İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3661 K.2023/4619

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/3661Karar2023/4619Tarih5 Eylül 2023Okuma8 dk · 1.501 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/3661 E., 2023/4619 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Eylül 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/605 Esas, 2023/617 Karar
Hüküm
Yeniden hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/713 E., 2022/879 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.501 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... adına İzmir 16. İş Mahkemesi'nin 2019/8 E., davacı ... adına İzmir 14. İş Mahkemesinin 2017/245 E. sayılı dosyalarında görülmekte olan tespit davalarında, dahili davalı Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin münfesih olduğunun anlaşılması üzerine şirketin ihyası için İzmir 16. İş Mahkemesi'nin 2019/8 E. sayılı dosyasında iki haftalık kesin süre verildiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 12.12.2011 tarihinde tescil edildiğini, sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici

7 nci maddesi uyarınca çıkarılan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye

edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve

ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 5 inci maddesinin (a) bendi uyarınca 04.04.2014

tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, ihtarın 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014

tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve 18.08.2014 tarihinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresi içinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, terkinin yasal mevzuat hükümlerine uygun şekilde yapıldığını, şirket yetkililerinin basiretli tacir gibi davranarak bir bildirimde bulunmadıklarını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi'nin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilanın ihtar yerine geçtiğini, bütün işlemlerin yasada öngörülen usul ve esaslar dahilinde yerine getirildiğini, Müdürlüğün yasal hasım olup,

yapılan işlemlerde bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle hakkında vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulandığı dönemde derdest dava ile şirket leh ve aleyhine açılan icra takibi olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 12.08.2014 tarihinde terkin edildiği, ihya davasının 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 15.09.2022 tarihinde açıldığı, bu davanın dayanağı olan İzmir 16. İş Mahkemesindeki 2019/8 E. sayılı davanın 03.09.2019 tarihinde beş yıllık süreden sonra açıldığı, diğer İzmir 14. İş Mahkemesinin 2017/245 E. sayılı dosyasındaki dava ise 02.06.2017 tarihinde beş yıllık süre içinde açılmış olsa da ihya davası yönünden hak düşürücü süre uygulamasına engel olmadığı,

bunun yanında gerek davacı tarafça, terkin tarihinde terkin edilen şirket hakkında derdest bir davanın bulunduğu iddiasında bulunulmadığı, gerekse toplanan deliller ve belge örnekleri ile bu yönde bir belgeye ulaşılamadığı gerekçesiyle davacıların, davalarının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmişitr.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'nun, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) emekli maaşı almakta iken sahte sigortalılık nedeniyle emeklilik maaşının iptal edildiğini, bunun üzerine kendilerinden davacının çalıştığı iş yerlerindeki çalışmalarının tespiti, sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen ve sigorta kaydında Ş ve K olarak görünen hizmetlerin gerçek ve fiili olduğunun tespiti ve kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına yönelik İzmir 16. İş Mahkemesi'nin 2019/8 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava görülmekte iken kayden görünen işveren Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk San. ve Tic.

Ltd.

Şti.'nin münfesih olduğu anlaşıldığından şirketin ihyası için gerekli işlemleri yapmak üzere İzmir 16. İş Mahkemesi'nin 2019/8 E. sayılı dosyasında kendilerine iki haftalık kesin süre verilmesi üzerine bu şirketin ihyası davası açıldığını, davacı ...'un, fiilen çalıştığı işyerlerine yönelik çalışmaların tespiti için İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2017/245 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının fiilen çalıştığı işverenler dışında kayden gösterildiği tespit edilen işverenlerin davaya dahil edildiği, Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk San. ve Tic.

Ltd. Şti.'ye bilirkişi raporunun tebliğ edilememesi üzerine, ilgili şirketin münfesih olduğu anlaşıldığından davacı adına işbu şirketin ihyası için dava açıldığını, yerel mahkeme tarafından ilgili şirketin sicilden terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de;

davacıların sahte bildirim iddiası ile sigortalılığının iptal edileceğini öngörüp tedbiren ihya davası açması beklenemeyeceğinden dava açma süresinin başlangıcının ilgili şirketin sicilden terkin edildiği tarih olarak esas alınmasının son derece hatalı olduğunu, davacıların İş Mahkemelerinde devam eden davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, o davalarda haklarına kavuşabilmeleri için işbu davada ilgili şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... tarafından 03.09.2019 tarihinde İzmir 16. İş Mahkemesi'nin 2019/8 E. sayılı dosyasında, davacı ... tarafından 02.06.2017 tarihinde İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2017/245 E. sayılı dosyasında Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine hizmet tespiti davaları açıldığı, ihyası talep edilen Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye

edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve

ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 5 inci maddesinin (a) bendi uyarınca münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, ihtarın 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014

tarihinde sicil kaydının resen silindiği ve 18.08.2014 tarihinde ilan edildiği, her ne kadar şirketin ticaret sicili kayıtları 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi gereği silinmiş ve dava 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış ise de, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrası gereği şirketin ticaret sicilinden resen kaydının silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün evvela 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde gösterilen hususları yerine getirmesi gerektiği, somut olayda, sadece Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarının bulunduğu,

ilgililere ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, resen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği, davalı tarafça davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı savunulmuş ise de 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında belirlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin usulüne uygun bir terkin işleminden itibaren başlaması gerektiği, usulüne uygun bir terkin yapılmadığı,

bu durumda hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü her ne kadar yasal hasım olsa da re’sen terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığı, dava açılmasına neden olunduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kabulü ile Panaromos Tekstil İnşaat Temizlik Taşeronluk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İzmir 16. İş Mahkemesi'nin 2019/8 E. sayılı dosyasındaki ve İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2017/245 E. sayılı dosyasındaki davaların görülüp sonuçlandırılması ve infazına ilişkin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, kararın İzmir Ticaret Sicil Memurluğu aracılığıyla tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; yasal süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, şirkete gönderilen ihtarnamelerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendine uygun olarak yapıldığını, davacı tarafın istinaf dilekçesinde yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin taleplerinin bulunmamasına rağmen aleyhe vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı yasanın 312 ve 326 ncı maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilci tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3661, K. 2023/4619, 5 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3661
Karar No
2023/4619
Tarih
5 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3663 K.2023/3795
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3670 K.2023/3937
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/3671 K.2023/2516
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3672 K.2023/5726
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/3678 K.2023/7371
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/3679 K.2023/7370

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.