KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6025 E., 2024/7401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1439 Esas, 2023/284 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/697 E., 2020/727 K.
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın, Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2019/11966 sayılı dosyası ile bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığı, takibin dayanağı olan bononun, dava dışı ... Tar. Ürn. Zirai İl. Ltd. Şti. ile davalı banka arasında düzenlenen 02.04.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine kefil olmaları nedeniyle kredinin teminatı olarak boş olarak alındığını, sözleşmeden doğan borç sona erdiğini ve başka bir krediye kefil olunmadığını, senetteki ‘nakden’ ibaresi sonradan eklenmiş ve senet karşılığında davacılara nakit ödeme yapılmış ise bunun banka kayıtları ile ispatlanması gerektiğini takip konusu senedin bedelsiz olduğunu ileri sürülerek bedelsiz olan bono nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bononun kambiyo senedi olması nedeniyle sebepten mücerret olduğunu, davacıların kambiyo senedine karşı iddialarını senet niteliğindeki bir belge ile ispatlamaları gerektiğini belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, bono bedelinin anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğinin ispat yükünün davacıya ait olup, bu yöndeki iddianın, senetle ispatının gerektiği, dava konusu bono üzerinde "nakden" kaydı bulunduğu, "nakden" kaydı, bonodaki tutarın nakit olarak düzenleyenlere verildiğinin ispatı için yeterli olup, davacı taraf bu kaydın aksini gösteren yazılı bir delil sunmadığından bu iddia ispatlanmamış kabul edildiği, davacı taraf bononun 02.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak alındığını, bu sözleşmeden doğan borcun ödendiğini ileri sürdüğü, bu iddia davalı banka tarafından kabul edilmediği,
banka kayıtlarında bononun teminat olarak alındığına ilişkin bir kayıt, yazışma sunulmadığı/ tespit edilmediği, bono metninde teminat olarak düzenlediğine ilişkin bir kayıt olmadığı, dava konusu bononun teminat amacıyla bankaya verildiği iddiası ispatlanmadığı gerekçesiyle, davacı taraf bono karşılığının ödendiği konusunda da bir delil sunmadığından davanın reddine, takip hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı tarafın %20 tazminat istemi yerinde görülmediği şeklinde karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların banka ekran görüntüsüne delil olarak dayandıkları, ancak ekran görüntüsünde, bononun tanzim tarihi ve düzenleyenlerin isimleri yer almadığından, bu belgenin, dava konusu bonoya karşı delil vasfı taşımadığı,
davacılar tarafından, bononun keşide tarihinin cumartesi günü olduğu ve bu tarihte banka kasasından kendilerine para çıkışı olup olmadığının, davalı banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, kıymetli evrak olan bononun, bankaya ait ticari belgelerde kayıtlı olup olmamasının bononun geçerliliğini etkilemeyeceği, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonuç olarak,
davacılar tarafından, icra takibine konu bononun, teminat bonosu olarak boş düzenlendiğinin, davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun ve bono bedelinin davalıya ödendiğinin, böylelikle bononun bedelsiz kaldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6025, K. 2024/7401, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama