KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4186 E., 2024/7438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/369 Esas, 2023/706 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/828 E., 2020/572 K.
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.10.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Ufuk Çetiner ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 21.03.2013 ve 06.06.2013 tarihli bayilik sözleşmeleri imzalanarak davalının müvekkili şirketin bayisi olarak çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirketten en son 16.09.2014 tarihinde mal alımı yaptığını, bayilik sözleşmelerinin 23. maddesinde bayinin mücbir sebep dışında akaryakıt istasyonunda 24 saat kesintisiz şekilde akaryakıt ve türevleri satışını sürdürecek yeterli stok bulundurmamasının haklı fesih sayıldığını,
davalının asgari mal alım taahhüdünü yerine getirmediğinden müvekkilince sözleşmenin 18.08.2016 tarihli ihtarname ile feshedildiğinden 77.942,61 USD taahhüt bedeli iade alacağının 01.07.2013 tarihinden, ürün taahhüdünün yerine getirilmemesinden kaynaklı şimdilik 10.000,00 USD ve madeni yağ taahhüdünün yerine getirilmemesinden kaynaklı şimdilik 1.000,00 USD alacağın, 19.08.2016 tarihinden, bayilik sözleşmesinin haklı fesih nedeniyle 110.000,00 USD cezai şartın 19.08.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; cezai şart miktarının fahiş olduğunu, davacının istasyonun devri konusunda yavaş hareket ettiğini, protokolün 10. maddesine göre anlaşmalı fesih durumunda protokolün tek taraflı feshine ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının taahhüt ettiği ürün ve madeni yağı almadığından asgari mal alım taahhüdünü ihlal etmiş olduğu, bu nedenle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davacının sözleşmenin haklı fesih nedeniyle oluşan taahhüt bedeli iadesi, cezai şart, asgari mal alım taahhüdünün gerçekleşmemesinden kaynaklanan alacağı isteyebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin beş yıl süreli olduğu, davalı tarafından ise bu sözleşmenin 18.08.2016 tarihinde feshedildiği, davalıya 295.000,00 USD taahhüt bedeli ödemesi yapıldığı,
sözleşmenin fesih tarihi gözönünde bulundurulduğunda 655 kalan gün için davacı taahhüt bedelinin iadesini isteyebileceği, bunun da 105.876,71 USD olduğu, davacının 202.637,00 USD teminat mektubunu nakde çevirdiği, ayrıca 909,39 USD davalının cari hesaptan alacağı olduğu, bu duruma göre davacının davalıdan tahsil etmiş olduğu fazla tutarın 97.669,68 USD bulunduğundan taahhüt bedelinden kaynaklı alacağı olmadığı, davacı sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden 110.000,00 USD cezai şart isteyebileceği, bundan davalı alacağının düşürülmesi sonucunda davacının isteyebileceği cezai şartın 12.330,32 USD olduğu,
davacının akaryakıt alım taahhüdü ihlalinden kaynaklanan alacağının talep edilen 10.000 USD'den, madeni yağ taahhüdü ihlalinden kaynaklanan alacağının ise talep edilen 1.000,00 USD'den fazla olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, cezai şarttan kaynaklanan 12.330,32 USD, akaryakıt alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklanan 10.000,00 USD, madeni yağ taahhüt ihlalinden kaynaklanan 1.000,00 USD'nin 23.08.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Taraflara arasındaki bayilik sözleşmesi ve ekleri
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle saklı tutulan fazlaya ilişkin hakların daha sonra açılacak davalarda değerlendirilecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4186, K. 2024/7438, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama