KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6141 E., 2024/7708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1174 Esas, 2023/1072 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/33 E., 2020/264 K.
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "b şekil", "...", " ...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, müvekkil tarafından marka başvurusuna yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini,
oysa müvekkilinin “...” ibareli markaların sahibi olup Türkiye genelinde "..." ibareli markasını da seri bir şekilde üreterek piyasada yer edinmiş bir firma olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili markası arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, her iki markanın logolarının da aynı şekilde oluşturulduğunu, bu durumun davalı markasının müvekkilinin markasının bir alt markası ya da bir alt serisi olarak algılanmasına sebep olacağını,
iki markanın logolarının kıyaslanmasından da anlaşılacağı üzere müvekkili ile aynı sınıflarda çalışan davalının müvekkili markasına ayniyet derecesinde benzer olan markasının müvekkili markası ile iltibas oluşturması ve bu iltibastan faydalanarak kendisine kazanç elde etmek amacını taşıdığını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-10537 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/22593 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, başvuru kapsamındaki 25 ve 35. sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları ancak taraf markalarının telaffuzundaki heceler ve seslerin birbirinden tamamen farklı bulunduğu,
dava konusu markanın asli unsurunun "..." ibaresi olması karşısında ilgili tüketici kesiminin, bu ibareyi davacının dayanak yaptığı şekil markası ve "..." asli unsurlu markalar ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik içinde algılamayacakları, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin de olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6141, K. 2024/7708, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama