İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5335 K.2024/7059

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2023/5335Karar2024/7059Tarih3 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/5335 E., 2024/7059 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1664 Esas, 2023/1107 Karar
Hüküm
Davanın kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/194 E., 2021/80 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 15.12.2005 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu tarihten bu yana tüm Türkiye'de "..." ve "..." markaları ile birçok güvenlik, alarm sistemleri parçalarının tedarikini, perakende satışını, kurulumunu, montajını ve bakımını yaptığını, davalının da müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, 07.01.2015 tarihinde unvanını "..." olarak değiştirdiğini, "..." markasını tescil ettirmek için davalının 23.01.2018 tarihinde başvurduğunu, davalının, "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ses ve görüntülerin kaydı, nakli gibi amaçla kullanılan kameraların,

fotoğraf makinelerinin, mikrofonların, hoparlörlerin, algılayıcıların (sensörler), koruma ve can kurtarma amaçlı donanımların, ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazların, yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri gibi malların müşterilerce elverişli bir şekilde görülmesi ve satın alınması hizmetleri" bakımından markasal hak sahibi olmadığını müvekkilinin 29.03.2007 başvuru, 01.04.2008 tescil tarihi olmak üzere "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 9, 11, 37, 45 nice sınıflarında tescilli olduğunu, bu sınıflara göre "güvenlik hizmetleri, ses ve görüntünün kaydı,

nakli veya yeniden meydana getirilmesi için cihazlar hizmetlerini ilgili marka ile yerine getirme hakkının müvekkilinde olduğunu, davalının 23.01.2018 tarihinde 35. sınıf bakımından "..." ve 25.07.2017 tarihinde 20 ve 35. nice sınıflar bakımından "... grup" markalarını TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirmesine rağmen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararına göre müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ses ve görüntülerin kaydı, nakli gibi amaçla kullanılan kameraların, fotoğraf makinelerinin, mikrofonların, hoparlörlerin, algılayıcıların (sensörler), koruma ve can kurtarma amaçlı donanımların,

ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazların, yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri gibi malların müşterilerce elverişli bir şekilde görülmesi ve satın alınması hizmetlerinden mahrum bırakılmış olduğunu, kendisine tanınmamış olan 35. nice sınıf alanlarda faaliyette bulunarak müvekkilinin tescil ettirdiği markanın kullanımına tecavüz ettiğini, müvekkili nezdinde maddi ve manevi zarara yol açtığını, davalının söz konusu eylemler ile müvekkilin tescilli markasına, marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini, tecavüzün önlenmesini, haksız rekabetin men'ini,

davalının tescil ettirdiği "..." ve ... grup" markalarının hükümsüzlüğü ve terkinini, davalının ticaret unvanının terkinini, izinsiz bir şekilde kullandığı markanın bulunduğu davalıya ait işyerinde bulunan tabelanın, faturaların, çeşitli stickerların, kartvizitlerin ve ürün fiyat listelerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.09.2019 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na davalı hakkında şikayette bulunarak kendilerine ait "..." ve "..." markalarının davalı tarafından taklit edildiğini iddia ettiğini, yapılan soruşturmada şikayete konu eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu kanaatine varılarak davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından davacının bu karara itirazının reddine kesin olarak karar verildiğini, davalının davacının markasına tecavüz etmediğinin işbu kararla sabit olduğunu, davalının 25.07.2017 tarihinde 20. ve 35. sınıflarda "...

Grup", 23.01.2018 tarihinde de 35. sınıf bakımından "..." markalarını TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, davacının 2008 yılında tescil edilmiş "..." markası bulunduğunu, davacının, davalının markası ile aynı olan "..." ibaresi için de 05.04.2018 tarihinde, yani davalının tescil tarihinden 4 ay sonra,

tescil başvurusunda bulunduğunu, yapılan itirazlar doğrultusunda davacının tescil başvurusunun TÜRKPATENT tarafından kısmen reddedildiğini, ... ibaresinin ilk defa piyasada davalı tarafından kullanıldığını ve tescil ettirildiğini, davacının kullandığı marka ve ibarenin "..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin davalı tarafından kullanılmadığını, davalının ticari alanda kullandığı ibarenin, kendi soyadını taşısa bile,

tek başına "..." kelimesinden oluşmadığını, nitekim davacı tarafından yaptırılan delil tespitinde de salt ... ibaresinin bulunduğu herhangi bir delile ulaşılamadığını, davacıya ait "..." markasının işbu ihtilaf ile ilgisi bulunmadığını, davalının "..." ibaresini ticaret unvanında 2015 yılından beri kullandığını, davacı tarafın ... ibaresini 2018 yılında tescil ettirdiğini, davalı şirketin anılan marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının "..." markasının 09, 11, 37 ve 45. sınıflarda, "..." markasının ise 35. sınıfta tescilli olduğu, davalının 17/66777 tescil numaralı "...

Grup + şekil" markasının 20 ve 35. sınıflarda, 18/06746 tescil numaralı "... + şekil" markasının ise 35. sınıfta tescilli olduğu, davalıya ait markaların "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ses ve görüntülerin kaydı, nakli gibi amaçla kullanılan kameraların, fotoğraf makinelerinin, mikrofonların, hoparlörlerin, algılayıcıların (sensörler), koruma ve can kurtarma amaçlı donanımların, ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazların, yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri gibi malların müşterilerce elverişli bir şekilde görülmesi ve satın alınması hizmetlerinde" tescilli olmadığı,

bu durumda taraf markaları arasında hükümsüzlük için gerekli "sınıfsal benzerlik" koşulunun oluşmadığı, davalının ticaret unvanı ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılıklar bulunduğu, davalının ticaret unvanını 14.01.2013 yılında tescil ettirerek kullanmaya başladığı, işbu dava tarihine kadar davacının bu unvanın tescil ve kullanımına sessiz kaldığı, davalının davacıya ait 2007/16316 tescil nolu "..." markasının tescilli olduğu "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar...

Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar..." ve davacının 2018/34189 tescil numaralı markasının 35. sınıf mağazacılık hizmetinin tescili kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için..." ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar... Makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar:...

Algılayıcılar (sensörler) ... ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar..." sınıflarında yer aldığı değişik iş tespiti ve raporu ile belirlenen fiili kullanımlarının davalının markalarının tescil edildiği sınıflar dışında kaldığı ve davacı markalarına tecavüz oluşturduğu, her ne kadar davalı "..." kelime markası üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahipliği ve marka tecavüzü iddiası yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybı iddialarında bulunmuşsa da davalının ilk marka tescilinin 29.03.2017 tarihine dayanması, bu tarih öncesinde davalının söz konusu kelime yönünden "markasal" kullanımını tevsik eder mahiyette delil sunamamış olması,

davalının "tescilinin" değil "fiili markasal kullanımlarının" tecavüz oluşturduğu yönündeki nihai kabul karşısında bu markasal kullanımlarının geriye doğru beş yıllık sürede de devam etmiş olduğu iddiasının delillendirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markasal kullanımlarının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, men'ine, davacının 2007/16316 tescil nolu "..." markasının tescilli olduğu "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar...

Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar..." ve davacının 2018/34189 tescil numaralı markasının 35. sınıf mağazacılık hizmetinde tescili kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için..." ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar... Makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: ...

Algılayıcılar (sensörler) ... ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar ..." sınıflarında davalıya ait olan tüm ve tespit olunan mevcut kullanımlarına ait her türlü tabela, fatura, sticker ve kartvizitlerin kaldırılmasına, davacının hükümsüzlük ve ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 2007/16316 numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markasının 29.03.2007 tarihli başvuruya istinaden 01.04.2008 tarihinde 09, 11, 37 ve 45. sınıflarda tescilli olduğu, davalının ... şeklindeki markasal kullanımının davalının markasının tescil sınıfı dışında olup davalı üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik olmadığını ileri sürdüğü, her iki tarafın markasal kullanımında esas unsurun ... ibaresi olup davacının bu sınıftaki tescilinin 29.03.2007 tarihine dayandığı,

davalının ise bu tarihten önceye dayalı bir delil sunmadığı gibi istinaf dilekçesinde de 2013'ten beri ... ibaresini kullandığını beyan ettiği, davalının markasal kullanımlarının davacının markalarının tescil sınıfı kapsamında olduğu dikkate alındığında markaya tecavüzün kabulüne ilişkin kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği, davalının bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerektiği, markalar arasında kavramsal benzerlik mevcut ise de;

davalının markaları ile davacının delil olarak dayandığı markaların farklı sınıflarda olup davacının davalının markasının tescilli olduğu sınıflar yönünden önceye dayalı hak iddiası yahut delilin dosyada mevcut olmadığı, davalının tescilde kötüniyetli olduğuna dair delil de bulunmadığından mahkemenin markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddi kararı yerinde bulunduğundan davacının bu yöndeki isteminin reddi gerektiği, davacının "..." unvanının 15.12.2005 tarihinde tescil edildiği, davalının ise "...

GÜVENLİK KAMERA VE ALARM SİSTEMLERİ ... ..." şeklinde tescilli olan ticaret unvanını "..." olarak değiştirdiği, değişikliğin 27.01.2015 tarihinde tescil edildiği, 02.02.2015 tarihinde ilan edildiği, tarafların ticaret unvanlarındaki kılavuz kelimeler incelendiğinde davacının "..." davalının "..." olduğu, davalının ... ibaresini ... olarak değiştirdiği, davalının unvan değişikliğinden yaklaşık 10 yıl önce davacının unvanının tescil edilmiş olduğu, tarafların faaliyet alanının aynı olduğu,

unvanlardaki kılavuz kelimeler arasında benzerlik olup işletmeler arasında karışıklığa yol açacağı sabit olduğundan ticaret unvanındaki ... ibaresinin terkini talebinin kabulü gerekirken reddinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının markasal kullanımlarının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine,

men'ine, davacının 2007/16316 tescil nolu "..." markasının tescilli olduğu "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar...

Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar..." ve davacının 2018/34189 tescil numaralı markasının 35. sınıf mağazacılık hizmetinin tescili kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..." ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar ... Makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: ...

Algılayıcılar (sensörler) ... ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar ..." sınıflarında davalıya ait olan tüm ve tespit olunan mevcut kullanımlarına ait her türlü tabela, fatura, sticker ve kartvizitlerin kaldırılmasına, davalı şirketin ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkinine, davacının markanın hükümsüzlüğüne yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4054 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin (1) ve (4) numaralı bentleri.

3. Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava, markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davalının markasal kullanımlarının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, men'ine, davacının 2007/16316 tescil nolu "..." markasının tescilli olduğu "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar...

Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar..." ve davacının 2018/34189 tescil numaralı markasının 35. sınıf mağazacılık hizmetinin tescili kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..." ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi(reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar ... Makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: ...

Algılayıcılar (sensörler) ... ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar ..." sınıflarında davalıya ait olan tüm ve tespit olunan mevcut kullanımlarına ait her türlü tabela, fatura, sticker ve kartvizitlerin kaldırılmasına, davalı şirketin ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkinine, davacının markanın hükümsüzlüğüne yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Ancak, davalının 2015 yılında değiştirdiği ünvanının da davacı markasına dayanılarak terkinine karar verilmişse de dosya içeriğine göre tarafların aynı iş alanında faaliyet gösterdiği, coğrafi olarak birbirine yakın oldukları hatta geçmişe dayalı iş ilişkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davalının tescilli ticaret ünvanını görüp bilen davacı 4 yılı aşan süredir ses çıkarmamakla sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek davalının ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin de terkinine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5335, K. 2024/7059, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5335
Karar No
2024/7059
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5336 K.2024/3240
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5339 K.2024/15602
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5339 K.2024/7607
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5339 K.2024/3233
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5340 K.2024/5876
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5343 K.2024/7609

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.