KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6458 E., 2024/7681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1925 Esas, 2023/1426 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/125 E., 2021/146 K.
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013/88839 tescil numaralı “...” isimli markanın sahibi olduğunu, 2013 yılından bu yana piyasaya bu marka ile ip misina satışı gerçekleştirdiğini, davalının ise müvekkilinin piyasadaki bu tanınırlığından haksız kazanç elde etmek amacıyla “...” markasının 22-28 sınıfından tescili amacıyla başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvurudan yayın kararı sonrasında haberinin olması sebebiyle başvuruya itiraz ettiğini, itirazın kabul edilerek başvuruların reddedildiğini,
buna karşın davalı tarafın yine aynı tarihte aynı amaçla “ ...” markasının 22-28 sınıfından tescili amacıyla da başvuruda bulunduğunun sonradan öğrenildiğini, bu başvurudan haberdar olmayan müvekkilinin söz konusu başvurunun yayının yapıldığı tarihte itirazda da bulunmadığından başvurunun tescil edildiğini, müvekkiline ait markanın ayırt edilemeyecek şekilde kullanılması sonucunda müşteri edinilmesi sebebiyle de zarara uğrayan müvekkili tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davalı adına haksız olarak tescilli 2018/33008 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne,
sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketlerine atfedilen suçların gerçeği yansıtmadığını, davacının sektörde tanınmayan ve çok az bilinen kişi olduğunu, şirketin 2005 yılından itibaren ticari faaliyetini devam ettiren, sektörünün en üst sıralarında yer alan bir işletme olduğunu, ip misina satışı yaptığını, tarafların ürünlerinin birbirine benzemediğini, kendilerine ait ürünlerin koptuğu ve daha kötü olduğu iddialarının doğru olmadığını, daha önceden aynı davaya verilen kovuşturmaya yer yoktur belgesini sunduğunu, söz konusu olan ürünlerin birbirine benzemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişinin davacı ... davalı markasının yapılan incelemesinde davalı markasının davacı markasına iltibas yaratacak derecede benzer olduğu yönündeki tespitine mahkemece aynen iştirak edildiği, zira davacı ... davalı markaları arasında ortak unsur olan "..." kelimesinin ayırdedici unsur olduğu, davalı markasındaki sair unsurların benzerlik ve karıştırma ihtimalini ortadan kaldıracak mahiyette bulunmadığı, ortalama tüketici nezdinde her iki markanın da aynı işletmeye ait olduğu yönünde algı oluşturabileceği, böylelikle somut olayda davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Davalı adına kayıtlı 2018/33008 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, her iki taraf markasının karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, en azından her iki markanın aynı işletmeye ait seri markalar olduğu şeklinde ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka benzerliği iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6458, K. 2024/7681, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama