KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4067 E., 2024/5920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2350 Esas, 2023/646 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/551 E., 2021/329 K.
Karar Metni
1.802 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2011/380 E. 2014/410 K. sayılı ve 05.09.2014 tarihli kararı ile müvekkili lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile ile ilgili ilama dayanılarak müvekkili işvereni hakkında başlatılan icra takibinin işveren şirketin borca batık olması sebebiyle semeresiz kalmasından dolayı, tazminat davasında ihbar olarak yer alan ve savunma yapan davalı ... hakkında tahsilde tekerrür olmamak, poliçe limiti ile sınırlı olmak ve ihbar tarihinden faiz talep edilmek kaydı ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında. İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinde görülen davada işbu dosyada davalı Unico Sigorta A.Ş'nin taraf sıfatının bulunmadığı, davanın Unico Sigorta A.Ş.'ye ihbar olunduğu, davalı ile dava dışı sigortalı Yapı Çözümleri İnş. İzalasyon San ve Tic. Ltd.
Şti arasında İşveren Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı şirketin işveren olarak işçilerinin uğradığı veya dışarıdan iş ve hizmet alınan kurum çalışanlarının uğradığı iş kazaları nedeniyle oluşacak maddi-manevi tazminat ve zararların sigorta şirketi tarafından ödenmesi koşullarını içeren 12.11.2008-12.11.2009 tarihlerini kapsar şekilde "Geniş Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi" tanzim edildiği, poliçe ile şahıs başı 300.000,00 TL teminat sağlandığı, İşveren Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. Maddesinde.
"Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeni ile işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumunun veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.
Sigortacı ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür.
Şu kadar ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak eder. " 2. maddesinde, "Aksine sözleşme yoksa işçilerin işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak getirilip götürülmeleri sırasında, işçilerin işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, meydana gelen iş kazaları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları, meslek hastalıkları sonucunda vaki olacak tazminat talepleri,
manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatının dışında olacağı" 9. maddesinde, "Sigortacı, tazminat talebinde bulunan kişi veya kişilerle doğrudan doğruya temasa geçerek anlaşma hakkını haizdir. Sigortacının sarih muvafakati olmadıkça, sigorta ettiren tazminat talebini kısmen veya tamamen kabule mezun olmadığı gibi, zarar görenlere herhangi bir tazminat tediyesinde de bulunamaz. Dava açılması halinde, davanın takip ve idaresi sigortacıya aittir.
Dava masrafları, belirtilen 1. Madde ile ifade edildiği gibi sigortacıya aittir. Ancak cezai takibattan doğan diğer bilumum masraflarla muhtemel para cezaları sigorta teminatı dışında kalır." düzenlemesine yer verildiği,
sigorta poliçesinin 5. sayfasında "işveren mali sorumluluk" başlığı altında yer alan sözleşme hükmünde "İş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonunda işverene yüklenecek hukuki sokumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdiyle bağlı ve T.C. Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilebilecek ve T.C.
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazan meblağlara kadar temin eder.
İşçilerin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak getirilip götürülmeleri sırasında, işçilerin işveren tarafından görev ile başka yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen iş kazaları ve manevi tazminat talepleri teminata dahildir. Bedeni ve manevi tazminat toplamı her halukarda kişi, olay ve varsa yıllık belirtilen tazminat limitleri ile sınırlıdır.
Asbest maddesinden kaynaklanacak doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluk teminat haricidir.
Bu teminat İşveren Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ilgili teminat klozları hükümlerine tabidir." hususlarına yer verildiği, poliçenin bu hükmünün İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına atıfta bulunduğu, ayrıca 05.01.2009 tarihli riziko adres değişikliği başlıklı zeyilname ile riziko adres bilgileri 'Kavacık Mahallesi Rüzgarlı Bahçe Çınar Sokak ...." olarak belirtildikten sonra "İşveren sorumluluk teminatı içerisinde Yapı Çözümleri Firmasına ait SSK'ya kayıtlı işçilerin farklı şantiyelerde çalışması iş bu teminat ile poliçe kapsamındadır." denildiği,
İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Aksine sözleşme yoksa teminat dışında kalan haller" başlıklı 2. maddesinin (A) ve (D) bentleri ek sözleşme ile teminat kapsamına alınmış ise de (B) bendinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazalarının teminat altına alındığına dair hüküm bulunmadığı,
zeyilname ile getirilen "farklı şantiyelerdeki" ifadesinde açıkça "Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında" denilmediğinden riziko adresinin yukarıda belitilen adres dışında ancak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki şantiyeler olarak anlaşılması gerektiği, davacının yaralandığı 27.04.2009 tarihindeki iş kazasının Türkiye'de meydana gelmediği, Azerbaycan'da dava dışı Yapı Çözümleri İnş. İzalasyon San ve Tic. Ltd.
Şti'nin sigortalısı olarak çalıştığı esnada meydana geldiği; davalının İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi'nin 2016/50 E. 2018/131 K. sayılı ) dosyasında taraf sıfatının bulunmadığı ve aleyhine hüküm kurulmadığı, davalının sigortalısı aleyhine hükmedilen maddi- manevi tazminatın, İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları poliçe teminatı kapsamında olmadığından sigorta poliçesi kapsamında davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin işverenine karşı açılan davada, işbu davada davalı şirket olan sigorta şirketine asıl tazminat davasının ihbar edildiğini, davalı şirketin icra takibine dayanak davada kararı temyiz etmediğini, işverenin temyiz itirazının ise reddedildiğini, tazminat davasına ilişkin ilamın davalı şirket yönünden bağlayıcı olduğunu, davalı ile sigortalısı arasındaki sigorta poliçesinin iş kazası sonucu meydana gelen maddi, manevi tazminata 300.000,00 TL güvence sağladığını,
işveren aleyhine başlatılan icra takibi semeresiz kaldığından davalı şirket aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan icra takibinde ve itirazın iptali davasında hukuka aykırılık bulunmadığını, davalıya ihbar olunan ve savunma yapılan tazminat davası işveren yönünden kesinleştiğinden, halefi konumundaki davalı ... şirketine husumet yöneltilebileceğini, dolayısıyla tazminat davasında davalı şirketin taraf olmadığı yönündeki gerekçenin hukuka uygun olmadığını, sigorta poliçesinin yurt dışında çalışmayı kapsamadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de;
görevsiz iş mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verildiğini, konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınması yönündeki itirazları kabul görmeyerek hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, davalı ... tarafından dosyaya sunulan müzekkere cevabına ekli Geniş Kapsamlı bilgilendirme Formu başlıklı belgenin müvekkilinin işvereni şirkete sunulmadığını, bu bilgilendirme formu ve ekindeki belgelerde ülke sınırlarından bahsedilmediği gibi işveren mali sorumluluk sigortası genel şartlarından ve buna ilişkin klozlardan da bahsedilmediğini,
genel ifadeler yanında sadece yangın klozondan bahsedildiğini, davalının sigortalısını bilgilendirmeden kendi menfaati doğrultusunda tanzim ettiğini, davalının bu hukuka aykırı tutumunun değerlendirilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 ve 21 inci maddelerinin dikkate alınmadığını, davalının sigortalısı ile müzakere etmeden aleyhe hiç bir unsuru poliçeye ekleyemeyeceğini, eklese bile müvekkiline öne süremeyeceğini,
sorumluluk sigortası genel şartlarına atıf yapılan maddenin davalı şirket tarafından tüm sözleşmelere matbu bir şekilde eklenmesinin özel değil genel şart olarak değerlendirilip 6098 sayılı Kanun'un 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca yazılmamış sayılması gerektiğini, süresinde cevap vermeyen davalının savunmasının dikkate alınmaması gerektiğini, bu savunmalarının sadece inkar olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı ile sigortalısı arasındaki poliçe hükümlerine göre tazminatın teminat kapsamında olduğunu, müvekkili Sosyal güvenlik Kurumuna tabi işçi olduğundan ülke içi veya dışında kazanın gerçekleşmesinin sonuca etkili olmadığını,
05.01.2009 tarihli zeyilnamede farklı şantiyeler denilmek suretiyle ülke sınırına yer verilmediğini, kazanın gerçekleştiği Azerbaycan ile Türkiye arasında mütekabiliyet anlaşması bulunduğu gibi iki ülke arasında sosyla güvenlik sözleşmesi de bulunduğundan ülke sınırından bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin işverenin SGK bildirimli işçisi olduğu, başka yere gönderilen işçilerin asıl işi yapmaksızın kazaya uğraması,
başka şantiyelerde çalıştırılan işçilerin teminat kapsamında olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine dair gerekçenin doğru olmadığını, iş kazası sonucu müvekkilinin omuriliğinden yararlanarak vücut bütünlüğünün bozulduğunu, yaşama hakkı ve vüvcut bütünlüğünün Anayasa'da ve uluslar arası metinlerde koruma altına alındığını, buna göre genel şartlar şeklinde yazılmış matbu ifadelerin nazara alınmaması gerektiğini, müvekkilinin, işvereninden Ülkemizde hak talep edebiliyorsa aynı şekilde işverenin sigortalısından da talepte bulunabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yurt dışında geçirdiği iş kazasından dolayı hükmedilen tazminatın, işverenin sigortalısından tahsili maksadıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, işveren mali sorumluluk sigortası poliçesine dayalı tazminat talebinden dolayı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkidir. Mahkemece davacı ile davalının sigortalısı dava dışı şirket arasında imzalanan "Geniş Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi"nde İşveren Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na atıfta bulunulduğu, Genel Şartların 2. maddesi (B) bendine göre aksine sözleşme yoksa Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazalarının teminat kapsamı dışında olduğu, 05.01.2099 tarihli zeyilnamedeki farklı şantiyeler ibaresinin Türkiye sınırları içerisindeki farklı şantiyeler olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının, davacının iş kazası sebebi ile açtığı davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşveren Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesinde teminatın kapsamı belirlenmiş ve hizmet akdi ile SGK'ya tabi işçilerin uğrayacağı iş kazaları teminat altına alınmıştır. 2. maddesinin (B) bendinde ise aksine sözleşme olmadığı takdirde Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları teminat dışı kalan haller içinde sayılmıştır.
Davacının, Genel Şartların 1. maddesi kapsamında dava dışı sigortalı şirketin SGK'ya tabi çalışanı olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Genel Şartların 2. maddesindeki hüküm ile ilgili olarak ise 05.01.2009 tarihinde düzenlenen zeyilname ile işverenin sorumluluğunun teminat kapsamı SSK'ya kayıtlı işçilerin sigortalının farklı şantiyelerde çalışması olarak belirlenerek ilk poliçedeki riziko mahalli genişletilmiştir. Bu durumda davacının iş kazasına ilişkin tazminat taleplerinin teminat kapsamında olduğu gözetilerek değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen davanın reddi kararı doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4067, K. 2024/5920, 3 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama