KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5349 E., 2024/7240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/647 Esas, 2023/608 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/306 E., 2020/359 K.
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “E-...” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptığı itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında bir kısım hizmetler yönünden iltibas bulunduğu gibi müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, dava konusu başvurunun tescili istenen tüm hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'ın 18/07/2019 tarih ve 2019-M-6067 sayılı kararının iptaline, ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marklarının işaretler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olduğunu, başvuru kapsamında yer alan 9. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetlerin davacının 2013/94867 ve 2018/36325 sayılı markları kapsamında yer alan 9. sınıf mallarla benzer bulunduğu,
sayılan hizmetler yönünden iltibas koşullarının bulunduğunu, ayrıca davacı markları tanınmış olduğundan başvuru kapsamında farklı olarak yer alan 35. sınıf hizmetler yönünden de aynı maddenin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "E-..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2013/94867 ve 2018/636325 sayılı ve "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 9. Sınıf malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin aynen dava konusu başvuruda yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan "E" harfinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, ticari bir malı üretenin, ürettiği malı satması ticari hayatın gereği olduğundan, davacının itirazına mesnet 2013/94867 ve 2018/636325 sayılı markaları kapsamlarında bulunan 9. sınıf mallarla, başvuru kapsamındaki bu malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu,
öte yandan davacı markalarının tanınmışlık düzeyi, yüksek reklam gücü dikkate alındığında, başvuru kapsamında farklı olarak yer alan 35. sınıfın 1-2-3 ve 4. alt gruplarında yer alan hizmetler yönünden de SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2012 tarihli 2011/14670-2012/20955 E/K sayılı, 15/01/2014 tarihli 2013/11180- 2014/790 E/K sayılı ve 04/03/2019 tarihli 2017/5152-2019/1715 E/K sayılı kararlarının da aynı yönde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptalinin ve tescili halinde davalı başvuru markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5349, K. 2024/7240, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama