KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5265 E., 2024/6740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/602 Esas, 2023/1032 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/582 E., 2022/1001 K.
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin eski ünvanının “... ... Yapı Malzemeleri” olduğunu, her iki şirketin de tek ortaklı olduğunu, konut, iş yeri ve benzeri inşaat ve imalat işleri yapan davacı şirketin davalı şirket ile yaptıkları anlaşma ile ihtiyaç olunan inşaat ve imalat malzemeleri karşılığı olarak gerek nakit ödeme yapmak ve gerekse yapılan inşaattan daire vermek suretiyle davalı şirketin alacağının karşılanacağı konusunda anlaştıklarını,
davacı şirketin alacağı inşaat malzemelerine karşılık olmak üzere davalı şirkete Antalya ili Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi 26503 ada 3 parsel sayılı 5 189,00 m2 yüzölçümlü taşınmazda yapmakta olduğu inşaatlardan A blokta bulunan 5 nolu bağımsız bölüm ile yine A blokta bulunan D3 nolu bağımsız bölümü vereceğini, inşaatlar bittiğinde yani malzeme alımı bittiğinde hesap görüleceğini, davacının davalıya ödemesi gereken meblağı, verdiği daireler de hesaba katılarak ödeyeceğini,
alınan malzemeler karşılığında davacının Antalya ili Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi 26503 ada 3 parsel sayılı 5 189,00 m2 yüzölçümlü taşınmazda yapmakta olduğu inşaatlardan A blokta bulunan 13 nolu bağımsız bölümü davalı şirket yetkilisi ... ...'ün talebi üzerine davalı şirkete devrettiğini, bu satışla ilgili olarak A Blok 5 nolu bağımsız bölüm için 22.12.2021 tarihinde 133.320,00 TL, A Blok 13 nolu bağımsız bölüm için 23.12.2021 tarihinde 136.350,00 TL, bedelli fatura düzenlendiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin, davacı şirketin kendisinden aldığı inşaat malzemelerinin fiyatlarına yüksek ölçekte faiz yürüterek,
devraldığı bağımsız bölümlerin bedellerini düşmeden 848.272,84 TL alacaklı olduğundan bahisle davalı şirket aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/98104 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı şirketin takibe kısmi itiraz ettiğini, davacı şirketin davalı şirkete 267.287,25 TL borcunun olduğunu kabul ettiklerini,
davalı şirketin alacağından fazla miktarda alacağı olduğundan bahisle icra takibi yaparak hakkı olmayan miktarda ödemeyi almış olması nedeniyle davalı şirketin 269.670,00 TL ile bu miktara tapuların devir tarihleri olan 24.05.2018 ve 23.10.2018 tarihlerinde gerek ... ...'e ve gerekse davalı şirket tapuların devir tarihlerinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesini, ayrıca ödeme tarihi olan 21.07.2022 tarihi itibariyle bu miktar üzerinden ödenen faiz, masraf, harç ve vekalet ücretinin de tahsil ve iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın arabuluculuğa başvurmadığını savunarak davanın usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olmasına, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasına, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.2.maddesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." açık düzenlemesi karşısında davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi ile katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davacının bu şekilde birden fazla haksız dava açtığını, bu nedenle %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kararda davalı aleyhine hiçbir hüküm bulunmaması rağmen kararı istinaf ettiğini, bunun davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu, HMK 351 inci maddesine göre kötü niyetli olarak karar istinaf edilmiş ise HMK 329 uncu maddenin uygulanması gerektiğini, arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliğin giderilmesi için süre verilmesi gerektiğini, mahkemece süre verilmeden davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve henüz esasa girilmediğinden kötü niyet değerlendirmesi yapılamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf talebindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı tarafın alacaklı olduğu icra takibinde davacı tarafın ödemiş olduğu bedelin istirdadına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi, 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5265, K. 2024/6740, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama