KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5307 E., 2024/6913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/449 Esas,2023/1256 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/373 E.,2022/94 K.
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılından beridir Truva Mermer Makineleri San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin ortağı olduğunu, 2017 yılında davalının da şirket ortağı olduğunu ancak, daha sonra ortaklığın sona erdirildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalıya bono tanzim edilerek teslim edildiğini, davalı tarafından bonoların takibe konulduğunu, takibe konu olan senedin borç senedi olmayıp teminat senedi olduğunu, taraflar arasında ayrılma sözleşmesi haricinde herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek,
müvekkilinin Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7913 E. sayılı dosyası ile takibe konu bonodan kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptali ile bononun müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilkeçesinde; müvekkili tarafından başlatılan takibin kambiyo senedine dayandığını, davacı tarafın senetteki imzayı inkâr etmediğini, senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle senetle aynı kuvvette bir belge ve delil ile iddiasını ispat etmesi gerektiğini, senede karşı iddianın ispatının yine senet ile olacağını, davada tanık dinlenemeyeceğini, davaya konu senedin 25.02.2020 tarihli protokol kapsamında verilmiş bir senet olmadığını, teminat senedi olarak verdiğini iddia eden davacı tarafın yazılı bir belge ibraz etmediğinden davanın reddi gerektiğini,
takip kambiyo senedine dayalı olduğundan ticari defterlere işlenme şartının aranmayacağını, ticari defterlere kambiyo senedinin işlenmemiş olmasının senedi hükümden düşürmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7913 E. sayılı takip dosyasında takibe konu 25.02.2020 keşide, 20.08.2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bononun taraflar arasında düzenlenen 25.02.2020 tarihli ortaklıktan ayrılma sözleşmesinden sonra Truva Mermer Makineleri Kerestecilik Gıda İnş. Tarım San. ve Tic. Ltd.
Şti'nin İmpaş ve Aktürk şirketlerine borcu nedeniyle davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiği, müvekkilinin ilgili şirketlere olan borcunu ödemesi sebebiyle teminat senedinin bedelsiz ve konusuz kaldığı ileri sürülerek, davacının bu teminat senedinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin iptali ve bononun davacıya iadesi talep edilmiş olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6. maddeleri gereğince davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu,
takibe ve davaya konu bononun metninde senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, davacının dayandığı ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde de bu bonoya ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı, bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılmadığı hallerde teminat senedi iddialarının davacı tarafça yazılı belge ile ispatının zorunlu olduğu, davalı vekilince 6100 sayılı Kanun'un 200/2. maddesi gereğince tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğinden, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı,
davacı tarafından davalıya yöneltilen yemin davalı asıl tarafından usulüne uygun olarak eda edildiğinden, davacının davaya konu bononun teminat senedi olduğuna yönelik iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu senedin taraflar arasında akdedilen sözleşme ve hisse devir işlemi sırasında teminat olarak verildiği iddiasının yazılı delille ispat edilemediği, davacının yemin deliline de dayandığı, davalıya yemin teklif ettiği ve davalının da yemini eda ettiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5307, K. 2024/6913, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama