KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5908 E., 2024/9401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/634 Esas, 2023/179 Karar
- Hüküm
- Asıl ve birleşen davanın kabulüne
- Birleşen dava
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/365 E.
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.12.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2013/9267 sayılı dosyası ile 17.05.2008 tanzim, 20.06.2008 vade tarihli bonoya dayanılarak hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak borcunu takip öncesinde ödediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibinin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 27.06.2008 tanzim, 10.08.2008 vade tarihli, 27.06.2008 tanzim, 10.08.2008 vade tarihli, 27.06.2008 tanzim, 05.09.2008 vade tarihli bonoların ödenmediği gerekçesiyle Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2013/9262 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, bu bonolarda müvekkilinin ciranta, dava dışı ...'nun keşideci, davalı şirketin ise hamil olduğunu, borcun takip öncesinde ciranta sıfatıyla yazılı belge karşılığında ödediğini, senet miktarı 39.800,00 TL olmasına rağmen davalı şirketin faiz talebi olduğunu,
takip öncesinde vadeden sonra yapılan ödeme miktarının 48.350,00 TL olduğunu, davalı şirketin bedelleri ödenmiş senetleri teslim etmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2013/9262 E. sayılı takibinin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemelerin dava konsu bonolara mahsuben değil dava dışı ...’nun borcuna mahsuben yapıldığını, ödeme iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı tarafın davacının yaptığı ödemelerin başka akdi ilişki nedeniyle yapıldığı iddiasını ispat edemediği, bu durumda davacı ödemelerinin belirlenip senet bedellerinden mahsubu sonrası kalan tutar olursa davanın kalan tutar yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının ödeme tutarının 76.850,00 TL olduğu, ödeme belgelerinin tarihleri gözetildiğinde tamamının takiplerden önce olduğu, her iki takipte talep edilen tutarın 61.280,00 TL olduğu, ödeme tutarının takip tutarından fazla olmasının faizin de ödenmesinden kaynaklandığı,
her bir icra dosyası için ödenen tutar belli olmadığından icra dosyasında talep edilen rakamlar esas alınmak suretiyle orantı yöntemiyle ödenen tutarın icra dosyası bazında dağıtıldığı, asıl dava dayanağı icra dosyasına 39.162,60 TL, birleşen dosya dayanağı icra dosyasına 122.837,40 TL ödendiği ve ödeme miktarı gözetildiğinde 20.10.2020 vadeli 50.000,00 TL tutarlı bononun 39.162,60 TL'sinin asıl dosya icra takibi için ödendiği kabul edilmek suretiyle neticede davalı tarafın takipten önce tahsil edilen bonoları iki ayrı takibe koyarak tahsil etmeye çalıştığı, davacının menfi tespit isteminde haklı olduğu,
dava sonrasında takip tutarları ödendiği için davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü, davacı tarafın ödenmiş senetleri takibe koyması nedeniyle kötü niyetli olduğu ve alacak tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5908, K. 2024/9401, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama