KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3738 E., 2023/6140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Hüküm
- Usulden ret
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında dava şartı yokuluğundan davanın usulden rededine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD kur farkı faturasının davalıya teslim edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takip talebinde yabancı paranın Türk lirası karşılığının belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı; 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve takip tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin nazara alınması gerektiği, takipte ödeme günündeki alış kuru üzerinden tahsil talep edildiği, bu haliyle anılan Kanun maddeleri ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.06.2013 tarihli ve 2013/7875 E., 2013/11547 K. sayılı ilamında da değinilen hususları ihtiva ettiği, geçerli bir takip olduğu gözetilerek yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı bulunduğu gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takip talebindeki istemin usul ve Kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup dosyada yapılan incelemede taraflar arasında Amerikan doları üzerinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde kur farkı oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden kur farkı faturası düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği,
borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli fatura olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür.
Mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takip talebinde yabancı paranın Türk lirası karşılığının belirtilmesi gerektiği; ancak somut olayda davacının icra takibini Amerikan doları üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden Türk Lirası talep edildiği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmadığı nazara alınarak Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3738, K. 2023/6140, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama