KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5199 E., 2024/7034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/681 Esas, 2023/638 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/46 E., 2021/4 K.
Karar Metni
1.018 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TürkPatent) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, bu markaların tanınmışlık seviyesine ulaştığını, davalı gerçek kişinin ise 2018/113327 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerin müvekkili şirketin itiraza/davaya dayanak gösterilen markaları kapsamında koruma altında bulunduğunu, marka işaretlerinin de benzer olduğunu, dolayısıyla markaların karıştırılacağını,
... markasının ticaret hayatında büyük bir tanınmışlık elde ettiğini, bu tanınmışlığın ülke geneline yayılan güçlü bir tanınmışlık olduğunu, markaların tanınmışlık düzeyi arttıkça bu markalara tanınan korumanın kapsamının da genişlemesi gerektiğini, ancak YİDK kararında tanınmış marka kavramının ruhuna aykırı olarak,
başvuru kapsamında spesifik nitelikli ve müvekkilinin temel faaliyet alanına girmeyen ürünlerin yer almasının ret kararına gerekçe gösterildiğini, tanınmış markanın birden çok farklı markada kullanılmasının tanınmış markanın gücünün azalmasına ve etkileme alanının azalmasına sebebiyet vereceğini, tanınmış markanın tüketicinin gözünde malın veya hizmetin kaynağını belirtiğini, tanınmış markanın farklı mallarda kullanılması halinde, tüketicinin bildiği ve güvendiği markayı üreten-hizmeti sunan firmanın farklı alanlarda da üretim veya pazarlama yaptığını düşüneceğini,
müvekkilinin tanınmış olan ve her sınıf bakımından koruma sağlanan ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "limak bims" markasının farklı sınıflarda dahi tesciline olanak verilmez iken müvekkili markaları ile birebir aynı sınıfta tescilinin düşünülmesi imkansız olduğunu ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 13.12.2019 tarih ve 2019-M-10446 sayılı kararının iptaline, 2018/113327 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TürkPatent vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda kullanılan renk ve yazı karakteri itibariyle markaların farklılık arz ettiğini, davacı markalarında esas olarak “...” ibaresi hakimken davalı markasının “...-bi ...” ibaresinden oluştuğunu ve bir bütün olarak algılanıp telaffuz edildiğini, algının “...” ibaresi üzerinde değil bütün olarak tüm ibare üzerinde yoğunlaştığını, somut olayda tanınmış markadan kaynaklı bir tescil engelinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu 2018/113327 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacının dayanak yaptığı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(6769 sayılı Kanun)'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ... ibaresinin manalarından birinin coğrafi yer adı olmasına karşın birlikte kullanıldığı ... ibaresi ile birlikte, dava konusu malların vasfını, cinsini, kalitesini veya coğrafi kaynağını bildirir nitelikte olmadığı,
... ibaresini gören veya duyan tüketicinin doğrudan dava konusu ürünler ile o yöreyi ilişkilendirmeyeceği, dolayısıyla dava konusu ibare ile çekişmeli mallar arasında doğrudan ve somut bir ilişki kurulamayacağı için, ... ibaresinin ayırt edici bir niteliğe sahip olduğu, üstelik ... ibaresinin de ayırt edici yeni bir ibare oluşturduğu,
bir bütün olarak davacı markasından kolaylıkla ayırt edilebildiği markaların ilişkilendirilmesi söz konusu olmadığından somut uyuşmazlık açısından tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, bu nedenle somut uyuşmazlık açısından 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma imkânı bulunmadığı, davacı tarafın ticaret ünvanının ...
MAĞAZALAR A.Ş. olduğu, davalı tarafın ... ibareli marka başvurusunun davacının ticaret unvanıyla da benzerlik taşımadığı dolayısıyla somut uyuşmazlık açısından 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin altıncı fıkrasının uygulanma imkânı bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
zira başvuruda "..." ibaresinin öne çıkarılmayıp bir bütün olarak "..." ibaresine yer verildiği ve markaları hecelerine bölerek karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu başvuruda, davacı markalarından farklı bir algı yaratıldığı ve taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından,
davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli oluşturmayacağı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının 2018/113327 sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ... asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek, iltibas, tanınmışlık, ticaret ünvanı ve kötü niyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak Türk Patent YİDK'nın 13.12.2019 tarih ve 2019-M-10446 sayılı kararının iptaline, 2018/113327 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri., 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5199, K. 2024/7034, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama