ödemelere karşın davacının ürünleri teslim etmediğini, özellikle 2015 yılından sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin askıya alındığı, bu süreçte davacı firmanın müvekkilinin yapmış olduğu fazla ödemelere ilişkin mutabakat yapmaktan kaçındığını, dava konusu çeklerin ise taraflar arasında yeni yapılacak bağlantılar için verilen teminat çeklerinden olduğunu ve davacının müvekkiline olan bakiye borcuna karşılık gelen ürünler teslim edilmediğinden davacı tarafından bankaya ibraz edilmediğini savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının, ilâmsız icra takibinde ibraz edilmeyen 16 adet çekten dolayı bedellerini istediği, davalı borçlunun ise bu çeklerin teminat amaçlı olduğunu ileri sürdüğü, takip dayanağı yapılan çeklerde davalı keşideci ve davacının ise lehtar olduğu, davaya konu çeklerin ibraz süresinde bankaya ibraz edilmediği, dolayısıyla davacı lehtar olan hamilin keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkının yitirdiği,
davacı hamilin çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacağını tanık dâhil her türlü delil ile kanıtlayabileceği, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, davacının dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, bu durumda alacağını defter ve diğer delillerle ispatlaması gerektiği, ancak davalı defterine göre davacının daha fazla borçlu olduğu, davacının yasal ve yazılı delillerle daha ziyade alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, ancak takip başlatmakta da kötü niyetinin saptanmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalının koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çekleri süresinde ibraz etmediğini, ancak çek sebepten mücerret olduğundan çekte yazılı miktar kadar alacağının bulunduğunun ve teminat çeki olmadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, teslim edilen ve teslim edildiği de davalı yanca ikrar edilen çeklerin yalnızca 7 tanesinin ticari defterlere kayıtlı olması, geri kalan 9 tanesinin kayıtlı olmaması hususları da göz önüne alındığında sonradan ticari defterlere yapılan eklemelerle davalının kötü niyetli olarak kendisini alacaklı olarak göstermeye çalıştığını, düzgün tutulmamış ticari defterlere itibar edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeklerin süresinde ibraz edilmediği ve davacı tarafın davaya konu alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek bedelinin tahsili amaçlı yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, çeklerin niteliği ve alacak miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 202, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64, 796 ve 808 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2785, K. 2024/4965, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama