KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4741 E., 2024/8197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/180 Esas, 2023/752 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/114 E., 2020/719 K.
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
07.07.2017 tarihinde imzalanan "sipariş formu" başlıklı 2017 ASES 00142 nolu sözleşme uyarınca tarafların 4050 adet güneş panelinin satışı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme gereği Ağustos 2017 tarihinde teslim etmesi gereken 3704 adet güneş panelinin teslimatına ancak 05.10.2017 tarihinde başlayıp 24.10.2017 tarihinde tamamladığını, 31.613,08 USD gecikme cezası hesaplandığını,
taraflar arasında imzalanan 07.07.2017 tarihli "sipariş formu" başlıklı 2017 ASES 00261 nolu sözleşme uyarınca 7.400 adet güneş panelinin en geç 20.11.2017 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen 06.12.2017 tarihinde teslim edildiğini, 15 günlük gecikmeden dolayı 57.762,18 USD gecikme cezası hesaplandığını, taraflar arasında imzalanan 3. sözleşme "sipariş formu" başlıklı 2017 ASES 00260 nolu sözleşme uyarınca 10.800 adet güneş panelinin 05.12.2017 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, 9.695 adet panel teslim edilmiş olup 1.105 adet panelin halen teslim edilmediğini, 83.871,45 USD gecikme cezası hesaplandığını,
sözleşme ile davalının gecikme cezası ödemeyi taahhüt ettiğini, toplam 173.246,63 USD gecikme cezasının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm ürünlerin ihtirazı kayıt konulmadan teslim alındığının irsaliyelerden anlaşıldığını, 2017 ASES 00260 sayılı sözleşmenin davacı tarafından gönderilen ihtarname ile feshedildiğini, bu sebeple ifaya ekli ceza talep hakkının ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı ile davalı arasında akdedilen güneş panellerinin satımına dair sözleşmelerde, panellerin geç teslimi hâlinde gecikme cezasının tahakkuk ettirileceği kararlaştırılmış ise de geç teslim edildiği anlaşılan panellerin teslimi esnasında davacının ihtirazi kayıt koymaksızın teslim aldığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının, davalı tarafta cezai şart talep edilmeyeceği yönünde haklı beklenti oluşturduğu gibi mal alımına devam edildiğinden önceki döneme ait cezai şart talebinden zımnen vazgeçildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının ASES 00142 ve 00261 nolu sözleşmelere konu güneş panellerini geç teslim ettiği, davacının ifayı çekince koymadan kabul ettiği, cezai şart talep etme hakkını saklı tutmadığı, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin teslim tarihlerinden çok sonra olduğu, bu sözleşmelere dayalı cezai şart talebinde bulunamayacağı, ASES 00260 nolu sözleşmedeki güneş panellerinin ise eksik teslim edildiği, ancak sözleşmede sadece geç teslim halinde cezai şartın öngörüldüğü, eksik teslim nedeniyle cezai şart öngörülmediğinden bu sözleşmeye dayalı cezai şartın da talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmelerden kaynaklanan cezai şartın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf cezai şartın tahakkuk edip etmediği hususuyla ilgilidir.
Taraflar arasında düzenlenen güneş paneli satım sözleşmeleri çerçevesinde davalıya geçilen sipariş formu doğrultusunda bir kısım emtianın teslim edildiği ancak halen teslim edilmemiş paneller bulunduğu dosya içeriğindeki delillerden anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi, önceki siparişlerin de geç teslim edildiğini ancak ihtirazi kayıt koymaksızın malı teslim alan davacının bilahare cezai şart talep edemeyeceğini kaldı ki eksik ifanın geç teslim anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen Yargıtay 19. HD kararları, dönemsel ifa içeren bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart taleplerine ilişkindir. Bu kararlar, eksik ifaya rağmen ihtirazi kayıt konulmadan yeni mal teslim etmek suretiyle alıcıda haklı güven oluşturma vakıalarına ilişkin uyuşmazlıklarla ilgilidir. Kaldı ki o halde dahi son döneme ilişkin cezai şart taleplerine cevaz veriliyordu.
Somut vakıada ise davalının sözleşmeye göre zamanında teslim etmesi gereken son emtiayı halen davacıya göndermediği dosya içeriğiyle sabittir. Bu durumda her eksik teslimat vakıasının aynı zamanda geç teslimatı da kapsayacağı düşünülerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazıl şekilde ret hükmü kurulmasını isabetsiz gördüğümüzden, kararın onanması yönünde tahakkuk eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4741, K. 2024/8197, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama