İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4518 K.2024/7905

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen…

Esas2023/4518Karar2024/7905Tarih7 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.454 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/4518 E., 2024/7905 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2619 Esas, 2023/1102 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/1183 E., 2019/768 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.454 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.11.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi sözleşmesi gereği dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takip tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve ferileriyle birlikte tahsili bakımından davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından bankaya 08.06.2016 tarihli kefaletin sonlandırılması ve kefaletten dönme içerikli ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi imzalarken kefil olma iradesinin olmadığını, iradesinin fesade uğratıldığını, kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının imzalı olmadığını, imzasız sayfalarda yer alan taraflarca tartışılmayan müvekkilinin aleyhine olan genel işlem şartlarının geçersiz olduğunu, davacının kefilin haklarına göstermesi gereken özeni göstermediği,

müvekkilinin aleyhine teminatları azalttığını, müvekkilinin şirketin başka bankadan transfer edilen borçlarına kefil olmadığını, başka bankadan kredi borcu transfer edilmek suretiyle davacının sorumluluğunun ağırlaştırıldığını, davacının borçlu şirket yetkilisine kefaletinin olmadığını, ancak borçlu şirket yetkilisine kullandırılan şahsi kredilerin de açılan cari hesaba eklenerek müvekkillerinin ve diğer kefillerin sorumluluğuna gidildiğini, bu kredilerden sorumluluğunun söz konusu olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek,

davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalının dolandırıcılık suçundan şikayeti üzerine ..., ... ve ... hakkında açılan davada tüm sanınkların beraatlerine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davacı banka ile dava dışı ... Paz. Gıda ve Tem. Mad. Soğ. Sis. Klima İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti. arasında 27.12.2012 tarihli genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin daha sonra limitinin çeşitli tarihlerde artırılarak en son 5.500.000,00 TL'ye yükseltildiği, bu sözleşmeyi davalı ...'in 31.01.2014 tarihinde 2.500.000,00 TL kefalet limiti olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı banka ile ... Paz. Ltd.

Şti. arasında daha sonra 12.05.2014 düzenleme tarihli 7.500.000,00 TL limitli (limit daha sonra 14.000.000,00 TL'ye yükseltilmiştir) genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalanmış ise de, davalı ...'in bu sözleşmede müteselsil kefil olmadığı, davalı ...'in müteselsil kefili olduğu 27.12.2012 tarihli GNK sözleşmesi gereğince asıl borçlu ... Paz. Ltd.

Şti.'nin 27.12.2013 tarihinde 53321 no.lu BCH açılarak 200.000,00 TL kredi kullandırıldığı, daha sonra 15.09.2015 tarihinde 293.875,80 TL borç bakiyesinin ... no.lu BCH'de yapılandırıldığı, ayrıca yine davalının müteselsil kefili olduğu sözleşme nedeniyle 15.12.2014 tarihinde ... no.lu BCH açılarak 150.000,00 TL kredi kullandırıldığı, bu tarihten itibaren muhtelif tutarlarda kredi kullanımına devam edildiği, kredi hesabının 15.09.2015 tarihinde 4.561.202,87 TL borç bakiyesiyle ... no.lu BCH'de yapılandırıldığı,

27.01.2016 tarihinde 7573 ada, 14 parsel sayılı taşınmazın satışından sağlanan ve bu hesapta yapılandırılan borçtan 2.636.572,53 TL tahsilatın düşülmesi sonrasında kalan borç bakiyesinin 22.06.2016 tarihinde 2.217.498,30 TL olarak kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine aralarında davalının da bulunduğu kefiller aleyhine diğer krediden kaynaklanan borçta eklenerek İzmir 23. İcra Dairesinin 2016/9456 E. sayılı takibine girişildiği, bu takipte detayları belirtilen borcun 1.000.000,00 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsilinin istendiği,

davalı ...'in takibe konu borcun bilirkişi raporunda ortaya konulduğu üzere 2.223.754,10 TL'sinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olduğu fakat davacı alacaklı tarafından 1.000.000,00 TL asıl alacağın tahsilinin istendiği, davalı vekilince banka lehine olan ipoteklerin kaldırıldığından ve davalının durumunun kefil sorumluluğunun ağarlaştırıldığından bahisle itirazda bulunulmuş ise de, davalının hissedar olduğu taşınmazdaki kaldırılan ipoteğin davalının talebiyle ve müteselsil sorumluluğunun devamı kabul edilerek kaldırıldığı,

diğer satılan taşınmazdan ise davalının kefil olduğu borca da tahsilat girişi yapıldığı anlaşılmakla, bu yöndeki savunmanın yerinde olmadığı, davalının kefil olma iradesinin olmadığı, iradesinin fesada uğratıldığı savunulmuş ise de, davalının eğitimli bir kimse olduğu, hissedar olduğu taşınmaza ipotek limitinin 1.000.000,00 TL olup müteselsil kefil limitinin 2.500.000,00 TL olduğu gözetildiğinde gerektiğinde aradaki rakamsal farklılığı sorgulayabilecek ve GNK sözleşmesine imza atarken okuyup içeriğini anlayabilecek durumda olduğu,

kaldı ki bu konuda İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesince aralarında banka şube müdürünün de bulunduğu kişiler hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının kesinleştiği, davalı tarafça asıl borçlu şirketin başka bankalardan olan borcunun da tranfer edildiği ve borçlu şirket yetkilisinin şahsi kredisinin cari hesaba eklendiği savunulmuş ise de, bilirkişi raporunda ortaya konulduğu üzere davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ... Paz. Ltd.

Şti.'nin tarafı olduğu sözleşmeye dayalı kullanılan krediden kaynaklanan borcun bilirkişi hesaplamasında dikkate alındığı, bu hesap içerisinde başka bankadan tranfer edilen borcun bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar bankanın ... Paz. Ltd.

Şti.'den bilirkişi tarafından hesaplanan tüm alacağından fazla tutarda ipotek teminatı olduğu tespit edilmiş ise de, müteselsil kefaletinde ayrı bir teminat türü olduğu, ipoteklerin asıl borçlu şirketin borcunun teminatı olarak verildiği, bankanın davalının müteselsil kefaletine başvurmasında yasal engel bulunmadığı, davalı ... ihtarnamesiyle kefaletten döndüğünü bildirmiş ise de, bilirkişi tarafından hesaplanan sorumlu olduğu borcun bu tarihten önce doğduğu,

kefaletten vazgeçmenin ancak vazgeçmeden sonraki oluşacak borç için geçerli olabileceği, kefaletten dönme tarihinden önce oluşmuş borç için kefaletten dönmenin ve sorumlu olmadığının kabulünün mümkün olmadığı, kredi sözleşmesinin tüm sayfalarında davalının imzasının bulunmadığı ve genel işlem şartı bulunduğu savunulmuş ise de, sözleşmenin birbirini takip eden sayfalarla bir bütünlük içerisinde bulunduğu, davalının müteselsil kefalet bölümündeki imzasının yeterli olduğu, ayrıca sözleşmenin ticari nitelikte olduğu,

bu nedenle genel işlem koşulunun varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İzmir 23. İcra Dairesinin 2016/9456 E. sayılı takibinde davalının borca itirazının kısmen iptaline, 1.000.000,00 TL asıl alacağın tahsili bakımından takibin devamına, takip talebinde takip tarihinden itibaren işleyecek faiz talebi olmadığından, dava dilekçesinde ortaya konulan takip tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin reddine, hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranındaki 200.000,00 TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı asıl borçlu şirket yetkilisinin ağır major depresyon ve bipolar bozukluğu bulunduğu duyumu alındığından bahisle asıl borçlunun fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı hususu istinaf nedeni yapılmış ise de; davalı tarafından ... hakkında dolandırıcılık suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan yargılamada fiil ehliyetine ilişkin bir hususun ileri sürülmediği, davalı kefil ve dava dışı şirket yetkilisi ... arasında uzun yıllardır süren iş ilişkisinin bulunduğu, davalının, dava dışı ...'da fiil ehliyetsizliği bulunsa dahi bu durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,

TBK 591. maddesine göre de sözleşme yapma ehliyetsizliği sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hâlinde bu ehliyetsizliği ileri süremeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın müteselsil kefilden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586 ncı maddesi.

3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Davaya konu icra takibinde takip dayanağı olarak sözleşme/sözleşmelere dayanılmış olup, bilirkişi heyetince banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalının 27.12.2012 tarihli sözleşmeyi 31.01.2014 tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 12.05.2014 tarihli sözleşmede ise imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Ek bilirkişi raporunda 27.12.2012 tarihli sözleşme kapsamında 53321 tarihli BCH kredisinin, 12.05.2014 tarihli sözleşme kapsamında 56377, 208208, 215176 no.lu BCH kredilerinin, 27.12.2012 tarihli sözleşme ile 31.01.2014 tarihli sözleşmeler kapsamında ise ... no.lu BCH kredisinin kullanıldığı, daha sonra ise 53321 ve ... no.lu BCH kredilerinin ... no.lu BCH kredisi kapsamında yapılandırıldığı ve davalının ... no.lu BCH kredisinden sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de;

davalı vekili ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin ... no.lu BCH kredisini oluşturan kalemlerden ... no.lu BCH kredisinin dayanağı olan 12.05.2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığını belirtmiş ancak davalı vekilinin rapora vaki bu ciddi itirazı karşılanmaksızın hüküm tesis edilmiştir.

3. Bu durumda davalı müteselsil kefilin sadece imzası bulunan sözleşme kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan borç bakiyesinden, kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçları ile sorumlu olacağı gözetilerek bir inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4518, K. 2024/7905, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4518
Karar No
2024/7905
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4519 K.2024/7821
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4519 K.2024/8937
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4522 K.2024/6429
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4526 K.2024/7726
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4529 K.2024/7727
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/4529 K.2024/12950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.