İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5618 K.2023/7136

vekili Avukat ...

Esas2023/5618Karar2023/7136Tarih6 Aralık 2023Okuma13 dk · 2.598 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/5618 E., 2023/7136 K.·Asıl Ve Birleşen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1068 Esas, 2021/743 Karar
Davada davacı
Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.598 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

vekili Avukat ...

ASIL DAVADA DAVALI

... Şen Gıda Tur. İnş Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ...

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVADA DAVALILAR : 1-... 2-Şen Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic. ve San. AŞ vekilleri Avukat ... ...

DAVA TARİHİ : 26.06.2012, 07.12.2012

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI

2014/381 E., 2017/685 K.

BİRLEŞEN DAVA

İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/283 E.

Taraflar arasındaki asıl davada cezai şart alacağı ile birleşen davadaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Bölge Adliye Mahkemesince birleşen 2015/283 E. sayılı dosyalar yönünden hüküm altına alınan ve asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından birleşen dava yönünden temyize konu edilen toplam miktar 38.152,39 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; yukarıda esas numarası belirtilen birleşen dava dosyasına yönelik asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin asıl dava dava yönünden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket faaliyetleri kapsamında, davalı ... Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic. ve San.

A.Ş. ile 01.09.2004 başlangıç 03.09.2014 bitiş tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, 01.03.2006 tarihli beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve 20.09.2010 tarihli beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalamak suretiyle bayilik ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasındaki bayilik ilişkisi davalı şirket tarafından keşide edilen Çorum 1. Noterliğinin 07.12.2011 tarihli ihtarnamesi ile süresinden önce haksız olarak feshedildiğini, bu nedenlerle sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan her türlü zarar ziyanın tazmini hakları ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla,

cezai şart alacağının sonradan artırılmak sureti ile 20.000,00 USD tutarının, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize uyguladıkları en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.02.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile 01.03.2006 tarihli sözleşmenin Rekabet Kurumunun tebliği gereğince 18.09.2010 tarihinde sona ermiş olduğu ve bu döneme ilişkin cezai şart taleplerinin 47.720,00 USD olduğu,

20.09.2010 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesinin ise bayilik sözleşmesinin feshedildiği 01.02.2012 tarihinden başlamak üzere sözleşmenin feshedilmemiş olması halinde devam edeceği, sözleşme bitiş tarihi olan 20.09.2015 tarihinde kadarki süreç için 72.780,00 USD olmak üzere toplam 120.000,00 USD cezai şart talep etmiştir.

2.Birleşen İstanbul 25 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/283 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalı şirketten 37.088,26 TL alacaklı olduğunu, diğer davalının ise bu sözleşmeye 400.000,00 TL limitle kefil olduğunu, cari hesaptan kaynaklanan bu alacağın tahsili amacıyla davalılara karşı 37.088,26 TL asıl alacak, 1.064,13 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, icra dosyasındaki haksız itirazlarının 37.088,26 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep

II. CEVAP

1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında 2003 tarihinde bayilik sözleşmesinin olduğunu, verilen akaryakıt bayiliği nedeniyle 2010 yılında Rekabet Kurulunun verdiği kararlar doğrultusundan yeniden sözleşme yapılması istendiğini ve müvekkiline bu sözleşme imzalattırıldığını, davacı şirket yetkilileri müvekkil şirkete bir Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (EPDK) verilecek sözleşme bir de şirketler arasında olacak sözleşme olmak üzere iki sözleşme imzalattırdıklarını,

tarafları bağlayacak ikinci sözleşmenin davacı şirket tarafından imzalanmadığını, bu ve diğer nedenlerle taraflar arasındaki akaryakıt bayilik ilişkisinin 2010 yılından beri işletemediklerini, taraflar arasındaki anlaşmazlığın nedeninin ise Çorum 1. Noterliğinin 27.12.2012 tarihli 18008 Y sayılı işlemi ile açıklandığını, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin aksaması nedeniyle davalı şirket tarafından verilen tüm teminat mektupları paraya çevrilip şirketin tüm alacaklarını tahsil ettiklerini, alacaklarını tahsil ettikten sonra müvekkil şirketle bayilik ilişkisini davacı şirketin sonlandırdığını,

davacı şirket gerek teminat mektuplarını paraya çevirerek gerekse vermesi gereken 350.000,00 TL ürün ve 85.000,00 TL karşılıksız hizmet bedelini müvekkil şirkete vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen İstanbul 25 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/283 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin müvekkillerinin ikametgahının bulunduğu Çorum Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle bu nedenle davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunmakla birlikte müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, davacının hangi sözleşmeye ve hangi kefalet limitine dayanarak bu davayı açtığını açıklamak zorunda olduğunu, davacının müvekkili aleyhine İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/161 E. (...

Esas İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/381 E.) sayılı dosyasında da başka bir dava açtığını ve taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından fiilen feshedildiğinin davacıya bildirildiğinin, bu dönemde davacının alacağı olduğu konusunda müvekkili şirkete bu davadan önce bir bildirimde bulunmadığını ve davacı tarafça hiç hir ürün gönderilmemesine rağmen alacaklı olduğunun iddia edilmesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic.ve San.

A.Ş. arasında 01.09.2004, 01.03.2006 ve 20.09.2010 tarihli bayilik sözleşmeleri ve protokol akdedildiği, sözleşmeye 20.09.2010 tarihli kefalet sözleşmesi gereğince davalı ...'in 400.000,00 TL limitle, diğer davalı ...'in 11.03.2009 tarihli kefalet sözleşmesi nedeniyle 70.000,00 TL limitle kefil olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça Çorum 1.Noterliğinin 07.12.2011 tarihli ihtarname ile fesih edildiği, taraflar arasında son olarak yapılan 20.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalanması nedeniyle davacının önceki (01.09.2004, 01.03.2006 tarihli) sözleşmeler nedeniyle ... cezai şart alacaklarından vazgeçmiş sayıldığı,

davacı Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş., davalı ... Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic.ve San. A.Ş.'ye sözleşme gereğince ödemesi gereken 85.000,00 TL + Katma Değer Vergisi (KDV) karşılıksız hizmet bedelini yapılan ihtara rağmen ödemediği, ayrıca davalı şirketin sipariş verdiği ve parasını ödediği 350.000,00 TL değerinde ... ürünü de teslim etmediği, davalı ... Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic.ve San.

A.Ş'de Çorum 1.Noterliğinin 07.12.2011 tarihli fesih ihtarnamesinde bu hususun açıkca belirtildiği, bu nedenlerle davalının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, ancak davalı tarafça sözleşmenin fesih edildiği 01.02.2012 tarihine kadar geçen süre için ( 20.09.2010-01.02.2012 aralığı için) davacının 1.770,83 USD cezai şart alacağının oluştuğundan bu miktar üzerinden asıl davanın kabulü gerektiği, birleşen dava yönünden ise, 01.02.2012 fesih tarihi itibariyle davalı ...

Otomotiv Petrol Gıda Tüketim Maddeleri Eğitim İnşaat Turizm Nakliye Tic.ve San. A.Ş., davacı Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.'den 350.000,00 TL ve 85.000,00 TL + KDV alacaklı olduğu, bu nedenle davacının davalı şirketten cari hesap alacağı ... olmadığından birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kusurlu göstermeye matuf bulunan tüm iddialarin soyut ve ispata muhtaç olan iddialar olduğunu, davalı bayinin geçmişte de ekonomik açıdan sıkıntıya düştüğünü, davalı bayiye müvekkili şirket tarafından iyi niyet gösterilmek suretiyle borç ödeme protokolü düzenlenmek suretiyle yardım edildiğini, nitekim bu kapsamda düzenlenen protokolün dosyaya daha önce ibraz edildiğini, ancak bayinin sürekli olarak müvekkili şirkete karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina etmesi,

bayilik sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokol ve taahhütnamelerde de belirlenmiş olduğu üzere, müvekkili şirketten ürün tedariki sağlamaması, istasyonda müvekkili şirket kurumsal kimliğini yeterince temsil etmediği dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile aşikâr olduğunu, kendi edimini yerine getirmeyen basiretli bir tacirin karşı tarafın edimini yerine getirmesini talep etmesi haksızlık olacağı gibi dürüstlük kuralına da açıkça aykırı olacağını,

davalı bayinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği noktasında bir değerlendirme yapmaksızın müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalı bayinin bayilik sözleşmesini haksız olarak feshedip bir başka dağıtım şirketinin bayiliğini yapmak istediğinden sanki müvekkil şirket tarafından bir kısım yatırımların yapılmadığı gibi bir izlenim yaratmak sureti ile kendisini haklı çıkarma çabası içerisine girdiğini,

bilirkişilerce davalı yanın bu kötü niyetli tutumu göz ardı edilerek davalı yanın beyanları doğrultusunda sözleşmenin davalı yanca haklı olarak feshedildiği sonucuna ulaşıldığını, müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediği bir an için düşünülecek olsa dahi davalı sözleşmeyi feshetmeden önce müvekkile yükümlüğünü yerine getirmesi için ne bir ihtar gönderdiğini ne de edimini ifa etmek için uygun bir mehil verdiğini, davalının asıl amacının başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini almak olup müvekkili ile imzaladığı sözleşmenin devam etmesi yönünde olmadığını,

bu saikle sözleşmeyi süresinden önce fesheden bayinin feshinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Bayilik sözleşmesinin “cezai şart” ve “Bayinin Sözleşme Hükümlerine Aykırı davranışı halinde ALPET’in Hakları” başlıklı maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin davalıdan cezai şart talep hakkı olduğu,

Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin "Sözleşme hükümlerine aykırılık halinde Alpet'in haklarını düzenleyen 44 üncü maddesinde, 46 ncı maddesinin (d) bendinde ve yine sözleşmenin fesih sonuçlarını düzenleyen 46 ncı maddenin (f) bendinde açıkça belirtildiğini, Rekabetin Korunması Mevzuatı gereğince, 20.09.2010 tarihinde beş yıl süreli olarak yeniden imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin üzerinden bir buçuk yıl dahi geçmeden davalı tarafından haksız nedenlerle feshedildiğini,

akaryakıt bayilik sözleşmesinin ilgili maddeleri de dikkate alındığında müvekkili şirketin sözleşmenin feshedildiği 01.02.2012 tarihinden sözleşmenin olağan bitiş süresi olan 20.09.2015 tarihine kadar geçen süre için uğradığı zararı talep edebileceğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından önceki sözleşmeler nedeniyle ... cezai şart alacaklarından Yargıtay uygulamaları gereği vazgeçmiş sayılması gerektiği belirtilerek sadece 20.09.2010-01.02.2012 tarih aralığı için cezai şart alacağı oluştuğunun belirtilmesinin de hatalı olduğunu,

taraflar arasında imzalanan 20.09.2010 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi Rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli duyuru tebliğine uygun hale getirmek için düzenlenen bir sözleşme olup, önceki sözleşmeyi ortadan kaldırma ve/veya ... hükümler koyma saikiyle imzalanmış bir sözleşme olmadığını, taraflar arasında 01.03.2006 tarihinde beş yıl süreli ve sözleşme süresi sonu 01.03.2011 tarihi olmakla birlikte, Rekabet Kurulunun bayilik sözleşmesi ve intifa sürelerini uyumlaştırma ve muafiyet alanını belirleme süreci kapsamında, imza altına alınan bayilik sözleşmelerini aynı dikey ilişki kapsamında değerlendirmesi nedeniyle,

ilk yapılan bayilik sözleşmesinin ilk dikey ilişkinin başlangıç olarak kabul edilmesi neticesinde, sözleşmenin süresinin 18.09.2010 tarihinde sona ereceği yönündeki 12.03.2010 tarihli duyurusu akabinde, davalı şirketle yeniden akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, Rekabet Kurumunun kararı neticesinde, davalı şirket ile yeniden anlaşma sağlanmış olup en son bayilik sözleşmesinin, aslında ilk yapılan bayilik sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğunu, bu hususun açık bir şekilde 20.09.2010 tarihli protokolün 6 ncı maddesinde ifade edildiğini, bu hususun bilirkişilerin de kabulünde olduğunu,

taraflar arasında imzalanan 20.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesi ile birlikte aynı tarihte imzalanan ve bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğu kabul edilen Bayilik Protokolünün “Amaç ve konu ” başlıklı 2 nci maddesinin son bendinde ''...Her türlü hakları ve talep hakları saklı kalmak üzere sona erdirilmiştir.’ hükmünün yer aldığını, müvekkili şirket, her ne sebepten doğarsa doğsun davalılardan talep hakkı olan tüm hakları protokolün yukarıda bahsi geçen maddesi ile saklı tuttuğundan, davalılardan ceza-i şart alacağının yazılı olarak talep edilmemesi zımnen feragat olarak kabul edilmeyeceğini, müvekkili şirketin,

eksik ürün sebebi ile doğmuş olan cezai şart alacağına ilişkin talebini bu dava açılmadan ve sözleşme feshedilmeden önce davalı şirkete 09.07.2008 tarihli talep yazısı ile bildirmiş olmasına rağmen davalı şirketin taahhütlerini yerine getirmediğini, bu durum dahi dikkate alınmaksızın önceki dönemlere ilişkin cezai şart isteminden vazgeçmiş sayılacağı gerekçesi ile sadece son dönem için cezai şartın kabul edilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 20.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesi ile birlikte aynı tarihte imzalanan ve bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğu kabul edilen Bayilik Protokolünün “Amaç ve konu” başlıklı 2 nci maddesinin son bendinde ''...Her türlü hakları ve talep hakları saklı kalmak üzere sona erdirilmiştir.’ hükmü yer aldığı,

somut olayda davacının protokole bu şekilde koymuş olduğu kaydın ihtirazi kayıt olarak kabul edilemeyeceği, ihtirazı kaydın ilgili dönemlerin sonunda konulması gerektiği, asıl davadaki talebin, alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle ceza ... alacağına ilişkin olup sözleşmenin fesih edildiği yıl öncesindeki yıllara ilişkin davacının hakkını saklı tutmadan ticari ilişkiye devam etmesi nedeniyle, önceki yıllara ilişkin ceza ... alacağından vazgeçtiği, davalının bayilik sözleşmesini feshettiği yıla ilişkin ise dönemin henüz tamamlanmadığı, haklı sebeple sözleşme sona erdiğinden,

bahsi geçen bu son dönem için de davacı tarafından ceza ... talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesinin hukuki gerekçesinde kısmen hata yapıldığı ve bunun resen düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Birleşen İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/283 E. sayılı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulu ile,

20.09.2010-01.02.2012 aralığı için 1.770,83 USD cezai şart alacağının 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 4/A maddesi gereğince fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, bayilik sözleşmesindeki asgari alım taahhüdünün davalı tarafından yerine getirilmediği, sözleşmenin davalı bayi tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla, alım taahhüdünün ihlali nedeniyle kâr mahrumiyetine ilişkin sözleşmede kararlaştırılmış olan ceza ... alacağının tahsili; birleşen dava ise bayilik ilişkisi kapsamında ortaya çıktığı söylenilen cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Asıl dava, bayilik sözleşmesinde kaynaklanan kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili 18.02.2013 tarihli ıslah dilekçesinde 20.09.2010 başlangıç tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında 20.09.2010 tarihi ile 01.02.2012 bayilik sözleşmesinin feshedildiği tarih aralığında taraflar arasındaki bayilik sözleşmenin 47 nci maddesine dayalı haksız fesih nedeniyle cezai şart ve sözleşmenin feshedildiği 01.02.2012 tarihinden sözleşmenin fesih edilmemesi halinde sözleşmenin bitişi tarihi olan 20.09.2015 tarihine kadarki dönem için kâr mahrumiyeti olarak toplam 72.780,00 USD talep etmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 31 ... maddesi gereğince hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırması gerekmektedir.

Bu durumda Mahkemece, davacının sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle talep ettiği cezai şart bedeli ile kâr mahrumiyetine ilişkin talebinin ne kadar olduğunun açıklattırılarak tespiti, talep edilen cezai şart ile kâr mahrumiyeti bedellerinin tespiti sonrasında taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 47 nci maddesindeki hükümler ve 29.10.2010 tarihli bayilik protokolü hükümleri birlikte değerlendirilerek cezai şart alacağı ile kâr mahrumiyeti talebinin bulunup bulunmadığına ilişkin tarafların ticari defterleri getirtilmek suretiyle alanında uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli

bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; A.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin birleşen 2015/283 E. sayılı dosyanın temyizi yönünden asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin asıl dava dosyasının temyizi yönünden 1. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5618, K. 2023/7136, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Davada Davalı
  4. Asıl Ve Birleşen
  5. Dava Tarihi : 26.06.2012, 07.12.2012
  6. İlk Derece Mahkemesi
  7. Sayısı
  8. Birleşen Dava
  9. I. Dava
  10. II. Cevap
  11. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  12. IV. İstinaf
  13. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  14. B. İstinaf Sebepleri
  15. C. Gerekçe ve Sonuç
  16. V. Temyiz
  17. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  18. B. Temyiz Sebepleri
  19. VI. Karar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5618
Karar No
2023/7136
Tarih
6 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5619 K.2023/6626
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/5619 K.2023/12274
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/5621 K.2023/13305
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5623 K.2023/10249
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5624 K.2023/11465
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/5624 K.2023/12536

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.