KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4954 E., 2024/6620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1491 Esas, 2023/707 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2019/524 E., 2022/158 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteahhitlik yaptığını, davalı ... ile inşaatın su bataryalarının takılması için 1.000,00 TL’ye anlaştıklarını, müvekkilinin davalıya 1.000,00 TL bedelli bono verdiğini, iki üç gün geçtikten sonra, senet bedelini davalıya ödediğini, davalı ...'nın senedin evde olduğundan bahisle senedi vermediğini, aradan 3 yıl gibi bir süre geçtikten sonra,
diğer davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ... ile hiçbir ticari ve şahsi ilişkisinin olmadığını hatta tanımadığını, davalı ...'in de yanında işçi olarak çalıştığını, davacıya takip konusu senette belirtilen miktarda bir nakdi borç verdiği iddiasının akla, mantığa ve hayatın oluşuna açıkça aykırı olduğunu, söz konusu senedin iade edilmeyen 1.000,00 TL’lik senedin tahrif edilmek sureti ile oluşturulmuş sahte senet olduğunu, senet düzenlenirken sadece borçlu bilgileri kısmı “..., GEBİZ/ SERİK” yazısı yazılarak,
davalı ...’ya verildiğini, "serik" ibaresi yanındaki "Antalya" inaresi ile TC kimlik numaralarına dair rakamların müvekkiline ait olmadığını, davalılar tarafından rakam ile yazılan bedel kısmında görüleceği üzere, 1.000 rakamının “1”i “0”a çevrilmek ve önüne “28” eklenerek sahte senet tanzim edildiğini, davalılar aleyhine savcılığa şikayette bulunulduğunu ileri sürerek icra takibine konu senet nedeniyle müvekkilin borcunun olmadığının tespitini, takibin iptalini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 280.000,00 TL bedelli senedin alacağına karşılık müvekkiline davacı tarafından verildiğini, müvekkilinin de borcuna karşılık senedi ciro ederek diğer davalı ...'a ciro ederek verdiğini, davaya konu senette tahrifat olmadığını, davalının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı ciranta ...’ya verdiği borç para karşılığında senedi ...’dan ciro yoluyla aldığını, müvekkilinin senet borçlusu davacı ... ile ciranta ... arasındaki ticari ilişkiyi bilmediğini, senetteki sahtelik iddiasının müvekkiline yönlendirilemeyeceğini, müvekkili tarafından senedin bedel kısmında veya diğer unsurlarda herhangi bir tahrifat yapılmadığını, davacının iddialarını yazılı delilerle ispatlamakla mükellef olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının takibe konu senedi rızası dahilinde davalı ...'e vermediği, böylelikle takibe konu senetteki alacağın gerçekte var olmayan bir alacak olduğu ve sonradan elde edilen bu senetlerin davacının rızası dışında ve bilgisi haricinde doldurulmak suretiyle oluşturulduğu vicdani kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, senedin açığa imzanın kötüye kullanıldığı ve tahrifat iddiasıyla alındığı olgusu ispata muhtaç kaldığından, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen ve kanuni dayanaktan yoksun hayatın olağan akışı gerekçesine dayalı davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan takipte tahrifat ve bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4954, K. 2024/6620, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama