KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4585 E., 2023/7174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/655 Esas, 2022/618 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- Karar düzeltme isteyen
- Davalı vekili
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından dava dışı şube müdür yardımcısının usulsüz işlemleri ile zimmetine para geçirdiğini iddia ederek şimdilik 400.000,00 YTL alacağın ve 20.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek banka faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının banka müfettişine ve Ağır Ceza Mahkemesine verdiği ifadede zararını 250.000,00 YTL olarak belirttiğini, zararın davacının banka personeli ile sıkı ilişkisi ve bankaya gelmeden işlem yaptırmasından kaynaklandığını, zararın ... Ağır Ceza Mahkemesinde tespit edileceğini, manevi tazminat istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan bila tarihli raporda, davacının alacağının 73.470,67 TL olarak belirlendiği, söz konusu rapor içeriğinde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2016/11797 E., 2016/9709 K. sayılı ilamında fon kalemine yönelik tespitlerin de değerlendirildiği ve alacağa bu tespit de değerlendirilmek sureti ile ulaşıldığı, davacı tarafından her ne kadar söz konusu rapordaki 322.362,20 TL'nin davacı alacağına eklenmemesine itiraz edilmiş ise de bu itiraz soyut nitelikte olduğundan itiraza itibar edilmediği,
bilirkişi kurulu raporunda davacı alacağı her ne kadar 73.470,67 TL olarak belirlense de Mahkemenin 2005/616 E., 2007/246 K. sayılı kararında davacı lehine 151.395,32 TL'ye hükmedilmesi, söz konusu kararın davacı yararına bozulması ve davacı lehine usuli kazanılmış haklar göz önüne alınarak, davacının maddi tazminata yönelik talebinin 151.395,32 TL yönünden kısmen kabulüne, davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının olmaması ve manevi tazminatın şartlarının bulunmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 28.02.2023 tarih, 2022/6960 E. ve 2023/1198 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; önceki bozma ilamında ceza davasının sonucunun beklenip değerlendirme yapılması gereğine işaret edilerek usulden bozma yapıldığından davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmadığı hâlde Mahkemece önceki bozma kararında davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu göz önüne alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkili aleyhine hüküm kurulacak olsa bile davacı alacağının bilirkişi raporunda yazılı olan 73.470,67 TL olarak belirlenmesi gerektiğini,
müvekkili bankada hesabı bulunan müşterilerin kendi hesapları ile ilgili tüm kayıtların kendilerine açık olduğunu, dosyada mübrez soruşturma raporu ve eklerinin tetkikinden de görüleceği üzere ticaretle uğraşan hesap sahibinin, hesabını bankadan her zaman alabileceği ekstrelerden kontrol etmek yerine bunu yapmaması, banka çalışanı ...'ın beyanlarına itibar etmesi,
kendisi tarafından imzalanan işlemlerde dahi tereddüt etmesi hususları nazara alındığında davacının herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını, bulunsa dahi bilirkişi raporunda belirlenen alacakta dahi müterafik kusurunun bulunduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen faiz oranının da usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Dairemiz onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı bankada bulunan hesabından dava dışı banka personelinin usulsüz işlemleri ile zimmetine para geçirildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4585, K. 2023/7174, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama