KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3582 E., 2023/7304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/670 Esas, 2021/781 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- Karar düzeltme isteyen
- Davacı vekili
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılamasında Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.12.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı bankadan kredi kullandığını, krediden kaynaklanan borcunun tamamını ödemek istediğini, davalının %5 erken ödeme komisyonu ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) olarak 452.584,23 TL ve ayrıca kredi nedeniyle müvekkili gayrimenkulleri üzerinde bulunan ipoteğin fekki için de 18.270,00 TL ödenmesi hâlinde kredinin kapatılacağını bildirdiğini ve müvekkilinin ihtirazi kayıtla talep edilen bedeli ödediğini,
ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmede kredinin erken ödenmesi halinde %5 erken ödeme komisyonu ve 100,00 TL ipotek fek ücreti alınacağına dair bir hüküm bulunmadığını, yapılan işlemin sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürülerek toplam 470.854,23 TL haksız kesintinin ödeme tarihi olan 03.04.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan işlemin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olduğu gibi yasa ve bankacılık teamülüne de uygun olup davacıya iadesi gereken bir miktar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 16.06.2016 tarih, 2014/10 E. ve 2016/402 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 289.820,54 TL'nin ödeme tarihi 03.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.10.2018 tarih, 2016/12491 E. ve 2018/5907 K. sayılı kararı ile "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi 'Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla,
mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar' hükmüne göre tahsil edilen tutarın emsal banka uygulamalarıyla orantılı olup olmadığı ve TBK hükümlerine uygun olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına ilan ve yayımını yaptığına ilişkin dosyaya ibraz ettiği tablolarda bildirdiği şekilde masraf ve komisyon çizelgesine uygun olarak tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 09.01.2023 tarih, 2021/9167 E. ve 2023/56 K. sayılı kararıyla, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onamasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili, tahsil edilen ipotek fek ücreti ve komisyon masrafının genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, komisyon oranının emsal kararlara göre %2 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankanın tahsil ettiği erken kapama komisyonu ve masrafın hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2.2006/1 sayılı Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3582, K. 2023/7304, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama