KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4396 E., 2024/6400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/418 Esas, 2023/381 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/374 E., 2020/301 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1989 yılından beri tekstil sektöründe özellikle eşarp, şal, fular ve baş giysileri alanında “KARACA, KRC, KRC BY KARACA” ana markaları ile toptan ve perakende alanlarında faaliyet gösterdiğini, Karaca ve Krc markalarını Türkiye’de ve dünyada tanıtıp maruf hale getirenin müvekkili firma olduğunu, bu kapsamda dava konusu 2018/09260 sayılı "KARACA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, ancak davalı şirketin adına tescilli "KARACA" ibareleri markalara dayalı olarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini,
müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, davalı Kurumun müvekkili firmanın kendi faaliyet alanı olan "Eşarplar, Şallar, Fularlar ve Baş Giyisileri" emtiaları yönünden mağazacılık yapma hakkını ihtiva eden 35. sınıf başvurusunu reddetmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, YİDK kararında da açıkça belli olduğu gibi davalı firmanın müvekkil firma emtiaları yönünde herhangi bir kullanımlarının bulunmadığını, esasen davalı firmanın 35. sınıfta müvekkili firmanın emtiasını kapsayan herhangi bir tescilinin de olmadığını, müvekkilinin "KARACA" markasını eşarp, şal,
fular ve baş giysileri emtiaları yönünden 1992 yılından beri kullandığını, müvekkilinin uzun yıllardır bu emtia yönünden yaygın faaliyet göstermesi nedeni ile başka emtia üzerinde tescilli davalı firma markaları ile iltibasa neden olmayacağını, bu yönüyle müvekkili firmanın belirtilen emtia yönünden kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı şirketin faaliyet alanı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, her iki firma markaları arasında iltibas oluşmasının mümkün olmadığını ileri sürerek,
2019-M-9143 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun 35/5. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için eşarp, şal, bandana, fular mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden tesciline karar verilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, tescilin reddine karar verilen mal ve hizmetler bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davacının müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, asli unsurları aynı olan taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafından davalının redde mesnet markalarının kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de redde mesnet 2015/06061, 2015/06038, 2014/25771 sayılı markaların tescil tarihleri ile dava konusu başvuru tarihi arasında beş yıllık süre geçmediğinden bu markalara karşı kullanmama savunmasında bulunulmasının mümkün olmadığı, davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4396, K. 2024/6400, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama