İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3852 K.2024/6018

Taraflar arasındaki fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün, haksız rekabetin ve kişilik haklarına saldırının tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3852Karar2024/6018Tarih4 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.930 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/3852 E., 2024/6018 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Eylül 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/658 Esas, 2023/497 Karar
Hüküm
Kabul
İlk derece mahkemesi
Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/401 E., 2022/433 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.930 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün, haksız rekabetin ve kişilik haklarına saldırının tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

İstanbul Milletvekili olan davalının "Hukuksuzluğun Sıradanlaşması: Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Yargılamaları" isimli bir kitapçık çıkardığını, kitapçığın TBMM Başkanlığına ve milletvekillerine gönderildiğini, davalının kişisel internet sitesinde de yayınlanmakta olduğunu, kitapçıkta Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının 04.03.2004 tarih ve 33 sayılı kararıyla onaylanan ve her ikisi için de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından koruma markası belgesi verilen TBMM'nin logosu ile görseli ve "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" ibaresinin, izinsiz ve amacına aykırı şekilde kullanıldığını,

müvekkiline bu kitapçığın TBMM yayını olup olmadığı yönünde sorular ve bu çalışma ile TBMM yayınları arasında iltibas olduğu yönünde ihbarlar iletildiğini, davalıya 01.10.2021 tarihli yazıyla kitapçıktaki TBMM logosunun ve görselinin kaldırılmasının uygun olacağının bildirildiğini, davalının müvekkilinden bilgi ve belge talep etmesi üzerine,

13.10.2021 tarihli yazı ile tekraren logo ve görselin kullanımına son verilmesinin istendiğini, söz konusu kitapçığın TBMM'nin kurumsal yayınlarına önemli ölçüde benzediğini, TBMM tarafından yayınlandığı yönünde algı uyandırdığını, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 23, 24 ve 26 ncı maddeleri ile korunan kişilik haklarına da aykırı bulunduğunu ileri sürerek "Hukuksuzluğun sıradanlaşması.

Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Yargılamaları" isimli kitapçığın ön ve arka kapağı ile ilk sahifesinde kullanılan TBMM ambleminin, TMBB çiziminin, TBMM'nin kurumsal yayını ile iltibas oluşturduğundan, bu haliyle kullanılamayacağının tespitiyle, kullanımının men'ine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının koruma markasının 3. kişilerin tescil talebinde bulunmasına karşı koruma sağladığını, buna karşılık ilgililerin kullanmasını engelleyemeyeceğini, markaların ticarete ilişkin mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılan işaretler olduğunu, TBMM’nin ticari bir kurum olmadığını, ticari faaliyetlerinin de bulunmadığını, bir markanın başkaları tarafından kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'u (6769 sayılı Kanun) kapsamında engellenebilmesi için o markanın 6769 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olmasının gerektiğini, yasa kapsamında tescilli olmayan markaların sadece 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) çerçevesinde korunabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu işaretlerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) anlamında eser olarak kabul edilemeyeceği, davacı yanın 5846 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir “eser” ve “eser alameti”nin bulunmaması karşısında, somut uyuşmazlıkta 83 üncü maddesinin uygulama şartlarının vücut bulmadığı,

davacı yanın 5846 sayılı Kanun'un 84/3 maddesi gereğince, eser mahiyetinde olmayan her türlü fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler vs. hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanacağına dair hükmü gereğince, davaya konu amblemin davalı tarafından davacının istemi dışında sanki TBMM'nin yayını intibasını verecek şekilde kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği, dolayısıyla 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü madde anlamında haksız rekabet şartlarının oluştuğu, “koruma markası” kavramının, 6769 sayılı Kanun kapsamında “sınai mülkiyet hakkı” olarak tanımlanmadığı,

koruma markası niteliğindeki davaya konu işaretlerin de bu kapsamda değerlendirilemeyecek olması karşısında, 6769 sayılı Kanun hükümlerinin somut uyuşmazlığa uygulama imkânının bulunmadığı, vaki eylemin davacının kişilik haklarının ihlâli niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait "Hukuksuzluğun sıradanlaşması,

silahlı terör örgütü üyeliği yargılamaları" isimli kitapçığı ön ve arka kapağı ile ilk sayfasında kullanılan ve wwwmustafayeneroğlu.com/category/raporlar internet adresindeki TBMM amblemi, TBMM çizimi, TBMM'nin kurumsal yayını intiba ile intibas oluşturduğundan bu hali ile kullanılamayacağının tespiti ile kitapçığın kapağındaki ve internet adresindeki kullanımlardan davalının men edilmesine,

hüküm özetinin ilanına, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu kitapçık ile internet adresindeki TBMM amblemi, TBMM çizimi, TBMM'nin kurumsal yayını intiba ile intibas oluşturduğundan bu hali ile kullanılamayacağının tespiti ile kitapçığın kapağındaki ve internet adresindeki kullanımların çıkarılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle.

TBMM'nin tüm yazılı ve görsel materyallerinin bir sisteme göre toplanıp, kurumsal kimlik çalışması kapsamında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g ve ı) bendi anlamında "koruma markası" olarak koruma altına alındığını, bu materyallerin ne şekilde kullanılabileceğinin, TBMM Başkanlık Divanının 04.03.2004 tarih ve 33 sayılı kararı ile verilen yetki kapsamında hazırlanan "TBMM Kurumsal Kimlik Çalışması" ile belirlendiğini, TBMM'nin logo tasarımlarının eser niteliğinde olduğunu ve telif hakkı kapsamında korunmalarının gerektiğini,

ayrıca TBMM'nin önemi ve özelliği nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g ve ı) bendi maddesi anlamında "koruma markası" olarak da tescillendiğini, bu itibarla TBMM'nin logolarının telif hakkı kapsamında korunmasının gerekeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, mahkeme kararının aksine bu amblem ve çizimin kullanımının 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi hükmü kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceğinin açıkça bildirildiğini, FSEK hükümlerine göre bir ... ürünün eser olarak korunması için sahibinin hususiyetini taşımasının ve eser türlerinden birine dahil edilebilmesinin gerektiğini, dava konusu logo/çizimlerinin, FSEK'nin tanımladığı biçimde "sahibinin hususiyetini" ve "estetik / sanatsal değer" şartlarını, dolayısıyla eser niteliğini taşımadığından,

5846 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi hükmüne istinaden korumadan yararlanmasının mümkün olmadığını, Mahkeme kararının dayanağını oluşturan 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinde korunan kişinin "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tesbit eden" veya "ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse" olduğunu, davacı tarafın bu vasfının bulunmadığını, dolayısıyla 84. maddesi gereğince korumadan yararlanmasının mümkün olmadığını ve bu madde kapsamında haksız rekabet şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, diğer yandan müvekkilinin de milletvekili olmakla TBMM'nin bir üyesi bulunduğundan,

TBMM'nin logo ve çizimlerini kullanabilmekte ve bu hizmeti de TBMM sağlamakta olduğunu, dolayısıyla haksız bir kullanımın söz konusu olmadığı gibi bu kullanımın ticari bir kullanım amacı da taşımadığından, haksız rekabet tespitinin de tamamen hatalı bulunduğunu, milletvekilinin TBMM üyesi olarak yasama faaliyetlerinde bulunabilmek için TBMM Başkanlığından destek ve hizmet aldığını, TBMM Başkanlığının görev ve yetkisinin milletvekillerinin yasama faaliyetlerine engel olmayıp, demokratik toplum gerekliliklerine uygun olarak milletvekillerinin özgürce faaliyette bulunabilmesini temin etmek olduğunu,

milletvekillerinin TBMM'nin milletvekillerine yönelik dışarıya kapalı internet sistemi üzerinden TBMM'den kendileri için logolu matbu evrak basımını isteyebildiğini, onlara TBMM logolu zarf, dosya, talep formu, amblemli karton, not kağıdı, tebrik kartı, farklı boyutlarda kapaklar, kartvizit, bloknot, not kartı hizmeti sunduğunu, yasal ve bizzat kullanma hakkı tanınan dava konusu logo, çizim ya da amblemin, müvekkilinin yayımladığı bir kitapçıkta yer almasının, haksız kullanım ve haksız rekabet teşkil edebileceğinden söz edilemeyeceğini, bir milletvekilinin kartvizitinde, ofisinde, siyasi faaliyetlerinde,

meclis çalışmalarında TBMM’ye ait işaretleri kullanmasının, yaygın bir uygulama olduğu gibi zaten olması gereken doğal bir durum olduğunu, bu raporun davalının şahsi fikir ve değerlendirmelerini içerdiğinin açık bulunduğunu, paylaşımların hiçbir yerinde, değil TBMM'nin bu raporun yayıncısı olduğu veya benzer görüşleri taşıdığı iması ya da TBMM'nin adının bile geçmediğini, gerekçeli kararda bahsedilen siyasi parti logolu kullanımın karışıklığa yol açmayacağı yönündeki tespitlerin çelişki oluşturduğunu, mahkeme tarafından davacının kişilik haklarının ihlal edildiği kabul edilmiş ise de, davacının kamu tüzel kişiliğinin olmadığını,

somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının da bulunmadığını, tedbir kararının Anayasa Mahkemesi kararlarına da açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin bir milletvekili olarak kamuoyunu ilgilendiren bir hususta rapor düzenleyerek bu raporda bir milletvekili olduğunu belirtmek amacıyla TBMM logosunu ya da amblemini kullanması halinde, davacı TBMM Başkanlığı'nın ciddi bir zarara uğrayacağından, hakkını elde etmesinin zorlaşacağından ya da engelleneceğinden söz edilemeyeceğini,

bu doğrultuda öncelikle ihtiyati tedbirin şartlarından olan "meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hallerin" de dava konusu olayda bulunmadığını, bu logoların olmadığı internet sitesine, sanki logolar varmış izlenimi verilerek,

kitapçığın kapağındaki ve internet adresindeki kullanımların engellenmesinin istenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, HMK 390/3. maddesinde tedbir talep eden tarafın, iddiasını ispata yarar belgeleri talep dilekçesi ekinde mahkemeye sunarak iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesi şartının arandığını, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de dosyada mevcut bilirkişi raporu ile de sabit görüldüğü üzere, davacının taleplerinin tümünün hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla Mahkemenin "Hukuksuzluğun sıradanlaşması,

silahlı terör örgütü üyeliği yargılamaları" isimli ve e www.mustafayeneroğlu.com/category/raporlar internet adresinde yer verilen kitapçıktaki TBMM amblemi, TBMM çiziminin kullanımların çıkartılmasına dair ihtiyati tedbir kararının da tamamen hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, 4721 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi hükmü uyarınca Hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebileceği gibi bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabileceği, o halde davacının hüküm özetinin ilanı talebinin de kabulünün gerektiği, bu itibarla mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile kabulü gerekirken,

yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulü ile davalı tarafından basılıp yayımlanan "Hukuksuzluğun sıradanlaşması,

silahlı terör örgütü üyeliği yargılamaları" isimli kitapçığın ön ve arka kapağı ile ilk sayfasında TBMM ambleminin ve TMBB çiziminin kullanılmasının ve bu kitapçığın davalıya ait "wwwmustafayeneroğlu.com/category/raporlar" isimli internet adresinde yayımlanmasının, TBMM'nin kurumsal yayımı ile iltibas oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak üzere ülke çapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazetede ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün, haksız rekabetin ve kişilik haklarına saldırının tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 26 ıncı ve 141 inci maddeleri.

2. 5846 sayılı Kanun'un 83 üncü ve 84 üncü maddeleri.

3. 4721 sayılı Kanun'un 23, 24, 25 ve 26 ıncı maddeleri.

4.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g ve ı) bendi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3852, K. 2024/6018, 4 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3852
Karar No
2024/6018
Tarih
4 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3853 K.2024/11587
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3853 K.2024/6235
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3854 K.2024/6116
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3856 K.2024/6341
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3858 K.2024/2193
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3859 K.2024/6345

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.