KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6405 E., 2024/7758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1346 Esas, 2023/1322 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/201 E., 2020/446 K.
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'nun, 17.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin, murisin yasal mirasçıları olduğunu, muris vefat ettikten sonra, muris Halil İrfan'ın, davalı bankaya giderek murise ait kiralık kasanın açılması için kendilerinde olan kasa anahtarlarını verdiğini, klavuz anahtar ile birlikte yetkililer tarafından 165 nolu kasanın açılması istenildiğinde, kiralık kasanın kilit göbeğinin sökülmüş ve içerisinin ise boş olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine 03.10.2016 tarihinde hemen Vergi Dairesi görevlisince,
hem de banka çalışanı tarafından tutanaklar tutulduğunu ve bu tespitler tutanağa geçilerek imzalandığını, müvekkilinin gerekli idari soruşturmanın yapılabilmesi için 23.11.2016 tarihinde davalı bankadan talepte bulunmuş ise de, verilen 29.11.2016 tarihli cevabi yazıda olayın ne şekilde gerçekleştiğinin tespit edilemediğinin ve bankaca yapılacak bir işlem olmadığının belirtildiğini, yine aynı konu hakkında Nazilli C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, murise ait kasanın içerisinde yaklaşık 5 kiloya yakın altın bulunduğunu, bu altınları koymadan önce murisin, Nazilli Uzunçarşıdaki ...
Sarrafiye'ye gittiğini ve altınların maddi karşılığı oranında zekatını hesaplattırmak istediğini, devamında yaşlı olduğu için sarrafın ortağı ile bankaya kadar beraber gittiklerini, müvekkillerinin bu olayda kusurlarının bulunmadığını ileri sürerek, murislerin ekonomik sosyal durumuna göre kasada nelerin bulunabileceğinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının yasal faizi ile tahsilini talep etmiş; daha sonra tazminat miktarını 406.250,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kasa konusunda ve içindekiler hakkında hiç bir bilgilerinin bulunmadığını beyan eden davacıların, bir anda, kasanın içinde 5 kg ağırlığında altın bulunduğunu ileri sürdüğünü, davacıların iddialarının kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacılar murisi ...'nun 08.06.2007 tarihli kiralık kasa sözleşmesi ile 165 no lu kasayı kiraladığı; kiralanan kasa için ...'nun da kullanma ve kasayı açma yetkisinin sözleşme ile verildiği; murisin en son 30.11.2011 tarihinde kiralık kasa ziyaretinde bulunduğu, o tarihten sonra kasaya hiç bir ziyaretin gerçekleşmediği; kiralık kasaya bırakılan mal ve emvale ilişkin hiç bir kaydın bulunmadığı; son olarak kasa için 15.06.2016 tarihinde kiralık kasa ücretinin ödendiği.
165 no lu kasa ile ilgili olarak hiç bir çilingir hizmeti alınmadığı; yapılan ekonomik sosyal durum araştırmalarına göre murisin son derece variyetli bir kişi olduğu, iddia olunan miktarda para ve/veya altın vs kıymetli eşyasının olabileceği; tanık ...'in ifadesine göre, kuyumculuk yapan babasının yanında çalıştığı tarihini tam olarak hatırlayamadığı bir zamanda yaklaşık 5 yıl kadar önce murisin geldiğini zekat miktarını hesaplatmak için 3-3,5 kg ağırlığındaki altınlarını tarttırdığını, bu altınlar ile davalı bankaya gidilmesine refakat ettiğini dile getirdiği, bu bağlamda kasada belirtilen miktarda altın olabileceğinin anlaşıldığı;
bahsedilen altınların ise bilirkişi marifetiyle kıymetlerinin tespit ettirildiği iş bu bilirkişi rapor ve ek raporlarının denetime elverişli olduğu, davalı bankanın kuruluş faaliyetleri özel izne tabi olan ve özel usullerle denetlenen, yeterliliği ve uzmanlığı kabul edilmiş tüzel kişi tacir olduğu,
bu özel vasıfları nedeni ile kendisine özen borcu yüklenmiş olup buna uygun hareket etmesi gerektiği, bankaların kiralık kasa faaliyetlerinde ve işlemlerinde kasanın içinde bulunduğu binanın korunması ve kasadaki eşyanın muhafazası ile ilgili bütün mesleki hatalarının ağır kusuru olarak kabul edilmesi gerektiği, çünkü bankanın bu konuda basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermekle yükümlü olduğu, meydana gelen kasanın boşaltılması olayında davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, yani kusurun tamamının davalı Banka'da olduğu, dolayısıyla davacının uğradığı maddi zararlarının tamamından da davalı Banka'nın sorumlu olduğu,
davada davacı yasal faiz talep etmişse de başlangıç tarihini belirtmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 406.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara Nazilli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/818 E. sayılı mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında taraflar arasındaki kiralık kasa sözleşmesinin kendine özgü niteliği de nazara alınarak, kasaya konulan mallar ile ilgili herhangi bir tutanak usulü bulunmadığından beyanın esas olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla murisin ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek, tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi;
kasada olduğu iddia edilen eşyaların tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50, 51 nci madde hükümleri de gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kiralık kasa sözleşmesine aykırılık sebebiyle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 50, 561 ve devamı hükümleri
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6405, K. 2024/7758, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama