KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/620 E., 2023/7589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/129 Esas, 2022/329 Karar
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın pasif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Mahkeme kararı feri müdahil adına da vekili tarafından temyiz edilmişse de, feri müdahilin davanın konusunu oluşturan icra takiplerinde alacaklı sıfatı taşımadığı görüldüğünden takibe itiraz üzerine açılan işbu itirazın iptali davasını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu bakımdan feri müdahil vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 13.03.2012 tarihli sözleşme ile davalı ...’ın 4. maddede belirtilen icra dosyalarındaki tüm borçları ödeyeceği, müvekkilinin de belirtilen dükkanı davalı ...’a devredeceği hususunda anlaşıldığını, dükkanın devrine rağmen davalıların 6 adet icra dosyasında borçları ödemediklerinden haklarında Burdur İcra Müdürlüğünün 2013/747 E. ve 2013/1765 E. sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, takibe davalıların itirazlarının haksız olduğunu, davalıların temerrüdü sebebiyle müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek müvekkilinin anılan gayrimenkulü geri isteğini,
Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde her iki takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 18.09.2013 tarihli celsede tapu iptali taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; üçüncü kişilerin alacaklı olduğu icra dosyalarına konu alacağı talep eden davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, 13.03.2012 tarihli protokolün tarafı olan ... ve ...’in de taraf olarak gösterilmesi gerektiğini, bu kişilerin müvekkili ...’a borçlu olduklarını, protokole göre belirtilen taşınmazın bedelsiz müvekkiline devredileceğini, bunun karşılığında da icra dosyalarının müvekkilince ödeneceğini, ancak bu süreçte bazı sıkıntılar doğacağına kanaat getirilince müvekkilinin 175.000,00 TL alacağından vazgeçmesi,
üste 128.505,40 TL ödemesiyle taşınmazın satın alındığını, böylece taşınmazın yaklaşık 305.000,00 TL’ye satın alınmış olduğunu, davacının konusuz kalan 13.03.2012 tarihli protokole dayalı bir talep ileri süremeyeceğini, itirazın iptali davasından tapu iptali istenemeyeceğini savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.04.2015 tarih, 2013/894 E., 2015/150 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarih, 2016/6812 E. 2018/1007 K. sayılı kararıyla itirazın iptali davasında davacının dükkanını diğer davalı adına tapuda devir alan davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği düşünülmeden bu davalı hakkında da karar verilmesinin yerinde görülmediği, itirazın iptali davasında davalı ... yönünden verilen kararın dayanağı olan tahkikatın yetersiz olduğu,
yetersiz tahkikata dayalı olarak karar verilemeyeceği, Mahkemece yapılacak işin, taraflar arasında imzalanan protokolde yazılı tüm takip dosyaları getirtilip protokol tarihi itibariyle her bir dosyada kapak hesabı yaptırılıp bunların toplamının protokoldeki üst limit olan 175.000,00 TL'yi geçmemesi halinde bu dosyaların borcunun tamamen bu davalı tarafından ödenmesi gerektiği hususu üzerinde durulması olduğu,
kapak hesaplarının toplam üst limiti geçmesi halinde ise davalının sorumluluğunun üst limit kadar olacağının dikkate alınması gerektiği, ancak protokol tarihi itibariyle saptanan borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkacak faiz vs. sebeplerden artacak borçtan da yine davalının sorumlu olacağı, bu ilkeler kapsamında yaptırılacak hesaba göre davalının yaptığı ödemelerin saptanması ve yapmadığı ödemeler kadar davalının borçlu olduğunun belirlenmesi,
daha sonra işbu davanın konusu olan 2 adet ilamsız takip dosyalarındaki takip taleplerinde yer alan alacak sebeplerine göre değerlendirme yapılıp itirazın iptali davalarının takip talebiyle de sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek itiraza uğrayan talepler hakkında gerekli olan kararların verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.03.2012 tarihli protokol ve davacı vekilinin 18.09.2013 tarihli duruşmadaki beyanı birlikte nazara alındığında davacı tarafın tapu iptali ve tescil istemine yönelik açık bir talebi bulunmadığı, bu kapsamda davalı ...'ın davada davalı taraf sıfatı olmadığı,
... hakkında açılan itirazın iptali istemine yönelik davada taraflar arasında düzenlenen protokol, bozma ilamı, celbedilen icra dosyaları ile davalı vekilinin 15.03.2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan ödeme belgeleri ile davacı vekilinin 01.10.2022 tarihli beyan dilekçesi içerisinde yer alan davalının icra dosyalarına 437.966,00 TL ödeme yaptığına dair beyanı hep birlikte nazara alındığında, davalı ...'ın 13.03.2012 tarihli protokol kapsamında 175.000,00 TL üst limit ile sınırlı olarak sorumlu olduğu,
davacının 01.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde davalının bu limitin çok çok üzerinde ödeme yaptığını kabul ettiği, davacının yaptığı ödeme miktarının, taşınmazın tapu devir tarihi olan 19.03.2012 ile ödeme tarihleri arasındaki faiz vs. masraflarının da çok üzerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...’ın taraf ve husumete ilişkin itirazının olmadığı, 13.03.2012 tarihli protokolü imzaladığını, icra dosyalarına ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, usule ilişkin ret kararının yerinde olmadığını, diğer davalı yönünden de itirazlarının göz ardı edildiğini, bozma ilamına direnilmesi gerektiğini, tarafların ticari satım kaynaklı uyuşamadığını, basiretli davranması gereken davalının hem davacılardan alacağından vazgeçmesi,
hem de Yargıtay yorumu sonucu kabul edilen 175.000,00 TL üst sınır miktarından daha fazla ödemesinin çelişki oluşturduğunu, taşınmaz üzerinde haciz bulunmaması sebebiyle 6 adet icra dosyasına ödeme yapılmadığını, davalının sadece taşınmazın temizlenmesine ve satışına yetecek ödemeyi yaparak davalı ... üzerine tapuyu aldığını, sözleşmenin maksadına uygun yorumlanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı ...'a yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, protokole dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 27.02.2018 tarih, 2016/6812 E. 2018/1007 K. sayılı bozma ilamında taraflar arasında imzalanan protokolde yazılı tüm takip dosyalarının getirtilmesi, protokol tarihi itibariyle her bir dosyada kapak hesabı yaptırılıp bunların toplamının protokoldeki üst limit olan 175.000,00 TL'yi geçmemesi halinde bu dosyaların borcunun tamamen davalı ... tarafından ödenmesi,
kapak hesaplarının toplam üst limiti geçmesi halinde ise davalının sorumluluğunun üst limit kadar olacağının dikkate alınması gerektiği belirtilmiş ve Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, 13.03.2012 tarihli protokolde davalı ...'ın protokolde ismi geçen kişilerden olan alacağı 175.000,00 TL olarak belirlenmiş, protokolde imzası bulunanlardan ...'in taşınmazını davalı ...'a devredeceği, ...'ın da protokolde ayrı ayrı gösterilen icra dosyalarındaki borçları ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Başka bir deyişle ... adına olan taşınmazın devrinin karşılığı, 175.000,00 TL tutarındaki borcun silinmesi, belirtilen ödemelerin davalı ... tarafından yapılması gibi edimlerin yerine getirilmesidir. Nitekim davalılar da taşınmazın 175.000,00 TL alacaktan vazgeçilmesi ve 128.505,40 TL'nin ödenmesiyle yaklaşık 305.000,00 TL'ye satın alınmış olduğunu savunmuştur.
Protokolde davalı ...'ın 175.000,00 TL limitle sınırlı olarak ödeme yapacağına dair bir düzenlemeye yer verilmediğinden bozma ilamındaki anılan davalının ödeme yükümünün 175.000,00 TL limitle sınırlı olduğuna ilişkin kabul maddi hataya dayalı olup Mahkemece maddi hataya dayalı bozmaya uyulması neticesinde lehine bozma yapılan taraf bakımından usuli müktesep hak oluşturmaz.
Bu bakımdan Mahkemece davaya konu icra takiplerinde dayanak gösterilen icra dosyaları ile çekin değerlendirilmesi, dayanak icra dosyalarının kapak hesabının yapılması, itirazın iptali davalarının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğunun gözetilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Feri müdahil vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı vekilin davalı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya (davalı ... yönünden) yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/620, K. 2023/7589, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama