KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5968 E., 2024/7122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/970 Esas, 2023/1448 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/368 E., 2022/403 K.
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: davacı ile 21.09.2020 tarihinde vefat eden ...'un, ...
Petrol ve İnşaat Ticaret Limited Şirketine % 50'şer oranında ortak olduklarını, şirket organlarının oluşturulması için toplantı talep edilmesine rağmen davalıların yanaşmaması nedeni ile şirket faaliyetlerinin engellendiğini, davalılara Sinop 1. Noterliğinin 14.07.2021 tarih ve 08205 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirketin faaliyetlerine devam etmesi, şirket organlarının ve temsilcisinin seçilmesi için çağrı ve ihbarda bulunulduğunu, ancak yine de 10.08.2021 günlü toplantıya iştirak etmediklerini, davalıların eylemleri sebebi ile ...
Petrol ve İnşaat Ticaret Limited Şirketinin organsız kaldığını ileri sürerek, şirketi temsil hususunda öncelikle davacının şirketi temsilen kayyım olarak atanmasına, kabul görmemesi halinde defterdarlık kanalı ile kayyım tayini yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davacının toplantı çağrı usulüne uymadığını, davalılara ihtarnamenin 09.08.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen toplantının bir gün sonra yapılacağının belirtilmesinin usule aykırı olduğunu savunarak davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda şirkete temsilci olarak davalı ...'un atanmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ihtarnamenin tebliği ile toplantının yapıldığı tarih arasında 15 günlük sürenin geçmediğini, davacı tarafın, ihtarname tebliğ süresini gözetmek suretiyle davalılara toplantıya hazırlık için süre verilecek şekilde bir tarih öngörülmeden toplantının yapıldığını, bu durumun usule aykırı olduğunu, taraflar arasında husumet bulunduğunu, aralarında derdest davaların bulunduğunu, davacının temsil kayyımı olarak atanmasının şirketin menfaatine aykırı düşeceğini savunarak, davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise ... Petrol ve İnşaat Ticaret Limited Şirketine temsilci olarak ...'un atanmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında kayyım atanması hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, davacı tarafça şirkete davacı asilin kayyım olarak tayin edilmesi talep edilmiş ise de yöneticisiz kalan şirketin hak ve menfaatlerinin korunması gerektiği, davacının kayyım olarak atanmasına davalıların açıkça itirazlarının bulunduğu gerekçesi ile şirkete 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası yeni bir yönetim organı seçilinceye kadar tarafsız üçüncü bir kişi olarak resen seçilen mali müşavir Zehranur Çerçil'in yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı limited şirketin yasal ve zorunlu organlarının yokluğu nedeni ile yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme Dava, davalı limited şirketin yasal ve zorunlu organlarının yokluğu nedeni ile yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası olup, bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Bu yöndeki istemin, mahiyeti itibariyle mahkemeden geçici hukuki koruma önlemine dair karar verilmesi niteliğinde olduğunda kuşku yoktur.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un 382 nci maddesinin birinci fıkrasında, uyuşmazlığın hangi ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıklanmış olup, Kanun'un ikinci fıkrasında da çekişmesiz yargı kapsamında olan işler sayılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 382/2-b-19 maddesinde de vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) fıkrasında ise çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların temyizinin kabil olmadığı öngörülmüştür.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında hukuki dayanağını bulan eldeki kayyım tayini davası, 6100 sayılı Kanun'un 382/2-b-19 uncu maddesinde düzenlenen vesayet işleri kapsamında bulunması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olduğu gibi mahiyeti gereğince 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu kısmında yer verilen geçici hukuki koruma önlemi istemine ilişmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentleri gereğince temyiz edilemeyeceğinden 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi delaletiyle 346 ncı maddesi gereğince davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5968, K. 2024/7122, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama