KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5639 E., 2024/7361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/570 Esas, 2023/901 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1016 E., 2020/1028 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı şirket ...
Otelcilik Turizm Ticaret Limitet Şirketine ait iş yerinde çalışmaları nedeniyle ücret ve tazminat alacaklarının tahsili için, İstanbul 15. İş Mahkemesinin 2013/223-224-225-226-227-228-241-242-243-244 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, mahkemece işçi alacakları kıdem ihbar fazla mesai yıllık izin ücretlerinin tahsiline karar verildiğini, kararların kesinleştiğini, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2017/9382- 2017/9383 - 2017/9384 - 2017/9385 - 2017/9386 E. sayılı ve İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2017/9096 - 2017/9097 - 2017/9098- 2017/9099 - 2017/9100 E. sayılı dosyalarıyla takip başlatıldığını,
ancak bugüne kadar dosyaların alacağının tahsil edilemediğini, işçilik alacakları dosyalarının toplam alacak miktarının yüksek olması nedeniyle bu dosyaların borçlarını ödememek amacıyla, şirketin hakim ortağı davalı ...'ın şirketteki hisselerini muvazaalı olarak yanında çalışan ve yakını olan kişilere anlaşmalı olarak devrettiğini, davalının önce ...
Otelcilik Turizm Ticaret Limitet Şirketini kurduğunu, sonra bu şirketin isim değişikliği ile ... olduğunu, bu şirketi hakim ortak olan şirketin gerçek sahibi ve kurucusu ...'ın uzun süre şirketi yetkili olarak idare ettiğini, davalı ...'ın tüzel kişilik ve sınırlı sorumluluk ilkesini kötüye kullanarak davacıların işçilik alacaklarından kurtulmak amacı ile şirket tüzel kişilik perdesinin arkasına saklandığını, borçlu ...
Otelcilik Turizm Ticaret Limitet Şirketinin tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürerek, davalılar ...
Otelcilik Turizm Ticaret Limitet Şirketi ile hakim ortak davalı ...'ın, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2017/9382- 2017/9383 - 2017/9384 - 2017/9385 - 2017/9386 E. sayılı ve İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2017/9096 - 2017/9097 - 2017/9098- 2017/9099 - 2017/9100 E. sayılı dosyalarının borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacıların eda davası açabilecek iken tespit davası açmasında hukuki yararlarının olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların, davacıların alacaklarından sorumlu olduklarının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 nci ve 114 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5639, K. 2024/7361, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama