KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5578 E., 2024/7035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1614 Esas, 2023/1267 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/954 E., 2023/232 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki limited şirket ortaklığından çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile kardeş ve şirket ortağı olduklarını, davalının aynı zamanda müdür olduğunu, tarafların babası vefat ettiğinden beri müvekkilinin şirket iş ve işlemleri ile ilgili bilgi alamadığını, şirketten elde edilen kazançlardan istifade edemediğini, davacının imzasının yer verilmesi gereken işlemlerde şirket yönetiminde yer almamasına rağmen işleme icazet vermişcesine işlemler yürütüldüğünü, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklı dava bulunduğunu, pay sahipliğinden kaynaklı hakları kullanamaması nedeni ile şirketten çıkmasına ve ayrılma akçesinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...'in, murisi ...'den aldığı vekâletname ile vekâlet görevini kötüye kullandığı iddiası ile halen davacının ortağı olduğu şirket adına kayıtlı Ümraniye ilçesi, ...
Mahallesi, 2066 ada, 9 parseldeki taşınmazın satışına ilişkin tapu kaydının iptalini kendi adına tescili talebiyle haksız dava açtığını, limited şirketlerden ortağa sağlanan çıkma hakkının el koyucu (müsadere edici) ve cezalandırıcı bir yaklaşımla ve de ortaklığı tehlikeye düşürecek şirketin yaşamasını olanaksız hale getirmek amacıyla yapılan iş ve işlemlerin yasa koyucu tarafından korunmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin yatırım yapan bir şirket olduğunu,
ağabeyi olan ve şirketin %75 hissesine sahip ...'in müdürlüğünü yapmasına karşılık davacının da muris ... den intikal eden ve 01.01.2000 - 01.01.2015 tarihleri arasında evinin yakınında bulunan fırının işletmesi ile ilgilendiğini, İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/703 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi istemine ilişkin olduğu, davacının dava öncesi arabulucuya gitmediğinin taraf vekillerinin beyanlarından anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 (2) ve 115'inci maddeleri gereğince zorunlu arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalılar yararına takdir olunan maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dava şartı eksik olması halinde davanın esasının incelenemeyeceği dikkate alındığında davalılar vekilinin davanın tefriki ile ayrı ayrı hisse değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığı, dolayısıyla davanın dava şartı yokluğundan reddine ve davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7'nci maddesi uyarınca vekâlet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü ve 115 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5578, K. 2024/7035, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama