KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3683 E., 2024/5986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/483 Esas, 2023/430 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/45 E., 2020/402 K.
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yenidien esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/103853 sayılı "ANADOLU EXPERT+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "ANADOLU" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2017/07404 sayılı "ANADOLUGOLD" ve 2016/54718 sayılı "ANADOLUTRAVEL" ibareli markalar ile müvekkili başvurusu arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin sigorta alanında hizmet verdiğini, davalı tarafın ise daha çok ulaşım, seyahat alanında hizmet sunduğunu, tüketici profillerinin ve markaların kullanım amaçlarının farklı olduğunu, "Anadolu" ibaresinin ne davalının ne de bir başka firmanın tekelinde olmadığını ileri sürerek YİDK’in 2018-M-10702 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin redde mesnet markalarıyla dava konusu başvurunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, marka kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı bulunduğunu, dolayısıyla markaların karıştırılacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını, davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlamasının ya da müvekkili markalarının itibarına zarar vermesinin mümkün bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının "şekil+ANADOLU EXPERT" ibareli marka başvurusu ile davalının "ANADOLUGOLD" ve "ANADOLUTRAVEL" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "ANADOLU" ibaresinin asli ve belirleyici olarak ön planda olduğundan karşılaştırmada bu ibarenin esas alındığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaların karıştırılabileceği bu açıdan 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Anadolu" kelimesinin yer adı olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü uyarınca ticaret alanında coğrafî kaynak belirten işaret veya adlandırmaları münhasır ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin, marka olarak tescil edilemeyeceğini, bu nedenle müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarih, 2016/11850 E.-2018/4241 K. sayılı ilamında da aynı ilkelerin tekrar edildiği ve kötüniyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olduğunun kabul edildiği, redde mesnet "Anadolu" ibareli markalar karşısında dava konusu "Anadolu Expert" ibareli başvurunun tescilinin mümkün olduğu,
öte yandan, davalı markalarına kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da iddia ve ispat edilemediği, Mahkemece açıklanan nedenlerle iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de olmak üzere karıştırmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların bütün olarak bakıldığında aynı ticari kaynaktan geldiği algısının oluşabileceğini, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde önceki tarihli markanın ayırt edici gücünün ve sahip olduğu bilinirliğin dikkate alınması gerektiğini, birden fazla unsurdan oluşan markaların öğelerden yalnızca biri ile diğer markayı karşılaştırmaktan öte bir inceleme gerektirdiğini,
bu nedenle başvuru markası ile redde mesnet markalarda "ANADOLU" ibaresinin yer almasının ve markaların ihtiva ettikleri diğer unsuruların söz konusu ibare üzerinde oluşan benzerliği ortadan kaldırmadığını ileri sürerek ve re'sen belirlenecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, bu hususun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin markalar arasında iltibas olmadığı değerlendirmesi yaparken somut bir kriter ortaya koymadığını, ilgili tüketici kitlesinin markaların aynı ticari kaynaklardan gelen birbirine benzer markalar olarak algılayabileceğini ve markalar arasında ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3683, K. 2024/5986, 4 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama