KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5396 E., 2023/6419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/773 Esas, 2023/1047 Karar
- Davada davacı
- ... vekili Avukat ...
- Asıl davada davalı
- Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/227 E., 2022/781 K.
- Birleşen dava
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/479 E.
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki şirket ihyası davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davanın davalısı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davanın davalısı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; ... Koll. Şti.'ne karşı açılan tazminat davasında verilen kısmen kabul kararının davalı tarafından temyiz edildiğini, kararın şirketin ihyası yönünden bozulduğunu, kendilerine ihya davası açılması yönünden süre verildiğini ileri sürerek ... Koll. Şti. ... ve Ortağı unvanlı şirketin ihyasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada birleştirme talepli olarak şirket tasfiye memuruna da dava açılması hususunda taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ... Koll. Şti. ... ve Ortağı unvanlı şirketin ihyasını, dosyanın asıl dava ile birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı temsilcisi asıl davaya cevap dilekçesinde; şirketin 05.09.2012 tarihinde tasfiyenin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının 09.10.2012 tarihinde tescil edildiğini, terkinin 12.10.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilanının yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlüklerince bilinemeyeceğini, şirket kaydının usulüne uygun silindiğini, zorunlu hasım olduklarından yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaklarını savunmuştur.
2.Davalı tasfiye memuru birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında açılan Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2020/154 E. sayılı dosyasının derdest olduğu, 17.02.2021 tarihli duruşma zaptında davacı vekiline, dava konusu şirketin ihyası için dava açılması yönünde kesin süre verildiği, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı, tasfiyesi gereken hususların eksik bırakıldığı,
taraf teşkilinin ve davanın sonuçlandırılarak infazının sağlanması amacıyla ek tasfiye halinde ihyasının gerektiği, dolayısıyla davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, Tasfiye Halinde ... Koll.
Şti.- ... ve Ortağı Şirketi'nin Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/154 E. sayılı dosyasının takip ve infazı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi için yeniden tesciline, tasfiye memuru olarak davalı ...'ın görevlendirilmesine, kararın ticaret sicilinde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davanın davalısı tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davanın davalısı tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; ilanların yapıldığını, davacının şirketin kapanmasından sonra dava açtığını, savunma hakkının kısıtlandığını, fahiş vekalet ücreti taktir edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...
Kollektif Şti.'nin genel kurulunda 20.05.2010 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak birleşen davada davalı ...'ın atandığı, şirketin tasfiye kapanışı yapıldığından sicil kaydının 09.10.2012 tarihinde tasfiye nedeniyle sicilden terkinin gerçekleştirildiği anlaşılmakta ise de, davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/154 E. (2010/326 e.) sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğu, davalı tasfiye memurunca bu davanın akıbeti beklenilmeden şirketin tasfiyesinin gerçekleştirildiği,
bu hale göre davacının Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulduğu, davacının 18.06.2021 tarihinde açılan asıl davada, davalı olarak ... gösterdiği, 05.07.2022 tarihinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/479 E. sayılı dosyasında açılan birleşen davada ise son tasfiye memuru davalıya husumet yöneltildiği,
mahkemece tensip tutanağı ile davalı ...'a karşı açılan davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararından sonra asıl davanın görülmekte olduğu Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/227 E. sayılı dosyasında 20.10.2022 tarihli duruşmada birleşen dava dilekçesinin, birleştirme kararının ve tensip tutanağının birleşen dava davalısına tebliğine karar verildiği, davalı ...'a 20.10.2022 tarihli duruşma tutanağı, dava dilekçesi ve birleştirme kararının 25.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından 11.11.2022 tarihli cevap dilekçesi dosyaya sunulduğu,
davalının savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle birleşen davada davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davanın davalısı tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davanın davalısı tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; ilanların yapıldığını, Sulh Hukuk Mahkemesi kararının tebliğ edilmediğini, icradan sonra haberlerinin olduğunu, dava dilekçesinin tebligatının yapılmadığını, kısa mesajla öğrendiğini, mazeretini bildirdiği halde karar verildiğini, savunmalarının alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davanın davalısı tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5396, K. 2023/6419, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama