KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5590 E., 2024/7493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/676 Esas, 2023/730 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/356 E., 2021/83 K.
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/22350 sayı ile "tamtane wholegrain" ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin 2011/66455 sayılı ve "taptane" ibareli markasını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, itiraz üzerine davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2017-M-7327 sayılı kararı ile başvurunun nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusu ile itiraza mesnet markanın karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin itiraza mesnet markası ile dava konusu başvurunun ses uyumu, söyleniş şekli ve görsel olarak benzer olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; başvuru kapsamındaki çekişmeli 30. sınıftaki malların itiraza dayanak marka kapsamındaki mallar ile aynı olduğu, her iki markanın da yedi harften oluştuğu, ilk iki ve son dört harflerinin aynı olduğu (t-a-*-t-a-n-e), aralarındaki tek farkın üçüncü harfleri olan “m” ve “p” harfleri olduğu, hem başta hem sondaki bu aynılığın markaların işitsel ve görsel olarak benzerliğine yol açtığı, ibarelerin ortalarında yer alan tek harf farklılığının bu benzerliği ortadan kaldıracak düzeyde olmadığı,
markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde işitsel ve görsel olarak benzerlik bulunduğu, davacının müktesep hak iddia ettiği “tamtane” ibareli markanın dava konusu “tamtane wholegrain” ibareli markanın kapsamındaki mallarından sadece “Her türlü un, irmikler, nişastalar.” mallarını aynen kapsadığı dolayısıyla davacının müktesep hak iddiasının sadece bu mallar bakımından değerlendirebileceği, dava konusu marka ile davacının 2011/62417 sayılı ve “tamtane” ibareli markası karşılaştırıldığında davacının eski markasının esas unsurunun korunduğu ve “Her türlü un, irmikler,
nişastalar.” malları bakımından dava konusu markanın davacının önceki markasının seri markası olarak değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü, ancak son şart olarak müktesep hak oluşturacak markanın uzun süredir kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılan inceleme neticesinde, dosya kapsamında markanın kullanıldığına dair eski yıllara ait fatura, katalog, broşür vb. belge sunulmadığı, dolayısıyla davacının “tamtane” ibareli önceki tarihli markasını uzun süredir kullandığını ispatlayamadığı, sonuç olarak, davacının müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince. Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairenin 26.10.2020 tarih ve 2019/519 E.-2020/895 K. sayılı kararında "Mahkemece, esasen somut uyuşmazlık yönünden genel hukuk bilgisi ile çözülmesi mümkün bir konuda davacıya bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmesi,
kesin süre verilirken de bilirkişi ücretinin delil avansı olduğu ve yatırılmama halinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 324 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağının kabulü gerekirken, delil avansı olan bilirkişi ücretinin gider avansı olarak değerlendirilip, ihtaratta verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde, eldeki diğer delillere göre karar verileceği ifade edilmeyerek,
mehilin sonuçları da hatalı belirtilmek suretiyle ve neticeten davanın hem usul hem de esas yönünden reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı alt bendi uyarınca kaldırılmasına karar verildiği,
Dairenin kaldırma kararı sonrası Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de, 6100 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi uyarınca hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, taraf markalarındaki "taptane" ve "tamtane" ibarelerinin görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzer oldukları, başvurudaki "wholegrain" ibaresinin de "tam tahıl; ruşeym, besi dokusu ve kepek içeren tahıl tanesi" anlamına geldiği ve başvurudaki "tamtane" ibaresinin İngilizce karşılığı olarak başvuruya eklendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle taraf markalarındaki yüksek düzeyde benzer olan ibareleri farklılaştırmadığı,
öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.- 2008/10251 K. sayılı "ECE LADY/ECE TOFF" ve 22.04.2021 tarih ve 2020/968 E.- 2021/3985 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere "marka sahibinin uzun yıllardır kullandığı markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesinin kazanılmış hakların korunması ilkesinin bir gereği olarak görüldüğü, başvuru sahibinin bu yöndeki kazanılmış hakkının varlığından bahsedilebilmesi için hakka dayanak teşkil eden önceki tarihli markasının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması,
önceki marka ile sonraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen marka ile başkası adına tescilli bir marka ya da işarete yanaşılmaması ve son olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise müktesep hak oluşturduğu ileri sürülen markanın kullanımının ispatlanmadığı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5590, K. 2024/7493, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama