İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/487 K.2024/4091

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/487Karar2024/4091Tarih20 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/487 E., 2024/4091 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2024
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1505 Esas, 2022/1796 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Sayısı
2021/257 E., 2022/273 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya döviz bazlı gerçekleştirdiği triko iplik satışı nedeniyle 185.784,17 TL'lik kur farkı faturası kesildiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tebligat adresinin Güngören/İstanbul olması sebebiyle Bakırköy icra dairelerinin yetkili olduğu yönünde itirazda bulunmuş ise de para borçlarında yetkili icra dairesinin alacaklının ikametgahı olması gerektiğini belirterek itirazın iptaline, davalı kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davacı ile aralarında yaklaşık bir yıla yakın süre ticari ilişkinin devam ettiğini, her mal alımına karşılık davacıya düzenli ödeme yapıldığını, 2017 yılında bakiye borç kalmaksızın ticari ilişkinin sona erdiğini, taraflar arasında dövize dayalı bir ticari ilişki olmadığını, davacı tarafından hukuki gerekçe olmaksızın iki farklı kur farkı faturası gönderildiğini, 07.11.2017 tarihli ihtarname ile bu faturalara itiraz edildiğini, taraflar arasında kur farkı düzenlenmesine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2019 tarih, 2018/273 E., 2019/214 K. sayısı kararı ile davacının talebinin faturaya dayalı para alacağı olduğu, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden davalı vekilinin takibin ve mahkemenin yetkisine ilişkin itirazının reddinin gerektiği, davacı tarafından davalıya 1.255.187,94 TL (421.534,62 USD) 16 adet fatura karşılığında iplik satıldığı, tüm faturalarda bedelin USD karşılığının yazıldığı, davalı tarafından ödenen 16 adet fatura bedelinin ödeme tarihleri itibariyle toplam 372.386,14 USD ye karşılık geldiği,

yabancı para üzerinden yapılan alım satımlarda Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince faturaların Türk Lirası üzerinden düzenlenme zorunluluğu bulunduğundan faturalarda belirtilen yabancı paranın Türk Lirası karşılığı kur gözetilerek fatura tarihlerinde ödeme yapılmayıp daha sonra Türk Lirası ile ödeme yapılması durumunda kur farkı istenebileceği, bu nedenle davacı tarafından 31.10.2017 tarihli 185.784,17 TL bedelli kur farkı faturası düzenlemekte haklı olduğu,

fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davalının Kahramanmaraş 5. İcra Müdürlüğünün 2017/40486 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacak likit olduğundan takip bedelinin %20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 26.10.2021 tarih, 2019/2391 E., 2021/1616 K. sayılı kararı ile, dosyaya ibraz edilen satım konusu mallara ilişkin bazı faturaların bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere bedellerinin yabancı para cinsinden gösterildiği ve Vergi Usul Kanunu'ndaki zorunluluk nedeniyle Türk Lirası üzerinden düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın bu faturalara itiraz ettiğine yönelik bir savunmasına rastlanılmadığı, ancak davalının faturaları ticari defterlerine işleyip işlemediğinin araştırılmadığı,

davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamış olup, bilirkişi raporunun sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak düzenlendiğini, davada tüm aşamalarda davalının taraflar arasında kur farkı faturası kesileceğine dair bir sözleşme veya teamül olmadığını iddia etmesi karşısında davalının ticari defter ve kayıtlarının da incelenerek taraflar arasında teamül oluşturacak şekilde en az iki kez kur farkı faturası kesilip kesilmediği, davalının faturaya itirazı olup olmadığı,

kur farkı faturasının hangi faturanın bedelinin geç ödenmesi nedeniyle oluşan kur farkından kaynaklandığı hususlarının taraf ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği, nitekim aynı konuda.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2012/14303 E., 2013/2189 K. sayılı 05.02.2013 tarihli kararında da; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı satış faturaları bulunmaktaysa da, cari hesaplarda herhangi bir kur farkı faturası kaydına rastlanmadığı, bu nedenle hangi tarihler ve miktarlar üzerinden fark talep edildiğinin açık bir şekilde belirlenemediği,

oysa kur farkı talep edilebilmesi için öncelikle yazılı bir sözleşmenin bulunması gerektiği, arada kur farkı uygulanması ile ilgili teamül bulunması halinde de kur farkı talep edilebileceği, ancak davacının buna ilişkin yazılı bir sözleşme sunamadığı gibi taraflar arasında kur farkı uygulandığına dair bir teamülün varlığının da saptanamadığı belirtilerek; kur farkı alacağı davasının reddine ilişkin Yerel Mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, bununla birlikte.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2682 E., 2020/5731 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olduğu halde davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almışsa, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle alacaklı çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği, dosyada mevcut 12.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 185.784,17 TL bedelli kur farkı faturasının düzenlendiği 31.10.2017 tarihinden önce davalıdan Türk Lirası cinsinden düzenlenen 8 adet çeki aldığının anlaşıldığı,

buna göre davacının davalıdan kur farkı talep etme hakkı bulunmadığı, mahkemece davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan delillerin toplanmadığı gerekçesi ile yukarıda belirtildiği şekilde deliller toplanarak alınacak bilirkişi raporu ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih, esas ve karar sayılı kararı ile, İstinaf mahkemesi kararı öncesinde aldırılan bilirkişi raporunda davacı tarafça düzenlenen 16 adet faturanın davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, buna göre taraflar arasında davalının davacıdan 1.255.187,94 TL (USD karşılığı 421.534,62) tutarında mal alımında bulunduğu,

kaldırma kararında da değinildiği üzere, davacının 03.02.2017 tarihli 11.400,00 TL, 28.02.2017 tarihli, 150.000,00 TL bedelli, 10.03.2017 tarihli 17.460,00 TL bedelli, 31.03.2017 tarihli 175.000,00 TL bedelli, 21.04.2017 tarihli 34.800,00 TL bedelli, 30.04.2017 tarihli 190.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 tarihli 146.500,00 TL bedelli, 31.01.2017 tarihli 100.000,00 TL bedelli olmak üzere TL cinsinden düzenlenen toplam 8 adet çeki aldığı, borcun 825.160,00 TL tutarındaki kısmının 8 adet çek verilmesi ile ödendiği, kaldırma kararı sonrasında her iki tarafın ticari defterleri incelendiği,

davacı tarafça düzenlenen 31.10.2017 tarihli, 185.784,17 TL'lik kur farkı faturasının hangi faturanın bedeline ait olduğu tespit edilemediği, bilirkişi tarafından davacının kur farkı faturasını davalının cari hesaba mahsuben gönderdiği ve verdiği vadeli çeklerin ödemelerinin yapıldığı tarihte kur değerlendirmesi yapılarak kalan fark üzerinden kestiğinin bildirildiği, taraflar arasında kur farkı talep edilebileceğine dair her hangi bir sözleşme olmamakla birlikte, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları itibariyle taraflar arasında teamül oluşturacak şekilde en az iki defa kur farkı farkı faturası kesilmediğinin anlaşıldığı,

istinaf mahkemesinin kaldırma kararı ve değinilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2682 E., 2020/5731 K. sayılı nazarında, taraflar arasında kur farkı faturası düzenleneceğine dair sözleşme veya teamül bulunmaması, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olsa bile davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği,

bu bakımdan davalının borca itiraz mahiyetindeki itirazının haklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davalının Kahramanmaraş 5. İcra Dairesinin 2017/40486 E. sayılı takibe vaki itirazının iptali istemiyle açılan davanın reddine, her ne kadar davalı taraf kötü niyet tazminatın isteminde bulunmuş ise de, taraflar arasında bir ticari alım satım ilişkisinin var olduğu, uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklandığı, davacının takipte kötü niyetli olduğunun sabit olmadığı anlaşılmakla, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ikame tarihindeki davacının birleşme işlemleri neticesinde devrolan olarak halihazırdaki müvekkili şirket İskur Denim İşletmeleri San. ve Tic.

A.Ş. ile birleştiğini, Yerel Mahkemece verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, kur farkı faturasının keşidecisi için sözleşme yada hiç değilse en az iki kez kesilmiş fatura ile oluşturulmuş teamül varlığı aranmasının hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticaretin dövize dayalı olduğunu, bu ilişkide TL ile yapılan ödemeler nedeniyle tahsilatın yapıldığını, günkü kur üzerinden kur farkı doğacağının dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları ile sabit olduğunu,

Yerel Mahkemenin arada yazılı bir sözleşme yada hiç değilse en az iki kez kesilmiş kur farkı faturası şeklinde teamül arayışına giriyor oluşunun hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarının konuyla ilgili kararlarının da bu şekilde iken en az iki kez kur farkı faturası keşidesi şeklindeki teamülün ise uygulama alanının söz konusu olmadığını, kötü niyetle yapılan itiraza rağmen müvekkili şirketçe ikinci kez keşide edilmesi beklenen kur farkı faturasının pratikte bir karşılığının bulunmayacağının da kabulünün gerektiğini, kur farkının fatura üzerindeki döviz bedel ile tahsil tarihindeki kur arasındaki farktan doğduğunu,

müvekkil şirketin usul ve yasa yanında taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun şekilde davalı şirketten aldığı TL ödemelerin tahsilat yapıldığı tarihin kurundan dönerek davalının borcundan düştüğünü, müvekkili şirketin defterleri üzerinde ek inceleme yapan bilirkişi tarafından da teyit edildiğini, taraflar arasındaki ticaretin dövize endeksli bir ticaret olduğunun Yerel Mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen çeklerin pratikteki mevcut durumunun dikkate alınmaksızın bu durum kur farkı talep hakkından feragat gibi değerlendirildiğini, hukukumuzda çekler için her ne kadar vade olmadığı kabul edilmekte ise de,

pratikte çeklerin ileri tarihli olarak düzenlendiği ve bu itibarla aslında vadesinde ödendiği, somut durumda tahsilat yapılmadan, çekin teslim tarihi itibari ile borç ödendiği gibi dövize dönülmesinin hatalı bir uygulama olacağının yargılama esnasındaki beyanlarında yer almasına rağmen Yerel Mahkemece bu hususun hiç dikkat edilmeden değerlendirmeye alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından;

bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, Dairenin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin karar ilamına uygun işlem yapılarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, düzenlenen bilirkişi raporunun denetime açık ve karar vermeye elverişli olduğu, taraflar arasında kur farkı faturası düzenlenmesine ilişkin bir sözleşme veya teamül bulunmadığı, icra takibine konu kur farkı faturasının hangi faturaya ilişkin düzenlendiğinin tespit edilememesi,

davalının ödemelerini çek yolu ile yaptığı ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre çekin ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkının talep edilemeyeceği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında döviz kaynaklı ticaret olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olmasına rağmen kur farkı talebi için sözleşme ya da teamül arayışının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kur farkını doğuran işlemlere ilişkin ayrıntılı açıklamayı 22.03.2022 tarihli dilekçelerinde açıkladıklarını, TL cinsinden çeklerin alınmış olmasının artık kur farkı istenemeyeceği sonucunu doğurduğuna ilişkin değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu,

çekler her ne kadar görüldüğünde ödenir kuralı çerçevesinde bir ödeme aracı olarak kabul edilmekte ise de günümüzde ileri tarihli düzenlenerek bir nevi vadesinde ödenir hale geldiği ve bu haliyle de ödeme vaadine daha da yaklaştığının somut durum gereği olduğunu, hal böyle olunca ileri tarihli bir TL çekin sırf teslim alınmış olması nedeniyle vadesinde (her ne kadar çekte vade olmaz kuralı bulunmaktaysa da yukarıda yapılan izahat çerçevesinde pratikte artık varmış gibi düzenlendiği izahtan vareste kabul edilmelidir) yapılan tahsilata rağmen "TL çek ödeme aracıdır,

kabul edilmişse artık kur farkı da talep edilemez" denilmesinin kabul edilebilir bir gerekçe olmadığını, bu çerçevede müvekkil şirket usul ve yasa yanında taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun şekilde davalı şirketten aldığı TL çekleri vade tarihine kadar alacaklı tarafta beklettiğini, tahsilat yapıldığı tarihteki kurdan dönerek davalının borcundan düştüğünü belirterek kararın bozulmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 68 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/487, K. 2024/4091, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/487
Karar No
2024/4091
Tarih
20 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/487 K.2024/3346
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/488 K.2024/4115
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/488 K.2024/3347
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/489 K.2024/3919
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/489 K.2024/3352
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/491 K.2024/4252

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.