İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/469 K.2024/4187

Taraflar arasındaki YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/469Karar2024/4187Tarih22 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/469 E., 2024/4187 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1703 Esas, 2022/1422 Karar
Hüküm
Davanın kabulü (Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle
İlk derece mahkemesi
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/190 E., 2020/280 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “KK ... ...+şekil” ibaresini 37, 39, 41 ve 43 üncü sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/95686 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının kısmen kabul edilerek 43 üncü sınıftaki mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığını,

kalan mal ve hizmetlere yönelik itirazlarının yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı ... ... adına tescil edilen markanın kapsadığı hizmetlerin tamamının müvekkilinin 2003/11046 sayılı “...” markasının kapsamında olan aynı hizmet niteliğinde olduğunu, dava konusu markada bir “isim” ve “soyad”ın birlikte yer alması halinde, soyadlarına nazaran isim/ön adların daha sıradan ve yaygın olması sebebiyle, soyadını ifade eden ibarelerin, ön adı ifade eden ibarelere göre daha dikkat çekici ve ayırt edici olduğunu,

davalı başvurusundaki “...” kelimesinin “...” tanınmış ... markasının başlangıcında ilk vurguyu yapıp dikkat çeken ilk kelime olduğunu, doğrudan tanınmış ... markasını çağrıştırdığını, dolayısıyla davalı markasının ister “...” ister “...” isterse “... ...” kelimeleriyle temsil edildiği kabul edilsin, görsel, işitsel ve kavramsal olarak "..." markası ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik taşıdığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarıyla birebir aynı hizmetleri kapsadığını,

birebir aynı marka örneği ve hizmetler için yapılan 2014/31329 sayılı başvuruya ilişkin karar iptal davasında verilen Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararında iltibas olduğunu, müvekkilinin tanınmış ... markası nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarına dayalı itirazlarının, davanın kabulü için tek başına yeterli olduğunu, davanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası ve gerçek,

üstün hak sahipliğine ilişkin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin tek başına yeterli olduğunu ve bu hükümler karşısında davaya konu başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019/M-2091 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2017/95686 başvuru numaralı “KK ... ...+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde, davacı taraf itiraz gerekçesi markayı kullandığını ispat edemediğinden Markalar Dairesi Başkanlığı ile YİDK kararlarının davacı tarafın itirazlarının reddi bakımından usule ve hukuka uygun olduğunu, markayı kullanmayan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde 2014/31329 başvuru numaralı marka tescil ve dava safahatı hakkındaki beyanlarının yanlış yönlendirme amacına matuf olduğunu, söz konusu marka ile dava konusu markanın başvuru ve itiraz süreci farklı olduğundan, bu dava dosyası,

ona ilişkin iddia ve beyanların tartışma ya da değerlendirme yeri olmadığını, davacı tarafın itirazlarına gerekçe markaları ile davalı adına tescil edilmiş markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak bariz şekilde farklı olduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tanınmış marka korumasına ilişkin davacı taraf iddialarının da usul ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 37, 39, 41 inci sınıftaki malların ve hizmetlerin, davacıya ait 2017/64386, 2014/34063 sayılı ve "... .... Köftesi,... Lezzetinde", "... döner" ibareli markalar kapsamındaki mal ve hizmetler ile farklı.

2003/11046 sayılı ve “...” ibareli markanın kapsamındaki 37, 39, 41 nci sınıftaki mal ve hizmetler yönünden aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “KK ... ...+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "... .... Köftesi, .....

Eli Lezzetinde", "... döner", "..." ibarelerinden oluştuğu, davacının gerek Kurum nezdinde gerek dava dilekçesinde redde gerekçe markalarından sadece 2003/11046 sayılı ve “...” ibareli markasının dava konusu markanın kapsamındaki hizmetleri kapsaması, diğer markalarının mal ve hizmet sınıflarının farklı bulunması nedeniyle, davacıya ait diğer markaların karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunduğu,

davalının idari aşamada ve iş bu dosyada yer alan dilekçelerinde davacının redde gerekçe gösterdiği markaların kullanımının ispatını talep ettiği, dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının dava konusu hizmetler bakımından redde gerekçe gösterdiği markaları kullandığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, her ne kadar davacıya ait T/01728 sayılı “...+şekil” ibareli markası tanınmış markalar sicilinde yer alsa da, Kurum tarafından verilen tanınmışlık kararında, söz konusu tanınmışlığın “piliç eti ve yumurta ürünü başta olmak üzere gıda ürünlerine yönelik olduğu,

dolayısıyla, dava konusu markanın kapsamında yer alan 37., 39. ve 41 inci sınıflar kapsamındaki hizmetlerin davacının tanınmış olduğu sektör ile benzerlik/ilişkilendirilme kurulmasının mümkün olmadığı değerlendirildiğinden, dava konusu markanın davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlayabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceği sonucuna varılmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü için yeterli bulunan asli sebebin kötü niyet olduğunu, bu hususun irdelenmediğini, dosyadaki belgelere göre davalının kötü niyetli bulunduğunun sabit olduğunu, davalının daha önce de aynı ibare için marka başvurusunda bulunduğunu, önceki markaya ilişkin davada feragat dilekçesi sunulmasının kötü niyetin bir göstergesi olduğunu, YİDK kararında kötü niyet itirazının hiç incelenmediğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, farklı mal ve hizmetlere dahi engel olacağını, davalının kullanım ispatı talebinin süresinden sonra yapıldığını, davalının ıslah talebine muvafakat olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davacı kayyımı istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davalı başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, bu hususun irdelenmediğini, davalı tarafça önceki başvurunun reddedilmesi üzerine yapıldığını, ayrıca önceki davada feragat filekçesi sunulmasının da kötüniyetin göstergesi olduğunu, YİDK kararında kötüniyet itirazının hiç incelenmediğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, farklı mal ve hizmetlere dahi engel olacağını, davalının kullanım ispatı talebinin süresinden sonra yapıldığını, davalının ıslah talebine muvafakat olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın verilen karar ve istinaf sebebine göre tanınmışlık ve kötüniyet unsurlarının somut uyuşmazlıkta bulunup bulunmadığına indirgendiği, Mahkemenin, dava konusu markanın kapsamında yer alan 37., 39. ve 41 nci sınıflar kapsamındaki hizmetlerin davacının tanınmış olduğu sektör ile benzerlik/ilişkilendirilme kurulmasının mümkün olmadığı, dava konusu markanın davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği sonucuna varılmadığı yönündeki gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

ancak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında da belirlendiği üzere, kötü niyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği, tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesinin de mümkün olduğu, Dairemizin emsal 12.06.2013 tarih, 2011/11371 E. ve 2013/12306 K. sayılı kararında da kötü niyetin varlığının her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiğine işaret edildiği,

yine Dairemizin emsal 2011/5436 E., 2013/6621 K. ve 02.04.2013 tarihli kararına konu bir olayda, mahkemece "..." markasının yaratılmış bir marka olduğu ve yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip tescil ettirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, saat sektöründe ya da ziynet eşyası sektöründe bulunan bir kimsenin bu markadan haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek tescil ettirdiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı,

bu nedenle davalının marka tescili sırasında markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası anlamında kötüniyetli olduğunun belirlendiği, somut olayda davacı şirketin markasının birebir olarak davalının başvurusunun içerisinde yer aldığı, davacının itirazına mesnet "..." markasının piliç eti ve yumurta ürünlerinde tanınmış marka olduğu,

somut olaya emsal alınabilecek Dairemizin 2018/5475 E., 2019/6673 K. ve 23.10.2019 tarihli kararında belirlendiği üzere, dava konusu marka başvurusunda bulunan ... ...'nun davacı şirketin yönetim kurulu başkanının oğlu olduğu ve somut uyuşmazlık ile aynı ibareyi taşıyan marka başvurusu yönünden ...

A.Ş.'nin yöneticileri arasında menfaat çatışmasının bulunduğu, yine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1892 E., 2020/110 K. ve 30.01.2020 tarihli kararında da marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının belirlendiği, "..." markasının yaratılmış bir marka olduğu ve yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip tescil ettirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, keza bu hususların az önce açıklandığı, davalının davacının iş bu tanınmış markasından haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı,

davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, bu nedenle davalının marka tescil başvurusu sırasında markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötü niyetli olduğu,

kötü niyetli başvuru durumunun mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden, kötü niyetli başvuru iddiası ile açılan davada, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı kanaatine varıldığında, kötü niyetin tescilin tamamını kapsayıp bölünemeyeceği, bu nedenle davalının kötü niyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile,

TÜRKPATENT YİDK'nın 2019/M-2091 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil edilmiş bulunan 2017/95686 sayılı “KK ... ...+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru markasının başvurucunun isim soyismi olup rastgele seçilmediğini, iltibas ihtimali bulunan emtiaların başvurudan zaten çıkarıldığını, kalanlar yönünden iltibas tehlikesi olmadığını, davacının redde mesnet olarak ileri sürdüğü markalarını kullandığını ispatlayamadığını, davalının davacının tanınmış olduğu sınıflardan farklı sınıflarda tescil talep etmesinin kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki marka ticareti yapmak, yedeklemek veya şantaj yahut davacıyı engelleme gibi bir kastın da ispat edilemediğini, salt işaret benzerliğinin kötü niyet için yeterli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi adını davacının kullanmadığı ve marka tescilinin olmadığı alanlarda tescil ettirmek istemesinin kötü niyet sayılamayacağını, davacının markasını 37, 39 ve 41 nci sınıflarda kullanmadığını buna yönelik ispat sağlanmadığını, markalar arasında zaten 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi olmadığını,

bir an için davacının piliç eti ve yumurta ürünlerinde tanınmışlığı kabul edilse dahi Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde de olduğu gibi 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkralarında istifade koşullarının da bulunmadığını, müvekkilinin davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayan, itibar veya ayırt edici karakterine zarar vermeyen kendi isim ve soyismini marka olarak seçmesinin kötü niyetli kabul edilemeyeceğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1892 E., 2020/110 K. ve 30.01.2020 tarihli kararına konu markanın farklı oluşu ve kararın temyiz edilmiş olması,

ayrıca her başvurunun ayrı değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında anılan kararın emsal olmayacağını, nitekim bu hususun Dairemizin içtihatlarıyla da sabit olduğunu, aynı şekilde Dairemizin 2018/5475 E., 2019/6673 K. ve 23.10.2019 tarihli kararının da emsal kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin babasının davacının bir dönem ortağı ve yönetim kurulu başkanı olması ve aralarında bir takım uyuşmazlıklar olmasının başvuruyu etkilememesi gerektiğini, kaldı ki davacının ortaklık yapısının da tamamen değiştiğini ve şirketin başka kişilerin yönetimine girdiğini,

başvuranın kötü niyetli addedilmesi için markayı kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak kastıyla hareket etmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının marka başvurusuna ilişkin YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü talebinin yerindeliğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/469, K. 2024/4187, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/469
Karar No
2024/4187
Tarih
22 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/470 K.2024/295
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/470 K.2024/3878
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/474 K.2024/3432
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/475 K.2024/284
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/476 K.2024/217
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/478 K.2024/1346

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.