KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6156 E., 2024/7766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1065 Esas, 2023/1017 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/292 E., 2020/309 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/84815 sayılı “...+şekil” ibareli markanın tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilinin tanınmış “...” ve “...” esas unsurlu markalarına dayanarak yaptığı itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkiline ait “...” ve “...” kök ibareli markaların seri marka niteliğini taşıdığını, yoğun tanıtım ve kullanım nedeniyle “...” ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunun ileri sürerek 2019-M-7147 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “...” ve “...” ibarelerinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu, ticari hayatta herkes tarafından kullanılabilecek mahiyette olup, herhangi bir şahsın tekeline bırakılamayacağını, başvuru markası ile itiraz markalarının benzemediğini, iltibas oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacıya ait "..." ve "..." ibaresi etrafında oluşturulan seri markaların ayırt ediciliğinin düşük olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1. maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, davacı yana ait markaların tanınmış marka olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı,
davacı markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi taraf markalarının benzer olmadığı gözetildiğinde davalıya ait markanın, davacıya ait markaların ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin mevcut olmadığı, davalı şirketin kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6156, K. 2024/7766, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama