İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4920 K.2023/6454

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4920Karar2023/6454Tarih6 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.172 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/4920 E., 2023/6454 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1048 Esas, 2021/442 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2014/972 E., 2019/11 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.172 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve ihbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ...,... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirketin 1.350.000,00 TL sermayeli ... Akaryakıt Nakliye Tarım Hayvancılık San. ve Tic.

A.Ş.’ye 1.198.000,00 TL ile ortak olduğunu, dava dışı şirkete maliki olduğu taşınmazın şirketin ana sözleşmesinde gayrimenkul satma yetkisi olmadığı halde yasaya aykırı olarak satıldığını, şirketin yönetim kurulu üyelerinin ..., ... ve ... olduğunu, yönetim kurulu üyeleri yaptıkları toplantıda, yönetim kurulu başkanlığına ...’u, başkan yadımcılığına ...’u ve yönetim kurulu üyeliğine ...’u seçtiklerini, aynı toplantıda ... ve ...’un şirketi temsile yetkili kılındıklarını ve şirketin ana sözleşmesinde gayrimenkul satma yetkili olmadığı halde ana sözleşmeye aykırı olarak şirketin gayrimenkulünü satma yetkisi verildiğini,

taşınmazın ... ve ...’un babası ve yönetim kurulu üyesi olan ...’a 13.01.2011 tarihinde satıldığını bu satışın yok hükmünde olduğunu, taşınmazı yasaya aykırı olarak alan ...’un taşınmazı köylüsü ...’a 20.05.2014 tarihinde, ...’ın da 04.06.2014 tarihinde ...’a sattığını, ilk satış yok hükmünde olduğundan sonraki satışların da yok hükmünde olup iyiniyetin ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile ...

Akaryakıt Nakliye Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını,taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu, satışın zorunluluk nedeniyle yapılan satış olduğunu, şirketin mutad giderlerini dahi karşılayamadığı için bir kısım taşınmazların satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını, taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığını, taşınmaz satışının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı parasını vermek suretiyle satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

5.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında, ...’un köylüsü olduğunu, kendisinin işlerini yürüttüğünü, dava konusu taşınmazı almadığını, kimseye de satmadığını, bu nedenle davanın kendi yönünden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, davaya konu taşınmazın satış suretiyle devrini yapan şirketin ortağı olup, davayı açmakta hukuki yararı ve taraf sıfatı bulunduğu, somut davada, davacı tarafın şirket yetkililerinin taşınmaz satışına yetkileri olmadığı halde taşınmaz satılmasından dolayı taşınmaz satışının yolsuz tescile dayandığını iddia ettiği, bilirkişi ve bilirkişi kurulundan alınan raporlarda da, davaya konu taşınmazın satış tarihi itibariyle ihbar olunan şirket yetkililerince taşınmaz satışı yapmaya yetkili olduğunun belirtildiği,

nitekim hukuki niteliği itibariyle yapılan incelemede şirket yetkililerinin satış yapmaya yetkili olduğu bu hali ile yetkisiz temsile satıştan bahsedilemeyeceği, nitekim satış anında ticaret odasından da şirket yetkililerinin satış yapmaya yetkili olduklarının Tapu Müdürlüğüne bildirildiği, davacı tarafın muvazaa iddiasını ise ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra ileri sürdüğü, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından iddianın genişletilmesi ön incelemeden sonra ancak davalı tarafın açık muvafakatine bağlı olup, davalı vekilinin muvazaa iddiasına, iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile muvafakat vermediği,

dolayısı ile muvazaa iddiasının bu dava kapsamında dinlenilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, gayrimenkulün satışı gayrimenkul satışı yapmaya yetkili şirket yetkilileri tarafından yapıldığı sabit olmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ihbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...

A.Ş.'nin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı 3 üncü maddesinin 4-a no.lu bendine göre şirketin taşınmaz alma yetkisi var ise de satma yetkisinin bulunmadığını, şirketin 26.03.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev ve yetki taksimine ilişkin 26.03.2010 tarih ve 13 sayılı kararına "...gayrimenkuller almaya, satmaya" ibaresini ana sözleşmesinin 3 üncü maddesinin 4-a bendine aykırı olarak ilave ederek yönetim kurulunun görev yetki kararını tescil ettirdiklerini, şirket ana sözleşmesinde değişikliğin ancak genel kurulca yapılabileceğini,

yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olan satışın yok hükmünde olduğunu, bu nedenle bilirkişilerin satışı yapan eski yöneticilerin gayrimenkul satmaya yetkili olduğu yolundaki tespitlerinin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğundan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, 16.06.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu taşınmazın ilk satış açısından muvazaalı satış olduğuna ilişkin emarenin bulunduğu,

ancak daha sonraki satışların art arda yapılması sebebiyle muvazaa açısından takdirin mahkemeye ait olduğunun tespiti ve davalılardan ...'ın 07.05.2015 tarihli celsede "...'un köylüsü olurum kendisinin işlerini ben yürütmekteydim, davaya konu taşınmazı ben satın almadım, kimseye de satmadım" beyanı karşısında davanın reddinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu raporda şirketin faaliyet konusu olan hayvancılık ve tarım işlerini yapmak için satın almış olduğu gayrimenkulün şirketin borçlarını ödemek için satıldığı yolundaki tespitin gerçeği yansıtmadığını, davalılar tarafından .....A.Ş.'nin borçlu olduğunun kanıtlanmadığını,

taşınmazın satış bedeli 60.000,00 TL'den şirketin otomatik ödeme talimatı üzerine Tedaş tarafından 5.203,00 TL'sinden sonra kalan 54.801,53 TL'nin ...'a ödenmesinin şirketin borcunun olmadığının ve muvazaanın açık bir kanıtı olduğunu, müvekkilinin muvazaa iddiası mahkemece iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilmiş ise de bir kısım davalılar tarafından iddianın genişletildiği yolundaki itirazın süresinde yapılmadığını, bu nedenle mahkemenin iddianın genişletildiği yolundaki gerekçesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. İhbar olunan ... Akaryakıt Nak. Tar. Hay. San. Tic. A.Ş. yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; muvazaa iddiasının genişletildiği yolundaki bir kısım davalılar vekilinin talebinin yerinde olmayıp Mahkemece bu iddianın kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin gayrimenkulünün ...'a satışının ana sözleşmenin 3 üncü maddesinin 4-a bendine açıkça aykırı olduğunu, bu maddede şirketin gayrimenkul satacağının yazılı olmadığını, yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olan satışın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça "muvazaa" ibaresini kullanmadığı, ne var ki taşınmazı satın alan ilk malik davalıların murisi ...'un müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetim kurulu üyesi, ondan sonra alan davalı malik ...'ın ilk malik ...'un köylüsü, en son satın alan ve dava tarihi itibarıyla malik olan davalı ...'ın ise davalıların murisi ...'un iş hanında büfe sahibi olduğunu, dolayısıyla satın alan maliklerin iyi niyetli olmadıklarını ileri sürmek suretiyle esasen muvazaayı kast ettiğinin kabulü gerektiği,

aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin yerinde görülmediği, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği kural olarak sözleşmenin tarafları sözleşmenin iptalini talep edebilir ise de muvazaalı işlem iddiasında ilgili herkesin dava açmasının mümkün olduğu, dava dilekçesinde dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 555 inci maddesi (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 309 uncu maddesi) gereği tapunun şirkete verilmesi şeklinde bir talepte bulunulmuş olduğuna göre davacı ortağın artık bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiği,

ihbar olunan anonim şirkete ait dava konusu taşınmazın ilk satışının anonim şirketin yönetim kurulunun yetkisi dahilinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünde yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın davacının ortağı olduğu ..... A.Ş 'ye ait iken 13.01.2011 tarihinde ilk olarak davalıların murisi, satış tarihinde taşınmaz maliki şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'a 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, ...

Noterliğince düzenlenen 05.05.2009 tarihli anonim şirket ana sözleşmesinin 4/a maddesine göre şirketin iştigal konusu ile ilgili her türlü menkul ve gayrimenkulü alabileceği düzenlenmiş ise de taşınmaz satışına yer verilmediği, ihbar olunan anonim şirketin 26.03.2010 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılarak toplanan şirket yönetim kurulu başkanlığına üç yıl süre ile ..., başkan yardımcılığına ..., muhasip üyeliğe ...’un seçildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısında alınan karar ile yönetim kuruluna şirket adına menkul ve gayri menkul mal alıp satmaya yetkili kılındığı,

yönetim kurulu başkanına ve yardımcısına şirketi müştereken temsil etme yetkisi verildiği, şirketin anılan temsilcileri tarafından birlikte verilen vekâletnameye istinaden taşınmazın ... tarafından şirket yönetim kurulu üyesi ...'a satıldığı,

gerek taşınmaz satışının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 137 nci maddesine göre gerekse davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 374 üncü maddesine göre yönetim kurulunun şirket konusunu gerçekleştirmek amacıyla genel kurulun yetkisine girmeyen her türlü işlemi yapabileceği dikkate alındığında anonim şirketin yönetim kurulu temsilcilerinin taşınmazı satmaya yetkili olduklarının kabul edildiği, taşınmaz satışının muvazaalı olup olmadığına yönelik iddia yönünden yapılan incelemede, ihbar olunan ...

A.Ş.'ye ait olan taşınmazın ilk olarak davalıların murisi aynı zamanda taşınmaz maliki anonim şirketin satış tarihinde yönetim kurulu üyesi olan ...'a 13.01.2011 tarihinde 60.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, dosyadaki banka hesap hareketine göre şirket hesabına aynı tarihte ... tarafından yatırılan satım bedelinden Tedaş'a otomatik ödeme talimatı üzerine ödenen 5.203,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 54.803,51 TL'nin 26.01.2011 tarihinde alıcı ... hesabına iade edilmiş olduğu, bu durumda taşınmazın oldukça düşük bir bedelle 5.198,47 TL'ye satıldığı,

İlk Derece Mahkemesince taşınmazın bulunduğu mahalde keşfen inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda taşınmazın arsa ve üzerindeki bina ve müştemilatı ile birlikte satış tarihindeki değerinin 189.015,00 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın gerçek satış değerinin çok altında bir fiyata satıldığı anlaşılmış olmakla, bu durumda ilk satışın muvazaalı olduğu, davalıların murisi ... tarafından taşınmazın satın alındığı 13.01.2011 tarihinden 3 yıl sonra taşınmazı 76.544,00 TL satım bedeli üzerinden satın alan 2. malik davalı ...'ın yargılama sırasında 07.05.2015 tarihli celsede;

"...'un köylüsü olduğunu, kendisinin işlerini yürüttüğünü, davaya konu taşınmazı kendisinin almadığını kimseye de satmadığını"na yönelik imzalı beyanı karşısında artık 2. satışın ve davalı ... tarafından taşınmaz satın alındıktan 15 gün sonra 04.06.2014 tarihinde bu defa davalı ... adına ilk satışı şirket adına vekâleten gerçekleştiren ... tarafından vekâleten satılmış olduğu gözetildiğinde davalıların murisi ... ile diğer maliklerin işbirliği içinde kötü niyetle taşınmazı devraldıkları,

eş anlatımla sonraki satışların da muvazaalı olarak yapıldığının değerlendirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca, ihbar olunan ... Akaryakıt Nakliye Tarım ve Hayvancılık San. ve Tic.

A.Ş. tarafından da her ne kadar istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle ihbar olunan şirketin istinaf başvuru dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...,... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz satışının muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacı şirketin muvazaa iddiasını ön inceleme aşamasına kadar ve sonrasında da ileri sürmediğini, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından ve davanın diğer taraflarınca bu konuda muvafakat gösterilmediği takdirde ön inceleme aşamasından sonra dilekçesinde yer vermediği iddiasına dayanmasının mümkün olmadığını, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında, davacı tarafın dilekçesinde dayanmadığı muvazaalı işlem vakıasına ilişkin olarak,

açıkça muvazaa ibaresini kullanmadığını ancak davacı tarafın aslında buna dayanmak istediğini belirterek hukuka ve yasaya aykırı olarak karar verdiğini, davacının talebi dışında bir karar verildiğini, somut olayda mahkeme işin esasına girmeksizin ve uyuşmazlığı irdelemeksizin, davacının kendi dilekçesinde dahi talep etmediği uyuşmazlığı çözmeyen bir karar verdiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan, taraf beyanları ve yetersiz belge ve bilgilere dayanarak esas hakkında karar verdiğini, müvekkillerinin satış işlemini gerçekleştirirken şirket ana sözleşmesine aykırı hareket etmediklerini, şirketin yararına yapılan satışlar olduğunu,

şirketin mutad giderlerini karşılayamadığı için taşınmazın zorunluluktan dolayı satıldığını,

bu sebeple taşınmazın satışında kanuna aykırılık söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin birçok malvarlığı olmasına rağmen yalnızca dava konusu taşınmazın satışına gidildiğini, bu durumun satışın kötü niyetli ve muvazaalı olmadığını gösterdiğini, taşınmazın satışında, satışın nedeninin şirketin mutad giderlerini karşılayamaması olduğundan, haklı ve makul bir sebebe dayandığını, muvazaa tespit edilirken mahkemece gerekli araştırma yapılmadan işlemin muvazaalı olduğunu kanaatine varılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilmeyen konuda karar verildiğini, davacının muvazaa iddiasını ön inceleme aşamasına kadar ve sonrasında ileri süremediğini, ıslah ve muvafakat olmadan iddianın genişletilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu taşınmazın maliki olan ve davada ihbar edilen şirket yetkililerinin satış işlemini gerçekleştirirken şirket ana sözleşmesine aykırı hareket etmediklerinin bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, taşınmazın ...'a satışının usul ve yasaya uygun olup bu satış işleminden 3 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 2. ara malik olan kişiden satın aldığı taşınmazın muvazaa nedeniyle satışının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ihbar olunan anonim şirkete ait taşınmazın satışı sebebiyle yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4920, K. 2023/6454, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4920
Karar No
2023/6454
Tarih
6 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4921 K.2023/5668
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4924 K.2023/6370
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/4924 K.2023/10124
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4924 K.2023/11157
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4925 K.2023/5498
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4925 K.2023/6235

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.